Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
SİYAH KUĞU

SİYAH KUĞU

Fikir Yazıları 05 Ekim 2021 20:01 - Okunma sayısı: 2.790

HÜLYA YAVUZ

SİYAH KUĞU
Çocuktum, küçüktüm o günlerde. Yıldızlı bir gecede bir tankın namlusu üzerinde oturmuş savaşı, savaşta ölen çocukları düşünüyorum hayalimde. Öyle güçlüyüm ki savaşı durdurabilirimdim çocukların acısı bitebilirdi. Acıyı tatmamışlardı sanki onu yaşatanlar. Sanal bir âlemde ekran karşısında yaşananları seyrediyorlardı sadece. Yaşanan başka hayatlar onlara mutluluk veriyordu iyi ya da kötü her ne yaşanıyorsa. Pembe hayatları karanlığın yakınından dahi geçmiyordu hiçbir zaman. Her şey o kadar gerçek dışı, sahte ve yalandı ki tüm duygularını kaybediyorlardı. Sadece televizyonda izledikleri beğendikleri bir kahraman gibi hissetmeyi becerebiliyorlardı. Onu yaşamayı arzuluyorlardı. Bir hayal dünyasındaydılar. Üretimden uzaklaşmış tüketici, yaratan değil birer izleyiciydiler. Aşkları yoktu, sevişmeleri yoktu. Kendilerini öyle seviyorlardı ki aynada gördükleri kendileri değil görmek istedikleriydi. Kendi kararlarını alamıyor ve hep bekliyorlardı bir başkası onlar adına karar versin diye. Başkaları nasılsa onlar gibi görünmek yani beyaz kuğu olmak istiyorlardı.
Bunun için okullar vardı istemesen de gitmek zorunda olduğun. Okulların amacı çocuğun içindeki potansiyeli ortaya çıkarmaktı. Siyah bir kuğuyu beyaza dönüştürmek. On iki yıl boyunca beni nesne olarak gören kişilerle birlikte uzun zamanlar geçirdim. Hep benim iyiliğim için bana bildiklerini öğretmeye çalıştılar. Soru sormama izin vermediler hep sordular. İstedikleri cevapları almak için. Benim cevaplarım yanlıştı onlara. Sorduğum sorular da yanlış. Sormadan öğrenmeliydim, düşünmeden konuşmalıydım. Gereğinden fazla bilmeme ve düşünmeme gerek yoktu. Tek yapmam gereken benden istenilenleri iyice ezberlemekti. Kapalı mekânlarda, sınırlı zamanlarda tam anladığımı düşündüğüm anlarda biten ders saati ardından öğrenmek için saatlerce çabaladığım, hayatta nerde kullanacağımı bilmediğim pek çok şeyi ezberledim nihayet. Bu benim yaşamımda güç kazanmam, iyi gelir getiren bir mesleğe sahip olmam için gerekliydi. Ne olacağımın kararı da verilmişti zaten. Sevgili babacığım kendisi gibi bir doktor olmamı istiyordu. Bense bir oyuncu.
Onu mutlu etmek için tıp okumaya karar verdim. İtiraz etmek olmazdı. Emek vermişti bana yıllarca. Emeğinin karşılığını almak bir baba olarak hakkıydı. Bu kadar nankör olamazdım. Üniversiteliydim. Tıp okuyordum. Zorlu günler, uykusuz geceler bir gün bitti. Mesleğime başladım, babam çok mutluydu, ben de insanlara sağlık katarak yaşamlarını iyileştirdiğim için mutlu olmaya çalışıyordum.
Neden beyaz bir kâğıt üzerine siyah bir kuğu çizdim şimdi gecenin karanlık sessizliğinde. O, asil, sadık ve de karşıt cinsinden farklı bir özelliği olmayan, uzun ömürlü, göçmen bir kuş. Çizdiğim siyah kuğu sadece yüzüyor bataklığın karanlık sularda. Oysaki uçabilirdi de kemiğini kırmış olmasalardı uçup gitmesin diye, evcilleştirmek için. Hem yüzebilmek hem uçabilmek özelliği ile zaman içinde var olabilme özgürlüğü vardı oysaki. Sesi çirkin olmasına rağmen uçarken kanatlarından çıkan ritmik sesi duymak muazzam olurdu. Bunları düşünürken uykuya daldım.
O gece bir kâbustu yaşadığım. Aman tanrım kendimi öldürüyordum ve içimden asıl ben çıkıyordu. Uyandığımda karar vermiştim. Tiyatro eğitimi alacaktım ve istediğimi olacaktım. Bir oyuncu ve insanlara hayatı anlatacaktım onların hislerine, duygularına, anlam katacaktım. Aşkı yaşasınlar, sevsinler sevilsinler, dünya acılardan kurtulsun istiyordum. Bunun için önce kendi acımı yok ettim. Yeni bir yaşamın anlamı, yaşamlara anlam katmaktı benim için.
İşte şimdi anlıyorum neden bir siyah kuğu çizmiştim. Sıra dışı olmak isteğimdi. O bendim. İsteyince uçan, isteyince yüzen zamanın akışında. Artık özgürdüm, uçarken kanatlarımdan çıkan ritimle dans ediyoruz hep birlikte.

Yorumlar (4)

Hülya Kandemir Yavuz - 10 Ekim 2021 15:54

Çok teşekkür ederim Nurgül, ne güzel, doğru söyledin kendimizi bilmek önemli.

Hülya Kandemir Yavuz - 10 Ekim 2021 15:53

Çok teşekkür ederim İpek, hissedenler okuyanlar.

İpek Hamit - 08 Ekim 2021 16:58

Çok güzel , çok anlamlı , içinde birçok duyguyu taşıyor ve hissettiriyor.

Nurgül Aksoy - 05 Ekim 2021 22:11

Yazınızı çok başarılı ve anlamlı buldum. Bana gerçekten bir şeyler kattığını hissettim. Bazen sınırların ötesine geçmek bazen ise kendi sınırlarımızı belirlemek gerekiyor.
SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
Kırmızı Rugan Ayakkabılar

Fikir Yazıları25 Eylül 2026 20:04

Kırmızı Rugan Ayakkabılar

KÜRESEL BARIŞTAN İÇSEL BARIŞA: AYNADAKİ KENDİMİZLE YÜZLEŞMEK

Fikir Yazıları24 Eylül 2026 12:32

KÜRESEL BARIŞTAN İÇSEL BARIŞA: AYNADAKİ KENDİMİZLE YÜZLEŞMEK

KORKU KAYNAKLARI

Fikir Yazıları19 Eylül 2026 23:54

KORKU KAYNAKLARI

ÖLÜM KAVRAMININ AKLIMDAKİ İZİ

Fikir Yazıları17 Eylül 2026 10:26

ÖLÜM KAVRAMININ AKLIMDAKİ İZİ

Tuzlu Kahve

Fikir Yazıları12 Eylül 2026 22:29

Tuzlu Kahve

YENİDEN KEŞİF

Fikir Yazıları04 Eylül 2026 08:27

YENİDEN KEŞİF

DİJİTAL ÇAĞDA GEÇMİŞİN GELECEK ÜZERİNDEKİ TAHAKKÜMÜ: JEAN VALJEAN’DAN UNUTULMA HAKKINA ANALOJİK BİR OKUMA

Fikir Yazıları03 Eylül 2026 22:26

DİJİTAL ÇAĞDA GEÇMİŞİN GELECEK ÜZERİNDEKİ TAHAKKÜMÜ: JEAN VALJEAN’DAN UNUTULMA HAKKINA ANALOJİK BİR OKUMA

BEYNİMİZİ YORAN ŞEY HAYAT DEĞİL, YAŞAMA BİÇİMİMİZ

Fikir Yazıları02 Eylül 2026 16:47

BEYNİMİZİ YORAN ŞEY HAYAT DEĞİL, YAŞAMA BİÇİMİMİZ

BU AÇIDAN 30 AĞUSTOS

Fikir Yazıları30 Ağustos 2026 17:41

BU AÇIDAN 30 AĞUSTOS

Tarihin Eşiğinde Bir Kararlılık: 30 Ağustos’a Yeniden Bakmak

Fikir Yazıları30 Ağustos 2026 12:22

Tarihin Eşiğinde Bir Kararlılık: 30 Ağustos’a Yeniden Bakmak