Sessiz Şiddet: Okullarda Mobbing Gerçeği
Okullar; öğretmenlerin, öğrencilerin, velilerin ve tüm çalışanların kendilerini güvende hissetmeleri gereken kurumlardır. Ne var ki bazen bu güven ortamı görünmeyen ancak derin izler bırakan bir şiddet biçimiyle zedelenebilmektedir: Mobbing, diğer adıyla psikolojik yıldırma.
Son günlerde yaşadığımız acı bir olay, bu konunun yeniden gündeme gelmesine neden oldu. Bir öğretmeni daha mobbingin ağır sonuçları nedeniyle kaybettik. Bu kayıp, yalnızca bir eğitim emekçisinin değil, aynı zamanda bir insanın sessiz çığlığını da gözler önüne serdi.
Mobbing, bir kişinin sistematik biçimde dışlanması, küçük düşürülmesi, değersiz hissettirilmesi veya sürekli baskıya maruz bırakılmasıdır. Çoğu zaman fiziksel bir iz bırakmaz; ancak ruhsal etkileri son derece yıkıcıdır. Araştırmalar, mobbinge maruz kalan bireylerde stres, kaygı, tükenmişlik, depresyon ve hatta ciddi sağlık sorunlarının ortaya çıkabildiğini göstermektedir.
Peki İnsanlar Neden Mobbing Uygular?
Uzmanlar kıskançlığı, özgüven eksikliğini ve iletişim problemlerini temel nedenler arasında göstermektedir. Özellikle başarılı, üretken ve çevresinde saygı gören kişiler zaman zaman hedef hâline gelebilmektedir. Çünkü bazı insanlar kendi yetersizlikleriyle yüzleşmek yerine, başkalarını küçülterek kendilerini güçlü hissetmeye çalışmaktadır. Dedikodu, dışlama, sürekli eleştirme ve itibarsızlaştırma gibi davranışlar da bu sürecin araçlarına dönüşmektedir.
Eğitim kurumlarında yaşanan mobbingin etkileri yalnızca mağdurla sınırlı kalmaz. Öğretmenin motivasyonunu kaybetmesi, mesleki bağlılığının azalması ve iş ortamından uzaklaşması doğrudan eğitim kalitesini de etkiler. Sağlıklı bir okul ikliminin oluşabilmesi için öğretmenlerin kendilerini güvende ve değerli hissetmeleri gerekir.
Araştırmalar, mobbinge maruz kalan kişilerin zamanla sosyal çevrelerinden uzaklaştıklarını, yalnızlaştıklarını ve örgütlerine olan bağlılıklarının zayıfladığını ortaya koymaktadır. Buna karşılık iş arkadaşlığı ilişkilerinin güçlü olduğu kurumlarda yıldırma davranışlarının daha az görüldüğü belirtilmektedir.
Ne Yapılabilir?
Mobbing yalnızca bireysel bir sorun olarak görülmemelidir. Kurum kültürü, yöneticilerin tutumu ve çalışanlar arasındaki ilişkiler bu konuda belirleyici rol oynamaktadır. Saygının, adaletin ve açık iletişimin hâkim olduğu çalışma ortamları oluşturmak artık bir tercih değil, zorunluluktur.
Mobbingle mücadele etmek için öncelikle sessizliği kırmak gerekir. Eğitim kurumlarında psikolojik yıldırma konusunda farkındalık çalışmaları yapılmalı, yöneticiler bu konuda gerekli eğitimleri almalı ve çalışanların güvenle başvurabilecekleri mekanizmalar oluşturulmalıdır. Aynı zamanda iş arkadaşları da yaşanan haksızlıklara karşı duyarsız kalmamalı, dayanışma kültürünün güçlenmesine katkı sağlamalıdır.
Unutulmamalıdır ki bir insanı fiziksel olarak yaralamadan da incitmek mümkündür. Bazen söylenen bir söz, yapılan bir dışlama ya da sürekli hissettirilen değersizlik duygusu yıllarca taşınan bir yük hâline gelebilir. Eğitim kurumları ise bu yüklerin üretildiği değil, ortadan kaldırıldığı yerler olmalıdır.
Çünkü sessiz şiddet de şiddettir. Ve sessiz kalındığında büyür. SESSİZ KALMA, DUYUR!
Cemaloğlu, N. (2007). Örgütlerin kaçınılmaz sorunu: Yıldırma.Bilig,42, 111-126.
Ertürk, A., & Cemaloğlu, N. (2014). Causes of mobbing behavior.Procedia-Social and Behavioral Sciences,116, 3669-3678.
Daşçı, E., & Cemaloğlu, N. (2015). İLKÖĞRETİM KURUMU YÖNETİCİLERİNİN LİDERLİK TARZLARI İLE ÖĞRETMENLERİN YAŞADIKLARI YILDIRMA (MOBBİNG) ARASINDAKİ İLİŞKİ.Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, (19), 129-166.
Durusu, H., & Cemaloğlu, N. (2019). Öğretmenlerin yıldırma yaşama, işyeri arkadaşlık algısı ve örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişki.Türk Eğitim Bilimleri Dergisi,17(1), 20-38.