Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Dile Gelemeyen Dil

Dile Gelemeyen Dil

Fikir Yazıları 09 Ekim 2022 16:30 - Okunma sayısı: 1.340

Hacettepe Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı İsmail Çiçek

Dile Gelemeyen Dil

Bergson’a göre dil, gerçek dünyanın adlandırılmasında bir engel teşkil eder. Ona göre kavramlar, şeylerin özel yanlarını dışarıda bırakmakla onların üstüne ne opak ne saydam olan bir perde örter. Descartes ise “Felsefenin İlkeleri” adlı eserinde hükümlerimizde hataya düşmenin sebeplerini sıralarken dilden kaynaklanan bir hata üzerinde durur. (Altınörs : 42). 20. yüzyılın başlarında Viyana Çevresi adıyla tanınan bir grup mantıkçı, kavram-idea-dil üçlüsünün ilişkisi üzerine dil felsefesi tarihi boyunca ortaya atılan pek çok fikrin metafiziğe dayandığını ve bunun da dilin doğasını açıklamada yetersiz kaldığını savundu. Bu probleme sundukları çözüm ise Leibniz’in ideal dili olan matematiksel sembolizasyonla ilişkilendirilebilir. Leibniz’in amacı kavram-dil-idea üçlü bağlantısında hataya düşme olasılığını en aza indirecek bir düşünceler kalkülü (düşünceler alfabesi ya da sembolizasyonu) icat etmekti. Bu kalkül sayesinde muhakeme artık bir cebirsel hesaptan; hata ise bir işlem yanlışından ibaret olacaktı. (Altınörs : 62). Hobbes ise muhakeme etmenin hesap yapmakla aynı şey olduğunu ileri sürerek Leibniz’e destek çıkar. (Altınörs : 56).

  1. Yüzyıla hakim pozitivist düşüncenin bir ürünü olan başta analitik felsefenin ve dil felsefesi düşünce tarihi boyunca fikir adamlarının fark edemediği bir nokta belki de: İnsanın dil üzerine diliyle düşünmesidir. Dil felsefesi işte bu noktada tıkanmaktadır. Bu fikri felsefenin temel özelliklerinden biri olan “Refleksif”liğe benzetebiliriz. Bu kavram; düşünülen şey üzerine düşünmektir ki bu da yine düşüncenin kendisi ile gerçekleşir. Burada bir paradoks vardır ya da çıkmak bir sokak. İşte bu bakış açısı sebebiyle dil, Bergson’un ifade ettiği gibi bir engel teşkil eder hatta engelin kendisidir. Bu mevcut durum kanımca dilin özünü oluşturur. Yani insanoğlu, dilin üzerine diliyle düşünür. Oysa Antik Yunan’dan analitik felsefe dönemine kadar yapılan nice dil felsefesi tartışmalarının cevabı bu kadar basit olmasa gerek. Bu denklemi bir örnekle tasvir edecek olursak dil, ringte kendisiyle maç yapan bir boksördür. Ne kazanır ne kaybeder çünkü rakibi kendisidir.

Yukarıda ifade edildiği üzere insan, dili çeşitli sebeplerden dolayı dünyadaki her türlü şeyi kusursuz ifade edebilmek için dillendiremiyorsa çözüm Analitik filozofların ve Leibniz’in öne sürdüğü gibi kusursuz ama asla konuşulmayacak suni bir dil üretmekte mi yatmakta yoksa kusurlu dili kusurlu insan ile yaşatmaya devam ettirmek mi? Ben oyumu analitik felsefeden yana kullanıyorum.

Analitik filozof Avusturyalı Moritz Schlick’in 1932’de söylediği şu sözle dili dillendirecek olanın analitik felsefe olduğu yönündeki savımızı açıklayalım. “Tüm felsefi problemlerin yazgısı budur: Bazıları hatalı olduğu ve dilin yanlış anlaşılmasından kaynaklandığı için yok olacak ya da kılık değiştirmiş sıradan bilimsel sorular oldukları kanıtlanacak.” (Andrew : 103) Buradan dilin kusurlu olduğu çıkarımının yapılması ne kadar doğrudur? Belki de kusurlu olan insanın kendisidir? Eğer ki dil kusurluysa var olan dünya bizim kusurlu dilimizin de bir ürünü değil midir? Zaten Hamann ve Herder’e göre dil, insani olan her şeyin ifade biçimidir. (Andrew : 104). Ya da Wittgenstein’ın deyimiyle “Dilimin sınırları dünyamın sınırlarıdır!”. O halde analitik felsefenin öne sürdüğü fikir kanımca doğrudur. Düşünce ise dilden daha az kusurludur çünkü dil, düşüncenin bir nevi çeviri halidir ve dünya da dilin çevirisidir. Burada yapılan gönderme göstergelerarası çeviri işlemidir.

Özet olarak şunu söyleyebiliriz ki dil, kusursuz bir şekilde insan tarafından tam anlamıyla dillendirilemez fakat analitik felsefe bunu bir cebirsel sürece dökebilir. Çünkü dil her şeyi tam olarak nitelendiremez ve hatta Nietzsche bu dil-düşünce ilişkisini şu şekilde tasvir ediyor: Dil ve düşünce kişinin kendisini aldatmasının başlıca vasıtalarıdır. Onun bu radikal fikrine göre dil tamamen bir yalan fonksiyonu icra eder yani gerçek farklılıkları inkar ederken sahte benzerlikleri de icat eder. (Donald : 204). Bu söz bu makalenin temel sorununu dile getirmekte ve çözüm olarak da dilin bir yansıması olan dünyanın analitik felsefe ile çözülebileceğini savunur.

Referanslar;

  • Altınörs, Atakan. Dil Felsefesi Tartışmaları Platon’dan Chomsky’e. İstanbul. Bilge Kültür-Sanat Yayınları. 2020.
  • Bowie, Andrew. Alman Felsefesine Giriş. Çev. Bilhan Gözcü. İstanbul. Say Yayınları. 2022.
  • Palmer, Donald. Batı Felsefesi Tarihi. Çev. Halil İbrahim Çeşme. İstanbul. Ketebe Yayınları. 2022.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
Yapay Zekâ Çağında Okumak Hayatımızın Neresinde? (Türkiye'de  Kitap Okuma Oranlarının  Düşüşü ve Bu Düşüşün  Çözüm Yolları  Yazı Dizisi  19)

Fikir Yazıları21 Mayıs 2026 13:21

Yapay Zekâ Çağında Okumak Hayatımızın Neresinde? (Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 19)

KOŞUYORKEN OKUMAK: MODERN İNSANIN SESSİZ TÜKENİŞİ (Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 18)

Fikir Yazıları20 Mayıs 2026 19:05

KOŞUYORKEN OKUMAK: MODERN İNSANIN SESSİZ TÜKENİŞİ (Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 18)

OKUMA KÜLTÜRÜ ÜZERİNE (Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 17)

Fikir Yazıları19 Mayıs 2026 13:40

OKUMA KÜLTÜRÜ ÜZERİNE (Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 17)

EĞİTİM YÖNETİCİLERİ AKADEMİ EĞİTİMLERİ ZULME DÖNÜŞMEMELİ, ÇEVRİMİÇİ OLMALIDIR

Fikir Yazıları17 Mayıs 2026 23:13

EĞİTİM YÖNETİCİLERİ AKADEMİ EĞİTİMLERİ ZULME DÖNÜŞMEMELİ, ÇEVRİMİÇİ OLMALIDIR

19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI

Fikir Yazıları17 Mayıs 2026 22:52

19 MAYIS GENÇLİK VE SPOR BAYRAMI

Gündelik Toplumsal Hayatın Yeni Hastalıkları: Medikal Güzellik

Fikir Yazıları17 Mayıs 2026 16:18

Gündelik Toplumsal Hayatın Yeni Hastalıkları: Medikal Güzellik

BEN OKUYORUM, SEN OKUYORSUN,  ONLAR OKUMUYOR! (Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 16)

Fikir Yazıları16 Mayıs 2026 20:57

BEN OKUYORUM, SEN OKUYORSUN, ONLAR OKUMUYOR! (Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 16)

TOPLUMSAL YOZLAŞMADA NİRVANA

Fikir Yazıları15 Mayıs 2026 22:56

TOPLUMSAL YOZLAŞMADA NİRVANA

TÜRKİYE'DE KİTAP OKUMA KÜLTÜRÜ ÜZERİNE SOSYOLOJİK KISA NOTLAR(Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 15)

Fikir Yazıları15 Mayıs 2026 10:30

TÜRKİYE'DE KİTAP OKUMA KÜLTÜRÜ ÜZERİNE SOSYOLOJİK KISA NOTLAR(Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 15)

Neden Oku(ya)muyoruz? (Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 14)

Fikir Yazıları11 Mayıs 2026 21:26

Neden Oku(ya)muyoruz? (Türkiye'de Kitap Okuma Oranlarının Düşüşü ve Bu Düşüşün Çözüm Yolları Yazı Dizisi 14)