Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
DİSİPLİNSİZ EĞİTİM OLUR MU?

DİSİPLİNSİZ EĞİTİM OLUR MU?

Fikir Yazıları 20 Ağustos 2019 01:52 - Okunma sayısı: 3.225

Disiplin kurallara uyma, görev ve sorumluluğunu olması gerektiği gibi yerine getirmedir.

DİSİPLİNSİZ EĞİTİM OLUR MU?

Disiplin kurallara uyma, görev ve sorumluluğunu olması gerektiği gibi yerine getirmedir. Disiplin kelimesi Latincede eğitim anlamındadır. Günümüz eğitiminde disiplin cezaya indirgenmekte ve eğitim neoliberal özgürlüğe feda edilmektedir. Disiplin görev ve sorumluluk yüklemektir. Sınıf ve okul kuralları öğrencilerle birlikte belirlenip öğrencilere görev ve sorumluluk yüklenirse okullarda birçok sorun kendiliğinden azalır.Bizim askerî eğitimimiz ve Köy Enstitüsü deneyimi eğitimde temel felsefemiz olmalıdır. Askerlikte de Köy Enstitülerinde de öğrenciler kendi binasını, sırasını, temizliğini yapardı. Dewey'in "Eğitim hayatın kendisidir," ilkesi uygulanıyordu.

Okullarımızda sağlık için disiplin için okul yöneticilerinden öğretmenlere ve öğrencilere kadar tüm okul üyeleri sabah sporu yapmalıdır. Okullarımızda sabah kahvaltısı ve öğle yemeği olmalıdır. Bu uygulama bireyi ülkeye bağlar ve öğrencileri eşitler. Spor ve yemek sağlıklı nesiller için gereklidir ve ülkenin sağlık harcamalarından tasarrufu sağlar.

Her öğrenci nöbetleşerek sınıfını ve okul bahçesini temizlemelidir. İlkokullar hariç olmak üzere okullarda müstahdemler olmamalıdır. Okulun işleyişinde, temizliğinde öğrencilere görevler verilmelidir.

Mevcut düzende neoliberal özgürlükçülükle bahçeyi ve sınıfı temizlemek öğrencinin görevi değil, algısı yaratılarak öğrenciler hazırcılığa ve tembelliğe alıştırılıyor. Bu tür uygulamalar yapan öğretmen veya okullar öğrencilere adeta işkence etmekle itham ediliyor. Böylece eğitim hayattan koparılıyor. Öğrenciler görev ve sorumluluk bilincini okulda edinmeyecek de nerede edinecek? Disiplin ortadan kaldırılınca görev ve sorumluluk bilinci olmayan nesiller yetişiyor. Bu kişiler ilerde ülkemizi yönetecek, önemli görevlerde yer alacak. İşine gecikmeyi normal sayan, sorumluluk üstlenmeyen, işinden kaytaran, iş yerinde bu benim görevim değil, diyerek görevden kaçan kişiler yetişmiş olmayacak mı?

Disiplinin olmadığı yerde özgürlük değil, başıboşluk vardır. Okullarda öğrencilere görev ve sorumluluk yüklemeliyiz. Bu hem görev ve sorumluluk bilincini geliştirir hem de ilgi ve yeteneklerinin ortaya çıkmasını sağlar.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
Kırmızı Rugan Ayakkabılar

Fikir Yazıları25 Eylül 2026 20:04

Kırmızı Rugan Ayakkabılar

KÜRESEL BARIŞTAN İÇSEL BARIŞA: AYNADAKİ KENDİMİZLE YÜZLEŞMEK

Fikir Yazıları24 Eylül 2026 12:32

KÜRESEL BARIŞTAN İÇSEL BARIŞA: AYNADAKİ KENDİMİZLE YÜZLEŞMEK

KORKU KAYNAKLARI

Fikir Yazıları19 Eylül 2026 23:54

KORKU KAYNAKLARI

ÖLÜM KAVRAMININ AKLIMDAKİ İZİ

Fikir Yazıları17 Eylül 2026 10:26

ÖLÜM KAVRAMININ AKLIMDAKİ İZİ

Tuzlu Kahve

Fikir Yazıları12 Eylül 2026 22:29

Tuzlu Kahve

YENİDEN KEŞİF

Fikir Yazıları04 Eylül 2026 08:27

YENİDEN KEŞİF

DİJİTAL ÇAĞDA GEÇMİŞİN GELECEK ÜZERİNDEKİ TAHAKKÜMÜ: JEAN VALJEAN’DAN UNUTULMA HAKKINA ANALOJİK BİR OKUMA

Fikir Yazıları03 Eylül 2026 22:26

DİJİTAL ÇAĞDA GEÇMİŞİN GELECEK ÜZERİNDEKİ TAHAKKÜMÜ: JEAN VALJEAN’DAN UNUTULMA HAKKINA ANALOJİK BİR OKUMA

BEYNİMİZİ YORAN ŞEY HAYAT DEĞİL, YAŞAMA BİÇİMİMİZ

Fikir Yazıları02 Eylül 2026 16:47

BEYNİMİZİ YORAN ŞEY HAYAT DEĞİL, YAŞAMA BİÇİMİMİZ

BU AÇIDAN 30 AĞUSTOS

Fikir Yazıları30 Ağustos 2026 17:41

BU AÇIDAN 30 AĞUSTOS

Tarihin Eşiğinde Bir Kararlılık: 30 Ağustos’a Yeniden Bakmak

Fikir Yazıları30 Ağustos 2026 12:22

Tarihin Eşiğinde Bir Kararlılık: 30 Ağustos’a Yeniden Bakmak