Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Neden Bizi Kimse Anlamaz?

Neden Bizi Kimse Anlamaz?

Fikir Yazıları 17 Eylül 2023 12:05 - Okunma sayısı: 2.713

Doç. Dr. Ali Baltacı

Neden Kimse Bizi Anlamaz?

Hayatımız boyunca çokça diğerlerinin bizi anlamadığını düşünürüz. Aslında hepimizin yaşadığı bir ihtiyaçtır anlaşılmak; tabi yalnızca birinin bizi kuru kuru anladığını söylemesini de değil, gerçekten empati göstermesi, doğru anlaması veya biz bir şeyler anlatmadan bile karşı tarafın bizi anlamasını isteriz… Bu yazıda anlaşılma isteğimizin altında yatan psikolojik durumları kısaca ele alacağım…

İletişime açık olmak, karşı tarafı anlamayı veya anlatıcı kadar iyi bir dinleyici olmayı gerektiriyor. “Zaten kimse beni anlamıyor” derken esasen özel bir kişiyi işaret ederiz. O kişinin bizi dinlemesi, anlaması ve onaylamasına ihtiyacımız vardır. Bazen ise, tüm dünyanın bizi anlamadığını hissederiz. Kendi üzerimize yüklediğimiz rollerin altında eziliriz. Mükemmel bir eş, mükemmel bir ebeveyn veya mükemmel bir çalışan olma baskısı altında hissederiz. Eğer sürekli başkalarına yardım eden biriyseniz, kendi ihtiyaçlarınızın ihmal edildiğini düşünebilirsiniz. İşte anlaşılmadığımıza yönelik düşüncelerimizin altında bir nevi diğerlerinin bizi ihmal ettiğine yönelik duygularımız yer alır.

Bu durumları dengelemek için ne yapmalıyız? İlk adım, nerede durduğumuzu anlamaktır. Sürekli taleplerle uğraşan biri misiniz, yoksa kendinizi sürekli anlatmaya çalışan biri misiniz? Eğer birinci gruba giriyorsanız, sınırlarınızı çevrenize net bir şekilde ifade etmek önemlidir. İhtiyaçlarınızın olduğunu ve sınırlarınızı kabul etmenizi beklediğinizi açıkça ifade edin. İletişimde dilinizi olabildiğince "ben" odaklı tutun, yani karşınızdaki kişiyi suçlamayın. Desteğe ve duygusal ihtiyaçlarınıza değer verdiğinizi açıklayın.

Aynı zamanda kendinizi anlamaya çalışmalısınız. Bedeninizle ve duygularınızla temas kurmaya çalışın. Gerçekten neye ihtiyacınız olduğunu hissetmeye çalışın ve bu ihtiyaçları karşılamak için kendinize yardım edebileceğinizi unutmayın. Bedeninizin sinyallerine kulak verin.

İletişimde yavaşlayın ve karşı tarafı anlamayı sürdürün. Kendi perspektifinizden uzaklaşın, karşı tarafın gözünden bakın. Anlaşmak genellikle karşı tarafı anlamakla başlar. İletişim iki yönlü olduğunda daha sağlıklıdır.

Ayrıca, kendinize zaman ayırın ve başkalarından bir şeyler istediğinizde suçluluk hissetmeyin. Çevrenizdeki insanlarla duygularınızı, düşüncelerinizi ve ihtiyaçlarınızı paylaşın. Yanlış anlaşılmaktan korkmayın. Anladığınızı düşündüğünüzde bile, sorular sorarak ve yeniden ifade ederek karşı tarafın sizi anlayıp anlamadığını kontrol edin. Unutmayın ki, herkes istediği kadar anlamak isteyebilir ve bazen ne kadar çabalarsanız çabalayın, sizi anlamayabilirler. Bu durumda, enerjinizi boşa harcamayın.

Aynı zamanda, sürekli talep edenler ve anlaşılmadıklarını düşünenler için empati yapmaya çalışın. İşinizi zorlaştıran, sorunları anlamaya ve çözmeye çalışan kişi misiniz? Empati kurarak diğer insanların yerine kendinizi koyun. İletişim iki taraflı olmalıdır. Daha fazla anlaşılır ve sağlıklı ilişkiler kurmanıza yardımcı olmak için yavaşlayın, hayatla bağlantınızı kaybetmeyin.

Dahası, herkesin anlamak istediği kadar anlamayabileceğini unutmayın. Kimi insanlar sizi ne kadar anlamak istese de bazen anlamayabilirler. Bu durumda, enerjinizi bu insanlara anlatmaya harcamaktan vazgeçin.

Psikoloji alanında hızlı çözümler olmadığını ve değişim ve gelişimin zaman alacağını unutmayın. Bu önerileri hemen uygulayamazsanız, takıldığınızda yeniden deneyin ve kararlılıkla yolunuza devam edin. Kendiniz değiştikçe, çevrenizin size olan algısı ve tutumu değişecektir.

Günlük yaşamda birçok insan, kendilerini anlaşılmadığı, hayal kırıklığına uğradıkları veya isyan ettikleri zamanlarda sık sık şikayet ederler. Bu içsel rahatsızlık, çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilir ve insanlar genellikle bu duygularını dile getirirler. Bazen, insanların kendilerini anlaşılmadığı hissi, çevrelerindeki insanların anlayışsızlığından kaynaklanabilir. Ancak, çoğu zaman insanların kendilerini anlamadığını düşünmelerinin nedeni, içsel dünyalarından kaynaklanır.

Kendi Kendinize Sormanız Gereken Sorular:

  • Gerçekten anlaşılmıyor musunuz? Öncelikle, anlaşılmanın sizin için ne anlama geldiğini belirlemelisiniz. İnsanların sizinle aynı fikirde olmasını, sorunlarınızda size hak vermesini ve sizi haklı bulmasını bekliyorsanız, bu beklentilerinizi düşük tutmanız önemlidir. İnsanlar, sizinle aynı fikirde olmasalar bile sizi anlayabilirler.
  • Anlaşılmak sizin için ne kadar önemlidir? Bazı insanlar için, kendilerini anlaşılmadık veya önemsenmedik hissetmek, kişisel değerlerinin bir yansıması olarak kabul edilir. Bu hislere kapılanlar için anlaşılmak son derece önemlidir ve bu beklentiler, gerçekçi olmayabilir.
  • Başkalarının sizi anlamamaları sizi ne kadar etkiliyor? Anlaşılmadığınızı düşünmek doğaldır ve bu his, herkesi etkileyebilir. Ancak bu hisler, abartılı ve uzun süreli bir şekilde sürüyorsa veya sizi tanımadığınız bir kişi bile etkiliyorsa, sorunun kaynağını kendinizde aramanız önemlidir.
  • Anlaşılmak isteği, sizi sürekli rahatsız mı ediyor? Anlaşılmak isteği her tür ilişkide ortaya çıkabilirse ve sizi sürekli olarak rahatsız edecek kadar sürekli ise, bu konuya içsel olarak derinlemesine bakmanız önemlidir.
  • Sorunun Kaynağı Sizden mi, Karşınızdaki Kişiden mi Kaynaklanıyor: "Kimse beni anlamıyor," "kimse beni anlamadı," veya "kimseye anlatamadım kendimi" gibi düşünceler sık sık zihninizi meşgul ediyorsa, sorunu iki yönden ele almalısınız. İlk olarak, çevrenizdeki insanların gerçekten anlayışlı olup olmadığını değerlendirmelisiniz. İkincisi, sürekli olarak anlaşılmak isteyen veya tatmin olmayan biri olup olmadığınızı gözden geçirmelisiniz.

Anlaşılmak ve onaylanmak gereksinimi, temel psikolojik gereksinimlerden biridir. Bu gereksinim karşılandığında, kişisel memnuniyet sağlarken, karşılanmadığında yalnızlık, değersizlik veya önemsenmeme gibi rahatsız edici duygulara neden olabilir. Bu gereksinimin aşırı önemsendiği durumlarda, bu konuyu özel olarak ele almak gerekebilir.

Bazı insanlar, diğerlerine göre daha fazla "kimse beni anlamıyor" gibi yakınabilirler. Diğer insanların en ufak eleştirilerini tolere edemeyen veya küçük olumsuzlukları büyüten kişilik özelliklerine sahip olanlar, sık sık anlaşılmadığını düşünme eğilimindedirler. Öte yandan, kendilerini düşünen ve başkalarını önemsemeyen insanlar da başkaları tarafından anlaşılmama hissi yaşayabilirler.

İletişim eksiklikleri, insanların söylemek istediklerini etkili bir şekilde ifade etmedikleri durumlarda sık sık anlaşılmadıklarını hissetmelerine neden olabilir. Eğer söylemek istediklerinizi net ve anlaşılır bir şekilde ifade etmiyorsanız, karşınızdaki kişinin sizi anlamamış olması şaşırtıcı olmayabilir.

Bazı insanlar, "Ben söylemeden karşı taraf anlasın" gibi bir beklenti içindedirler. Bu tür bir beklenti, iletişimde sorunlara yol açabilir ve karşınızdaki kişinin sizi anlamamasına neden olabilir.

Sonuç olarak, insanların kendilerini anlaşılmadığı hissine kapıldıkları durumlar birçok farklı nedene dayanabilir. Bu nedenle hem kendi içsel dünyanızı hem de çevrenizdekileri dikkate alarak bu hissi anlamaya ve çözmeye çalışmak önemlidir. İletişimi geliştirmek, gerçekçi beklentiler belirlemek ve karşılıklı anlayışı teşvik etmek, bu tür sorunların üstesinden gelmede yardımcı olabilir.

Yorumlar (1)

Songül Ağıllı - 22 Eylül 2023 15:12

Çok faydalı bir yazı teşekkürler..
SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
KADIN LİDERLER VE CAM TAVAN SENDROMU

Fikir Yazıları31 Aralık 2025 09:35

KADIN LİDERLER VE CAM TAVAN SENDROMU

TAC MAHAL’İ YENİDEN İNŞA EDEBİLİR MİSİN?

Fikir Yazıları29 Aralık 2025 22:44

TAC MAHAL’İ YENİDEN İNŞA EDEBİLİR MİSİN?

Bir Toplumun Geleceği: Çocuk ve Kitap

Fikir Yazıları29 Aralık 2025 14:27

Bir Toplumun Geleceği: Çocuk ve Kitap

Aşırılıklar Çağı:  Sınırsız Açgözlülük, Sınırsız Görgüsüzlük, Sınırsız Özgürlük, Sınırsız Mutluluk

Fikir Yazıları26 Aralık 2025 15:40

Aşırılıklar Çağı: Sınırsız Açgözlülük, Sınırsız Görgüsüzlük, Sınırsız Özgürlük, Sınırsız Mutluluk

1 KG PAMUK MU, 1 KG DEMİR Mİ DAHA AĞIR?

Fikir Yazıları24 Aralık 2025 20:08

1 KG PAMUK MU, 1 KG DEMİR Mİ DAHA AĞIR?

NİYET

Fikir Yazıları21 Aralık 2025 21:46

NİYET

GÜNEŞİ SELAMLAMA

Fikir Yazıları21 Aralık 2025 08:41

GÜNEŞİ SELAMLAMA

LODOS ESİNCE

Fikir Yazıları20 Aralık 2025 01:02

LODOS ESİNCE

BİRLİKTE KAÇ ADIM ATIYORUZ? ‘’ADIM ATMAK BİR CESARETTİR, AYNI RİTİMDE YÜRÜMEK İSE BİR KÜLTÜRDÜR.’’

Fikir Yazıları19 Aralık 2025 18:28

BİRLİKTE KAÇ ADIM ATIYORUZ? ‘’ADIM ATMAK BİR CESARETTİR, AYNI RİTİMDE YÜRÜMEK İSE BİR KÜLTÜRDÜR.’’

“MESLEĞİM HAYATIM” PROJESİ  VE EĞİTİMDE “MESEM” GERÇEĞİ

Fikir Yazıları11 Aralık 2025 02:33

“MESLEĞİM HAYATIM” PROJESİ VE EĞİTİMDE “MESEM” GERÇEĞİ