Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
EĞİTİMLİ OLMAK PARA KAZANDIRIR MI?

EĞİTİMLİ OLMAK PARA KAZANDIRIR MI?

Fikir Yazıları 10 Aralık 2023 22:55 - Okunma sayısı: 1.121

Eğitimci Nihat Örs

EĞİTİMLİ OLMAK PARA KAZANDIRIR MI?

En önemli hedeflerden biridir alınan eğitimle yapılacak işte rahat bir hayat yaşayabilmek. Hele de çocuklarımıza aldıracağımız eğitim söz konusu olduğunda harcamada sınır tanımayız. Test kitaplarına, kurslara, imkân varsa özel okullara, özel derslere bir kucak dolusu para akıtırız. Yeter ki çocuklarımız hayatlarını kurtarsın, deriz.

Bunu derken aslında işe başladıklarında alacakları maaşı da az çok biliriz. Maksadımız eğer kamuda bir iş sahibi yapmaksa çocuklarımızı –istisnalar hariç- beklentimiz de çok değildir. Sabit bir geliri olsun, kimseye muhtaç olmasın. Gerisi önemli değildir genel olarak. Bir de çalışan eşi çalışırsa hayatları garantidir artık. Aldığı eğitimin, verdiği emeğin karşılığını alıp alamayacağı ikinci plandadır.

Genel anlayışın fotoğrafı bu. Ancak eğitim sürecinde harcanacak para, verilecek emek, geçen zaman anlamını yitirmeye başladı. İhtiyaçlar, beklentiler arttı. Alınan eğitimin sonucunda elde edilen gelirle karşılanamayan ihtiyaçlar, toplumsal statü kaybı ‘Ben bunun için mi dirsek çürüttüm.’ düşüncesini her kesimde söyletiyor. Neticesinde de yaptığı işte en az emekle iş hayatını sürdürmeyi hedefleyen gençler çoğalıyor. Çocukları doktor olacak olan arkadaşlarım çocuklarının hasta ile en az karşılaşacağı ve parası da olan dallara yönelmeye başladığını söylüyor. Mühendisler uzaktan çalışabilecekleri işleri daha çok tercih eder olmuş. Eğitimli insanları yetiştiren öğretmenler, yoksulluk sınırının altında maaşla geçinmeye çalışırken kendi çocuğunun öğretmen olmasını istemiyor. Öğretmen maaşı diyince akla gelen - bütün öğretmenlerin de alamadığı alsa bile ders saatinin sınırlı olduğu-bir saatlik ek ders ücretinin otuz adet M boy yumurta almaya yetmediği bilinmiyor.

Eğitimli olmanın kazanç getirmemesi okullarda lise öğrencilerin sözel ve eşit ağırlık seçimlerinde belirginleşiyor. Lise öğrencileri bölümlerini seçerken yeteneklerinin olduğu bölümler yerine iş imkânı daha çok olan ve para kazandıran meslekleri yapabilecekleri bölümlere yönelmek zorunda kalıyor. Bu yönelme sonucunda sözel ağırlıklı meslekleri seçmek isteyenler her geçen gün azalıyor. Liselerde gençler artık sözel ve hatta eşit ağırlık bölümlerini seçmiyor. Çoğu lisede beş şubeden biri ancak eşit ağırlık sınıfı oluyor, diğer şubeler sayısal ağırlıklı şubelerden oluşuyor. Sözel ağırlıklı sınıf ise yok gibi. Çünkü gençler hem sözelden üniversitede seçecekleri bölümün sınırlı olduğunu hem de alacakları eğitimin iyi bir hayat için gerekli maddi imkânları sunamayacağını düşünüyor. Hatta eğitime harcanan parayla iş kurulsa daha doğru bir karar verileceğini düşünenler de çoğalmaya başlıyor. Bu düşünce neticesinde de sosyal bilimlerde düşünce adamı yetişmiyor. Sayısal ve sözel bilimlerde yetişenler de ya mutlu olamıyor ya da yurt dışına gitmeyi planlıyor.

Son zamanlarda ülke gündemini dolduran milyon dolarların havada uçuştuğu , hiç bir emek ve üretim ürünü olmayan kazançların olduğu bir ortamda eğitimli olmanın cazibesi her geçen gün azalmaya devam edecektir. Eğitim almanın sağlıklı düşünme, ülkede ve dünyada olan olayları yorumlayabilme ve karar verme mekanizmalarında rol oynama özelliği bir anlam ifade etmediği zaman toplumsal denge alt üst olur.İnsanlar aldıkları eğitim oranında hak ettikleri hayat standardına ulaşamazlarsa yarın birçok meslek grubunda seviye düştükçe düşecektir.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
KADIN LİDERLER VE CAM TAVAN SENDROMU

Fikir Yazıları31 Aralık 2025 09:35

KADIN LİDERLER VE CAM TAVAN SENDROMU

TAC MAHAL’İ YENİDEN İNŞA EDEBİLİR MİSİN?

Fikir Yazıları29 Aralık 2025 22:44

TAC MAHAL’İ YENİDEN İNŞA EDEBİLİR MİSİN?

Bir Toplumun Geleceği: Çocuk ve Kitap

Fikir Yazıları29 Aralık 2025 14:27

Bir Toplumun Geleceği: Çocuk ve Kitap

Aşırılıklar Çağı:  Sınırsız Açgözlülük, Sınırsız Görgüsüzlük, Sınırsız Özgürlük, Sınırsız Mutluluk

Fikir Yazıları26 Aralık 2025 15:40

Aşırılıklar Çağı: Sınırsız Açgözlülük, Sınırsız Görgüsüzlük, Sınırsız Özgürlük, Sınırsız Mutluluk

1 KG PAMUK MU, 1 KG DEMİR Mİ DAHA AĞIR?

Fikir Yazıları24 Aralık 2025 20:08

1 KG PAMUK MU, 1 KG DEMİR Mİ DAHA AĞIR?

NİYET

Fikir Yazıları21 Aralık 2025 21:46

NİYET

GÜNEŞİ SELAMLAMA

Fikir Yazıları21 Aralık 2025 08:41

GÜNEŞİ SELAMLAMA

LODOS ESİNCE

Fikir Yazıları20 Aralık 2025 01:02

LODOS ESİNCE

BİRLİKTE KAÇ ADIM ATIYORUZ? ‘’ADIM ATMAK BİR CESARETTİR, AYNI RİTİMDE YÜRÜMEK İSE BİR KÜLTÜRDÜR.’’

Fikir Yazıları19 Aralık 2025 18:28

BİRLİKTE KAÇ ADIM ATIYORUZ? ‘’ADIM ATMAK BİR CESARETTİR, AYNI RİTİMDE YÜRÜMEK İSE BİR KÜLTÜRDÜR.’’

“MESLEĞİM HAYATIM” PROJESİ  VE EĞİTİMDE “MESEM” GERÇEĞİ

Fikir Yazıları11 Aralık 2025 02:33

“MESLEĞİM HAYATIM” PROJESİ VE EĞİTİMDE “MESEM” GERÇEĞİ