Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Anlatayım Efenim…

Anlatayım Efenim…

Fikir Yazıları 21 Temmuz 2019 02:36 - Okunma sayısı: 2.689

umut söyle diyorlar bana, kalkmayı da anlat kalkmayı, sabahları güneş doğan evleri anlat, her gün yeniden ve hâlâ annesi kapıyı açanları (gıcırtt) anlat, şiir yazamayanları ki buna hiç gerek duymamışları

 

Anlatayım Efenim…

 

Sevgili kardeşlerim,

umut söyle diyorlar bana, kalkmayı da anlat kalkmayı, sabahları güneş doğan evleri anlat, her gün yeniden ve hâlâ annesi kapıyı açanları (gıcırtt) anlat, şiir yazamayanları ki buna hiç gerek duymamışları “normalleri” anlat (rrrrahhatt), anlat kafasını koyduğu gibi yastığa selam bile veremeden birden tak diye derin bir yatağa gömülme ile ölür gibi uyuyanları (horr), yarın için heyecanlananları anlat, kahvaltıda bal yiyebilenleri anlat diyorlar, bayramda babaaaannelerinin ellerini öpebilenleri, göğüs gere gere harçlık verebilenleri anlatsana ya hu anlat diyorlar, göğün kuşaklandığı ve dahi ağaçların taşlanmadığı yerleri, yaz ortasında doyuncaya su içebilen dilsiz şahitleri günahı boynumuza olanları (mırrr ve hırrr) anlat diyorlar, bana yeryüzündeki tüm çocukların şeker yiyebildiklerini, onlara çikolata ya hu çikolata alabilen anneleri anlat diyorlar, elmanın da porrrrtakkal kadar helâl olduğunu anlat diyorlar, o kocaaaaa ve vakur ve kahraman babanın helal ekmek getirebildiği masaları, kapısı açık uyunan evleri, kışın sıcak kolları olan daha demin ütülenmiş önlükleri, pazar banyolarını (miss) anlat! diyorlar.

Sahi, çeneme elimi yaslayıp yolu im’lediğim bu pencerenin önünde sevgili kardeşlerim çiçek açmayalı nice oldu, hiç geçmeyen bu mevsimden olsa gerek yahut çiçek açmadıkça zaten bahar olmayan günden belki. Başını bu pencereye doğru hiç kaldırmamış güç sahiplerinden falandır herhalde, hiç deniz görememiş ve filmi yandaki komşu Ayşe teyzeden dinlediği köy dedikodulardan ibaret zanneden bir çocuğun âhından olsa gerek, belki de hiç okunmamış ve ama raflarımı dolduran bu kitaplardandır, soframdakini paylaşmak için hiiiç uzanmamış elimin kahrıdır belki kim bilir, göğ’üssüme yaslanmış ama hep telaşla çırpınan kalbime rastlayıp ürkmüş kuşların hayal kırıklığıdır,ah kardeşlerim belki göğ küsmüştür de hiç yağmamıştır benim o misk çiçeklerim benim o narinlerim benim o kokusu cihanı alanlarım taze kadınlarım susuzluktan boyun bükmüştür ve belki daha da acısı beklemekten bile vazgeçmiştir, (?).

Vazgeçme! de! diyorlar sevgili kardeşlerim, seni dinlerler diyorlar, ellerinden tut, bir avuç suya bakar diyorlar… Ahh kardeşlerim çiçek bu; toprağın, gök kubbenin,kocaaa kâinatın yaratılma sebebi olan mahluktan başka mıdır sizce, bir su mudur onun boyun yükünü kaldıran sudan mı cesaret bulur da dik durur?Çiç-çek bu kardeşlerim! O da umudun

 

tuz

   tu

     z
      z
       z

 

gibi ağır ağır azalışını izler, içi çürür onun da, küçük sarı-beyaz örümcekler yürür üzerinde, o da beklemez bir gün gelir de.

Pencere kenarında yolu izlerdi benim çiçeklerim, arkadaşları dondurma yiyen ve ama kendisi yere bakan çocuğu görünce boynu öne düşmüş olsa gerek, yoksa başka nedeeeeeen? Sebep evlere bombalar (-) yağması, kardeşini burnundan çiçek çıkmayan bir namlunun ucunda gören bir abla değil de nedir ya? Çoktan seçmelilerden seçilmemiş bir genç değilse mesela ne ola ki gerekçe?Kalbi yaprak bir kadının sonbahara yennnikk düşmesi de mi yeterince güçlü bir sebep değil boyun bükmeye?Umut başkaca kırılır mı, çiçek toprağa başka neden sırtını dönsün ki?

Şimdi umut söyle diyorlar,

peki kardeşlerim olmayanı nasıl diyeyim? Gitti o, çok oldu çok! Kırmızı kazaklı, yüz üstü, ömürce deniz görmemiş bir çocuk; denize düşmüş ay-la, yine o denizin kıyısında bir anne öpücüğüyle dahi uyanmadığındagitti,

bekleme… (ippp)

 

Esin AL

Yorumlar (1)

Mehmet Mamger - 21 Temmuz 2019 09:05

Umuta inanıyorum çok. Ama bu ne güzel üslup! Çok sevdim. Umudu yazan da olur. Belli ki Sayın Al bize yine çirkin yanımızı göstermeye devam edecek.
SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
Narkissos’un Mirası

Fikir Yazıları03 Ocak 2026 21:11

Narkissos’un Mirası

KADIN LİDERLER VE CAM TAVAN SENDROMU

Fikir Yazıları31 Aralık 2025 09:35

KADIN LİDERLER VE CAM TAVAN SENDROMU

TAC MAHAL’İ YENİDEN İNŞA EDEBİLİR MİSİN?

Fikir Yazıları29 Aralık 2025 22:44

TAC MAHAL’İ YENİDEN İNŞA EDEBİLİR MİSİN?

Bir Toplumun Geleceği: Çocuk ve Kitap

Fikir Yazıları29 Aralık 2025 14:27

Bir Toplumun Geleceği: Çocuk ve Kitap

Aşırılıklar Çağı:  Sınırsız Açgözlülük, Sınırsız Görgüsüzlük, Sınırsız Özgürlük, Sınırsız Mutluluk

Fikir Yazıları26 Aralık 2025 15:40

Aşırılıklar Çağı: Sınırsız Açgözlülük, Sınırsız Görgüsüzlük, Sınırsız Özgürlük, Sınırsız Mutluluk

1 KG PAMUK MU, 1 KG DEMİR Mİ DAHA AĞIR?

Fikir Yazıları24 Aralık 2025 20:08

1 KG PAMUK MU, 1 KG DEMİR Mİ DAHA AĞIR?

NİYET

Fikir Yazıları21 Aralık 2025 21:46

NİYET

GÜNEŞİ SELAMLAMA

Fikir Yazıları21 Aralık 2025 08:41

GÜNEŞİ SELAMLAMA

LODOS ESİNCE

Fikir Yazıları20 Aralık 2025 01:02

LODOS ESİNCE

BİRLİKTE KAÇ ADIM ATIYORUZ? ‘’ADIM ATMAK BİR CESARETTİR, AYNI RİTİMDE YÜRÜMEK İSE BİR KÜLTÜRDÜR.’’

Fikir Yazıları19 Aralık 2025 18:28

BİRLİKTE KAÇ ADIM ATIYORUZ? ‘’ADIM ATMAK BİR CESARETTİR, AYNI RİTİMDE YÜRÜMEK İSE BİR KÜLTÜRDÜR.’’