Yazı Dizisi - 3 Performans mı, Gelişim mi? Ölçtüğümüz Her Şey Gerçekten Gelişiyor mu?

Eğitim Bilimleri - Performans mı, gelişim mi? ölçtüğümüz her şey gerçekten gelişiyor mu?

Yazı Dizisi - 3

Performans mı, Gelişim mi? Ölçtüğümüz Her Şey Gerçekten Gelişiyor mu?

Dr. Cemil KURT

İlkyazımızda eğitim yönetiminde belki de yanlış sorular sorduğumuzu tartışmıştık. İkinci yazımızda ise okulların yalnızca yönetilen yapılar değil, aynı zamanda yaşayan sosyal sistemler olduğunu ele almıştık.

Şimdi ise bu tartışmayı başka bir noktaya taşımak istiyorum.

Çünkü eğitim yönetiminde en çok kullandığımız kavramlardan biri olan performans, çoğu zaman gelişim ile aynı anlamda kullanılmaktadır.

Oysa bu iki kavram gerçekten aynı şeyi mi ifade etmektedir?

Performans eğitim yönetiminin vazgeçilmez unsurlarından biridir.

Sınav sonuçları…

Devamsızlık oranları…

Mezuniyet başarıları…

Projeler…

Akademik göstergeler…

Bütün bunlar okulun belirli bir zamandaki fotoğrafını çeker.

Fotoğraf önemlidir.

Çünkü nerede olduğumuzu gösterir.

Ancak fotoğraf bize yalnızca bulunduğumuz anı anlatır.

Hikâyeyi anlatmaz.

İşte tam da burada performans ile gelişim arasındaki temel ayrım ortaya çıkmaktadır.

Performans, mevcut durumu gösterir.

Gelişim ise değişimin yönünü.

Basit bir örnek üzerinden düşünelim.

İki okul olduğunu varsayalım.

Birinci okul, yıllardır yüksek sınav başarısına sahip olsun.

Ancak öğretmenler arasında iş birliği zayıf…

Yeni fikirler desteklenmiyor…

Öğretmenler birbirlerinden öğrenmiyor…

Okul kültürü giderek zayıflıyor…

İkinci okul ise henüz aynı akademik başarıya ulaşamamış olsun.

Buna karşın öğretmenler birlikte planlıyor…

Sorunlara birlikte çözüm üretiyor…

Öğrencilerin okula aidiyeti artıyor…

Yöneticiler öğrenen bir okul kültürü oluşturmaya çalışıyor…

Şimdi şu soruyu kendimize soralım.

Bugün hangisi daha başarılıdır?

Belki birinci okul.

Peki, yarın hangisi gelişmeye daha açıktır?

İşte cevap burada değişmeye başlıyor.

Belki de yıllardır aynı kavramları birbirinin yerine kullanıyoruz.

Performans ile gelişim aynı şey değildir.

Performans önemlidir.

Ancak gelişimin garantisi değildir.

Çünkü yüksek performans bazen güçlü bir gelişimin sonucu olabilir.

Bazen de yıllar önce oluşturulmuş bir birikimin son yansıması olabilir.

Tam tersine…

Bugün henüz istenen performansı gösteremeyen bir okul, güçlü bir gelişim sürecinin içerisinde olabilir.

Eğer yalnızca sonuçlara bakarsak, bu gelişimi göremeyebiliriz.

Belki de eğitim yönetiminde asıl ihtiyacımız olan şey performansı artırmak değil;

performansı sürekli üretebilecek yapıları oluşturmaktır.

Çünkü sürdürülebilir başarı tesadüfen ortaya çıkmaz.

O, uzun yıllar boyunca oluşan bir öğrenme kültürünün, güven ortamının, iş birliğinin ve ortak üretimin doğal sonucudur.

Bu nedenle eğitim yönetiminde artık şu soruyu daha fazla sormamız gerektiğini düşünüyorum.

Bir okul bugün ne kadar başarılı?

sorusundan önce,

Bu okul beş yıl sonra da gelişmeye devam edebilecek güce sahip mi?

İşte bu soru bizi yalnızca performansa değil, geleceğe götürmektedir.

Belki de eğitim yönetiminde asıl mesele daha yüksek performans üretmek değildir.

Asıl mesele, performansı her yıl yeniden üretebilecek gelişim kapasitesini oluşturabilmektir.

Bu nedenle performans, yolculuğun sonu değil; gelişimin o andaki görünen yüzüdür.

Gerçek başarı ise, değişen koşullara rağmen öğrenmeye, gelişmeye ve yeniden üretmeye devam edebilen okullar oluşturabilmektir.

Belki de bundan sonra eğitim yönetiminde yalnızca performansı değil, performansın arkasındaki görünmeyen gelişim dinamiklerini konuşmanın zamanı gelmiştir.

Devam edecek…

Bir sonraki yazıda şu sorunun peşine düşeceğiz:

Bir Okulu Gerçekten Güçlü Yapan Nedir?

Örgütsel Kapasiteyi Yeniden Düşünmek

Akademik Not:

Bu yazı, geliştirilmekte olan Gelişim Temelli Eğitim Yönetimi yaklaşımının düşünsel altyapısını oluşturan yazı dizisinin üçüncü bölümüdür. Yazıya ilişkin eleştiri, katkı ve farklı bakış açıları, hazırlanmakta olan bilimsel makale ve kitap bölümünün geliştirilmesinde değerlendirilecektir.