Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim

"Numaralar Çağı": Gerçeklik Duygusunun Yitimi

Fikir Yazıları 25 Şubat 2026 19:17 - Okunma sayısı: 25

Hamit Ölçer

“Numaralar Çağı”: Gerçeklik Duygusunun Yitimi

“Numara” sözcüğü hem gerçek hem mecaz anlamda kullanılır. Gerçek anlamda bir şeyin sayısal ifadesi için kullanılır. Bir ayakkabının numarasından söz ederken ya da plakalar için, sporcular için veya öğrenci numarasından söz ettiğimizde numara sözcüğü gerçek anlamdadır.

Öte yandan numara sözcüğü cümle içinde çoğu kez mecaz anlamda kullanılır. Buna göre numara sözcüğü ile örneğin bir kişinin birtakım önemli niteliklere sahip olup olmadığını ifade etmek için “vardır bunda bir numara” gibi ya da “bu adamda bir numara yok” deriz. Ya da “yine ne numaralar çeviriyorsun” derken karşıdaki kişinin sahtekârca bir iş yaptığını vurgulamak ya da o kişinin belirli bir prosedüre, yasalara, kurallara uygun olmayan bir iş yaptığını vurgulamak için kullanırız.

Her geçen gün gerçeklikten, gerçeklik duygusundan uzaklaştığımız “sahte”, “manipülatif” bir dünyada, "türlü numaraların döndüğü" organize bir kötülüğün içinde yaşıyoruz adeta. Gülmeler, kahkahalar, hüzünler kendi gerçek havasından uzaklaşmış birer temsile, Baudrillarcı bir deyişle, simülakra dönüşmüştür. Gerçek duyguların yerini sanal emojik çıkartmalar, gifler, filtreler, baloncuklar, etiketler almıştır artık.

Gerçekliğin yitip gittiği bir dünyada yaşıyoruz ve bu gerçeklik yitimi bizim ahlaki, toplumsal ve kişisel durumumuzun temelden sarsılmasına yol açmıştır. Gerçekten neye inandığımızı, gerçekten neye bağlanmamız gerektiğini bilemez haldeyiz. İnsanların gerçekten olması gerektiğine inandığı şekilde inanmaktan, sevmekten, düşünmekten uzaklaştığı bu sanal aleme gömülmüş olan dünya, tekinsiz bir dünyadır, güvenilmezdir. David Lynch’in filmlerini anımsatan tekinsiz, güven vermeyen, korku ve gerilim dolu bir dünyadır. Herkesin türlü numaralar çevirdiği böyle bir dünya nasıl güven versin ki?

Aşırı özgürlüğün olduğu, neredeyse hiçbir denetimin, sınırlamanın olmadığı bu sanal alemler dünyasında bir şeylerin kontrolden çıktığı duygusu toplumsal ve kişisel hayatımızı altüst etmektedir. Sadece fiziki açıdan bizi güvende tutan bir sisteme değil, aynı zamanda ruhsal açıdan bize güven veren derinlikli, kuşatıcı bir sisteme de ihtiyacımızın olduğu açıktır.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
İyi Asker Sendromu:Görünmez İtaatin Psikolojisi

Fikir Yazıları21 Şubat 2026 20:01

İyi Asker Sendromu:Görünmez İtaatin Psikolojisi

HAYATI KAYDIRMA

Fikir Yazıları19 Şubat 2026 20:01

HAYATI KAYDIRMA

ANLAMLI YAŞAMAK

Fikir Yazıları18 Şubat 2026 22:54

ANLAMLI YAŞAMAK

Bazen de Olmaz

Fikir Yazıları17 Şubat 2026 17:03

Bazen de Olmaz

Sevgili Öykü

Fikir Yazıları15 Şubat 2026 01:31

Sevgili Öykü

KİMSE BAĞIRMADI AMA HERKES SUSTURDU

Fikir Yazıları11 Şubat 2026 14:41

KİMSE BAĞIRMADI AMA HERKES SUSTURDU

Devam edip değişmek, değişip devam etmek!

Fikir Yazıları09 Şubat 2026 22:48

Devam edip değişmek, değişip devam etmek!

KALABALIK YALNIZLIK

Fikir Yazıları09 Şubat 2026 01:09

KALABALIK YALNIZLIK

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Yapay Zekânın Yolculuğu  (6)

Fikir Yazıları07 Şubat 2026 20:32

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Yapay Zekânın Yolculuğu (6)

Bir Yere Ait Olmak mı, Oranın Sahibi Olmak mı?

Fikir Yazıları05 Şubat 2026 16:36

Bir Yere Ait Olmak mı, Oranın Sahibi Olmak mı?