Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Eğitim Bilimleri Ekonomi Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular İletişim
DÜNDEN YARINA MİLLİ EĞİTİMİMİZ (9) EĞİTİMDE YENİLEŞME ÇABALARI

DÜNDEN YARINA MİLLİ EĞİTİMİMİZ (9) EĞİTİMDE YENİLEŞME ÇABALARI

Eğitim Felsefesi 23 Temmuz 2020 17:09 - Okunma sayısı: 353

ALİ GENÇLİ

DÜNDEN YARINA MİLLİ EĞİTİMİMİZ (9)
EĞİTİMDE YENİLEŞME ÇABALARI
Birinci İnönü koalisyon hükümeti zamanında "Millî Eğitimin Temel İlkeleri" belirlenerek eğitim sisteminin yol haritası çizilmiştir. 222 Sayılı İlköğretim Kanunu yürürlüğe girmiş, oluşturulan Planlama Kurulu, yasada saptanan konular üzerinde çalışmış, ilköğretim alanına giren tüm sorunlar genel olarak ele alınmıştır. Zorunlu ilköğretimin tüm yurdumuzda yayılması ve gelişmesi için ilk kez bir plan hazırlanmış, 1970 yılına kadar tamamlanması hedeflenmiştir.
Yürürlüğe konulan 222 Sayılı İlköğretim Yasası’na göre, 13 adet yönetmelik tasarısı, Bakanlıkta oluşturulan komisyonlarca hazırlanmış ve Talim ve Terbiye Kurulunun incelemesine sunulmuştur.
“ 1. İlköğretim Yönetmeliği, 2. İlköğretim Kurumları Yönetmeliği, 3. Millî Eğitim Müdürleri ve İlköğretim Müdürleri Yönetmeliği, 4. İlköğretim Müfettişleri Yönetmeliği, 5. Beslenme Eğitimi Yönetmeliği, 6. İlköğretim Kurumları Sağlık İşleri Yönetmeliği, 7. Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar Yönetmeliği, 8. ilkokul Öğretmenleri Tayin, Nakil ve Becayiş Yönetmeliği, 9. Yetiştirici ve Tamamlayıcı Sınıf ve Kurslar Yönetmeliği, 10. Gezici Okul ve Gezici Öğretmenlikler Yönetmeliği, 11. Ana Okulları ve Ana Sınıfları Yönetmeliği, 12. Ders Araç ve Gereçleri Yönetmeliği, 13. Bölge Okulları Yönetmeliği.”
1962-1963 öğretim yılı başında uygulamaya başlanması istenen bu yönetmeliklerle birlikte; Ortaokul Koordinasyon Grubunda ; "Ortaöğretimin ilk kademesi olarak, ilkokulu bitirmiş olan öğrencilerin genel eğitimlerinin yaş ve fikir düzeylerine uygun biçimde sağlanması, çevrenin ekonomik özellikleri de göz önünde bulundurularak öğrencilerin ilgi, beceri ve yeteneklerinin meydana çıkarılıp geliştirilmesi önerilmiştir. Öğrencilerin daha sonraki eğitim ve öğretim kademelerine devamı için gerekli olan bilgi ve becerilerle donatılıp, hayata atılmak isteyenlere, tutacakları işlerde başarı koşullarının kavratılması ile görevli bir kurum" olarak tanımlanmıştır. Bu tanımı bugünkü ortaokullarla birlikte erkek ve kız sanat enstitüleri, ticaret liseleri ve öğretmen okulları gibi orta dereceli öğretim kurumlarımızın ortaokul dengi olan birinci devreleri için de aynen kabul etmiştir.
1963 – 1964 öğretim yılı başında uygulanmaya başlamak üzere; Kız enstitülerinin "ortaokula dayalı ve genç kızlarımıza iyi ev kadınlığı ve vatandaşlık nitelikleriyle birlikte verimli bir üretken olarak hayatlarını kazanabilmelerini mümkün kılacak bilgi ve becerileri kazandıran üç yıllık bir meslek okulu" oluşturma çalışmaları, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı ve Kız Teknik Öğretim Genel Müdürlüğünce yapılacaktır.
Erkek Sanat Enstitülerinin ortaokula dayalı ve üç yıllık meslek okullarına durumuna getirilmesiyle, erkek öğrencilerin yapıcı ve yaratıcı bir muhakeme yeteneğine sahip, girişimci, işini ve mesleğini seven, iş ahlâkını benimseyen, mesleği ile ilgili makine, alet ve malzemeleri iyi kullanarak iş yapabilme bilgi ve becerilerini kazanmış, insan ilişkilerine ve iş yönetimine sahip olmak, görev ve sorumluluk duygusu gelişmiş elemanlar yetiştirmek, Bu elemanları, endüstri, bayındırlık ve diğer iş alanlarının ihtiyacı olan çeşitli sanat dallarında beceriler isteyen işlere kolaylıkla uyabilecek hâle getirmek hedefi belirlenmiştir. Ayrıca bu okullara devam eden üstün yetenekli gençleri branşları ile ilgili yüksek öğrenime hazırlamak ve bu amaçlara ek olarak yapı, motor sanat, kimya sanat ve mensucat sanat enstitüleri ve matbaacılık okulları için hazırlanan tanım ve öneriler de benimsenmiştir.
Kız ve Erkek Sanat Enstitülerine "Kız ve Erkek Sanat Liseleri" adının verilmesi önerisi, Koordinasyon Grubunca uygun görülmediği hâlde Millî Eğitim Şûrası’nda kabul edilmiştir. Bununla birlikte, Akşam Kız Sanat Okullarının "Türk kadınını, beslenme, çocuk bakımı ve eğitimi ile ilgili problemlerinin çözümünde becerili hâle getiren; evini idare etmeye yeterli kılan ve ona gerektiğinde el sanatlarından birisiyle hayatını kazanma olanağı sağlayan kurs niteliğinde okullar" olarak tanımlanması ve adının "Kadın Meslek Okulları" olması uygun görülmüştür.
Güzel Sanatlar Akademisinin, ülkemizin kültür ve sanat yaşamı içinde kendisine verilmiş eğitim ve öğretim görevini ve sanat etkinliklerini en üst düzeyde yerine getirebilmesi, araştırma ve yayın yapabilmesi, tarihi ve geleneksel bünyesi zedelenmeksizin en uygun şekilde gelişmesi ve öğretim personeline daha uygun koşullar sağlanması için, Güzel Sanatlar Akademisi Kanunu'nun hazırlanması önerisi, Millî Eğitim Şûrasınca da olumlu karşılanmıştır. “Akademiye özerklik ve tüzel kişilik tanımasını ve öğretim personeline üniversite unvanları verilmesi” prensip olarak uygun görülmemiştir.
Ankara Devlet Konservatuarı yüksek kısmının, yüksek ihtisas öğretimi ve eğitimi yaparak üstün özellikli sanatkârlar yetiştirecek, bilimsel araştırmalara olanak sağlayacak, yaratıcılık ve uygulama yeteneklerini kazanmış olanlardan kendilerini öğretim ve eğitim kariyerine vakfedeceklere bu alanda gerekli bilgi ve deneyimi kazandıracak ve sanat kültürünün memleket ölçüsünde yayılıp gelişmesine baş yardımcı olacak bir Devlet Müzik ve Temsil Akademisi hâline getirilmesi için yasa hazırlanması Şûrada uygun görülmüştür.
Ancak Güzel Sanatlar ve Devlet Müzik ve Temsil Akademilerinin gelişebilmeleri için yasal önlemler alınması Koordinasyon Grubu ve VII. Millî Eğitim Şûrasınca kabul edildiği hâlde bu kurumlara özerklik ve tüzel kişilik tanınmasında ve öğretim personeline üniversite unvanlarının verilmesi konusunda fikir birliği sağlanamamıştır.
Özerklik, üniversitelerimize Anayasa ile tanınmış bulunmaktadır. Bu itibarla; üniversite dışında kalan yükseköğretim kurumlarımıza özerklik ve tüzel kişilik tanınması ve öğretim personeline üniversite unvanlarının verilmesi önerileri Bakanlıkça yerinde görülmemiştir.
Özel öğretim kurumlarının, resmî öğretim kurumları yanında aynı seviyeye uygun bir düzen içinde gelişip yayılması için teşvik edici ve destekleyici yasa ve yönetmeliklerin Özel Okullar Genel Müdürlüğünce hazırlanması karar altına alınmıştır. (Devam Edecek)

& quot;

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Eğitim Felsefesi
Yüz Yüze Eğitim İle Uzaktan Öğretimin Avantaj ve Dezavantajları

Eğitim Felsefesi16 Eylül 2020 19:58

Yüz Yüze Eğitim İle Uzaktan Öğretimin Avantaj ve Dezavantajları

PANDEMİ SÜRECİNDE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ

Eğitim Felsefesi17 Temmuz 2020 10:38

PANDEMİ SÜRECİNDE TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ

DÜNDEN YARINA EĞİTİMİMİZ (8)

Eğitim Felsefesi14 Temmuz 2020 13:37

DÜNDEN YARINA EĞİTİMİMİZ (8)

EĞİTİMDE STRATEJİK PLANLAMA

Eğitim Felsefesi04 Haziran 2020 11:31

EĞİTİMDE STRATEJİK PLANLAMA

23 Nisan ve Çocuk

Eğitim Felsefesi23 Nisan 2020 20:26

23 Nisan ve Çocuk

Velilere Mektup

Eğitim Felsefesi05 Nisan 2020 15:25

Velilere Mektup

Eğitim ve Özgürlük İlişkisi

Eğitim Felsefesi13 Şubat 2020 20:54

Eğitim ve Özgürlük İlişkisi