Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Milli Eğitim Bakanı Hangi Çamı Devirdi?

Milli Eğitim Bakanı Hangi Çamı Devirdi?

Fikir Yazıları 16 Temmuz 2024 12:13 - Okunma sayısı: 619

Yusuf İpekli

Milli Eğitim Bakanı Hangi Çamı Devirdi?


Müsteşar olduğu dönemde bir gece yarısı on binlerce yöneticiyi görevden alarak bakanlığı hallaç pamuğu gibi atan,


Hakkı olmadığı halde profesör olup, hak etmediği rektörlük koltuğuna haksız olarak oturan,


Her fırsatta iyi olan her şeye tabandan karşı olduğu bilinen tarikat ve cemaatleri sivil toplum örgütü olarak gördüğünü ifade etmekten çekinmeyen,


Onlarla çağ dışı örneğin ÇEDES gibi projelerde yan yana gelip protokol üstüne protokol imzalayan,


Öğretmen yetiştirmeyi, öğretmen atamayı, öğretmeni geliştirmeyi beceremeyen,


Ancak öğretmenleri öğretmenlik meslek kanununda olduğu gibi korku içeren metinlerle korkutan,


İşlenen, üstelik öğrencileri tarafından işlenen öğretmen cinayetlerini kınamaktan başka icraat göstermeyen, gösteremeyen,


Özel okul ve kurum öğretmenlerinin açlığa mahkum olduklarını umursamayan,


İtibarı yekle yeksan edilen, Atatürk'ün, "Sınıfta cumhurbaşkanı bile öğretmenden sonra gelir." diyerek saygı gösterdiği öğretmenlere itibar kazandırma yerine onun çayıyla, kahvesiyle uğraşmayı marifet sayan,


Öğretmene eleman bile diyebilen,


Üç beş bin dolara dağıtılan sahte üniversite diplomalarından bi haber,


Öğrenciyi imam hatibe mahkum ederek milyonların kaderiyle oynayan,


Açık öğretim liselerini organize yeteneğinden yoksun,


Bütçesini hortumlayan akıllı tahtaların aklının kalmadığını fark etmeyen,


MESEM'lerin adeta ölüm merkezi haline gelmesine ses çıkarmayan,


Gençleri çağdaş ve bilimsel veriler ve yaklaşımlar doğrultusunda etik ve ahlaki kurallara uygun eğitemediği için suç makinesini haline getiren,


Çocuğun okula devamını sağlayamayan,


Yatağından aç yattığı için aç kalkan çocuklara kahvaltı veya bir öğün yemek vermeyen, veremeyen,


Dünyanın en gerici eğitim yapısını kurmak için devreye aldığı "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" ile ülkenin geleceğini karartan,


Sırf bu model için hiç edilecek kaynağı hiç etmekten çekinmeyen,


Milli eğitim basımevi varken ders kitaplarını piyasadan tomar tomar para ile satın alan,


Milli bayramları bayram olmaktan çıkaran,


Milli eğitim vakfına trilyonlar aktaran,


Atatürk'ün çok önem vererek bizzat ilgilendiği MEB'i milli olma özelliğinden ve Atatürk ilkelerinden hızla uzaklaştırmayı görev edinen milli eğitim bakanı, "Okullarımızdaki internet bağlantısının faturasını biz ödüyoruz. Bu bedava değil. Her ay yüz milyonlarca lira internet faturası ödüyoruz." diyerek yine çam devirdi.


Allah Allah...


Ne demek okulların internet faturası?


Hangi çağdayız?


Elbette o faturayı ödeyeceksin.


Avrupa'da bedeva olan internetin faturasını bal gibi ödeyeceksin.


Bugün değilse bile yarın mutlaka ödeyeceksin. Hem de çok karşı olduğun (!) gecikme faiziyle birlikte...


Burası Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti, alacağından hiç vazgeçer mi?


O değil de, yoksa niyetin dili kirli, içi boş, cumhuriyeti hedef alan, Atatürk'ü reddeden, O'na saldıran, kadına düşman, düşünceye düşman, bilime düşman, cebinden başka kimseyi düşünmeyen, taciz ve tecavüzle anılan tarikat ve cemaatlerin faturasını ödemek mi?


Gerek yok, çünkü onlar hem halkın tertemiz duygularını sömürerek çok büyük rant elde ediyor, hem de devletin yağlı ballı ihalelerinden nasiplenerek servetlerine servet katıyor.


Gerek yok, çünkü onlar senin gibi düşünen yerel yönetimlerin kaynaklarını tepe tepe kullanarak değeri milyar dolar olan lüks arabalara biniyor, başta bakanlığın olmak üzere çeşitli bakanlıklarla yaptıkları göstermelik protokollerle keyif çatıyor.


Ey hukukun arkasından dolanan bakan hukukun arkasından dolanmayasın.


Neden mi?


Bugün arkasından dolandığın hukuk bir gün mutlaka sana da lazım olacaktır da ondan.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
HAYATI KAYDIRMA

Fikir Yazıları19 Şubat 2026 20:01

HAYATI KAYDIRMA

ANLAMLI YAŞAMAK

Fikir Yazıları18 Şubat 2026 22:54

ANLAMLI YAŞAMAK

Bazen de Olmaz

Fikir Yazıları17 Şubat 2026 17:03

Bazen de Olmaz

Sevgili Öykü

Fikir Yazıları15 Şubat 2026 01:31

Sevgili Öykü

KİMSE BAĞIRMADI AMA HERKES SUSTURDU

Fikir Yazıları11 Şubat 2026 14:41

KİMSE BAĞIRMADI AMA HERKES SUSTURDU

Devam edip değişmek, değişip devam etmek!

Fikir Yazıları09 Şubat 2026 22:48

Devam edip değişmek, değişip devam etmek!

KALABALIK YALNIZLIK

Fikir Yazıları09 Şubat 2026 01:09

KALABALIK YALNIZLIK

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Yapay Zekânın Yolculuğu  (6)

Fikir Yazıları07 Şubat 2026 20:32

YAPAY ZEKÂNIN SİNEMAYA ETKİSİ Yapay Zekânın Yolculuğu (6)

Bir Yere Ait Olmak mı, Oranın Sahibi Olmak mı?

Fikir Yazıları05 Şubat 2026 16:36

Bir Yere Ait Olmak mı, Oranın Sahibi Olmak mı?

DOĞRULAMANIN YAŞAMIMIZDAKİ YÖNLENDİRİCİ ETKİSİ

Fikir Yazıları04 Şubat 2026 14:47

DOĞRULAMANIN YAŞAMIMIZDAKİ YÖNLENDİRİCİ ETKİSİ