Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

Okul Müdürünün Öğretmenin Yansıtıcı Düşünmesine Katkısı

Prof. Dr. Ali ÜNAL

Kategori: Eğitim Bilimleri - Tarih: 09 Şubat 2020 23:45 - Okunma sayısı: 369

Okul Müdürünün Öğretmenin Yansıtıcı Düşünmesine Katkısı

 

İyi bir okul müdürü ne yapar? Bu sorunun yanıtını vermek için uzun bir liste yapmak gerekir. Bu listenin başında belki de okul değişkenleri içinde en kritik öge olan öğretmenin mesleki gelişimi ve öğrenme öğretme uygulamalarının geliştirilmesi vardır. Öğretmenin mesleki gelişimi ve öğrenme öğretme uygulamalarının geliştirilmesi yollarından birisi, öğretmeni yansıtıcı düşünme ile meşgul etmektir. Bu yazıda iyi bir okul müdürünün öğretmenin yansıtıcı düşünmesini sağlayarak öğretmenin ve öğretimin geliştirmesi üzerinde durulmuştur.  

Yansıtıcı düşünme, en genel anlamıyla kişinin deneyimlerine anlam yüklemesidir. Kişi; yansıtıcı düşünme sürecinde düşünce, davranış, duygu ve davranışlarının sonuçlarını olarak düşünerek davranışlarını geliştirmeye çalışır. Bu gelişim süreci, sırasıyla; davranış, davranışın gözden geçirilmesi, davranışa esas bakış açılarını fark etme, davranışın farklı seçeneklerini gözden geçirme ve yeni davranışta bulunma şeklinde gerçekleşir.

Yansıtıcı düşünme, bütün meslek gruplarında olduğu gibi öğretmenlerin mesleki gelişimi açısından da önemlidir.  Yansıtıcı düşünmenin temeli, yaşantıları öğrenmeye çevirebilmeyi esas almaktadır. Bu kapsamda, öğretmenin yansıtıcı düşünmesi, öğrenme-öğretme uygulamalarını sistemli ve amaçlı olarak sorgulaması ve sorgulama sonucunda öğrendiklerine dayalı olarak öğrenme-öğretme uygulamalarını geliştirmesidir.  Yansıtıcı düşünmeyi yapmayan, öğretim uygulamalarını sorgulamayan bir öğretmen, ne kadar uzun süre öğretmenlik yapmış olursa olsun deneyimli bir öğretmen olmayabilir. Yansıtıcı düşünmeyi yapmayan 30 yıllık kıdeme sahip bir öğretmen, 30 yıllık deneyime değil, 30 tane bir yıllık deneyime sahip olabilir. Farklı bir ifade ile öğretmenliğinin ilk yıllarında yaptığı uygulamaların aynısını 30. yılında da yapmaya devam ediyor olabilir.   

Öğretmenin öğretim yaşantılarının öğrenmeye, davranış değişikliğine dönüşmesi için öğretmenin yansıtıcı düşünme ile meşgul edilmesi, yansıtıcı düşünmeyi öğrenmesi gerekir. Öğretmen, yansıtmayı kendi kendine yapabileceği gibi, başkası ya da başkalarından yardım alarak da yapabilir. Öğretmenin yansıtmayı kendi kendine yapması durumunda, öğrenme sürecini dersin başlangıcından bitimine kadar planlar ve uygular. Uygulama sonrasında ise öz değerlendirme yapar. Öğretmenin yansıtma yapması için başkası ya da başkalarından yardım alması uygulaması ise genellikle akran koçluğu, mentörlük ya da denetim uygulamaları olarak yapılmaktadır. Akran koçluğunda, öğretimi ile ilgili yansıtma yapmak isteyen, dönüt almak isteyen öğretmen, kendi seçtiği bir öğretmenden, öğretimini gözleyip belli alanlarda ya da tüm davranışlarıyla ilgili dönüt vermesini talep eder. Mentörlük, daha çok, aday ya da deneyimsiz öğretmenlere, öğretmenin yetiştirilmesi için okul yönetimi tarafından deneyimli, bilgili bir akıl hocasının görevlendirilmesi uygulamasıdır. Görüldüğü gibi koçluk ve mentörlük arasındaki temel farklılık; koçu öğretmenin kendisinin seçmesi, mentörü okul yönetiminin görevlendirmesidir. Bir başka farklılık; koç, yardım ettiği öğretmenle aynı mesleki gelişim düzeyinde olabilirken, mentör yardım ettiği öğretmenden daha üst düzeyde bir mesleki gelişim düzeyindedir.

Öğretmenin yansıtma yapmasına destek sağlayan diğer uygulama olan denetim ise genel olarak okul yöneticisinin görevi olarak görülmektedir. Günümüzde denetim iki amacından bahsedilebilir: Öğretmenin performansını değerlendirmek ve öğretmenin mesleki gelişimini sağlayarak öğretimi geliştirmek. Denetim hangi amaçla yapılırsa yapılsın, doğru şekilde yapıldığında öğretmenin sınıftaki öğretim uygulamaları ile ilgili olarak öğretmene dönüt verir. Dönüt de öğretmene, öğretim uygulamalarını yansıtması için veri kaynağıdır.  Öz değerlendirme, akran koçluğu, mentörlük ya da denetimin hangisi yapılırsa yapılsın, uygulama; öğretmenin kendi kendisine şu soruların yanıtını vermesini sağlamalıdır: Derste işe yarayanlar ve yaramayanlar nelerdi? Bir sonraki sefer aynen ve farklı yapmam gerekenler nelerdir? Ulaştığım sonuçlara varmamı sağlayan düşünce ya da inançlarım nelerdir ve bu düşünce ya da inançlarımdan değişmesi gerekenler var mıdır?

Okul müdürleri, okullardaki en önemli değişken olan öğretmenin mesleki gelişimini yansıtıcı düşünme yoluyla sağlayarak okullarını etkili hale getirebilecekleri gerçeğinin farkında olarak, kendisi (denetim amaçlı) öğretmen gözlemlerini mutlaka yapmalı, okuldaki akran koçluğu ve mentörlük uygulamalarını desteklemelidir.  Akran koçluğu, mentörlük ya da denetim hangisi olursa olsun, öğretmenin sınıftaki öğretimini gözlemeyi gerektirmektedir. Gözlem sürecinin sağlıklı işlemesi için gözlem öncesi görüşme yapılarak; gözlem sürecinin kuralları, gözlem aracı, gözlenecek konular belirlenmelidir. Gözlem sonrasında ise öğretmen ile koç, mentör ya da denetçi bir araya gelmeli, öğretmene gözlem yaptıkları konularla ilgili dönüt vererek öğretmenin yansıtma yapmasına yardımcı olmalıdır.

Okul müdürlerinin yansıtıcı düşünmeyi sağlamaya yönelik desteğe; ders içeriğiyle ya da ders anlatımıyla meşgul olup öğretimin nasıl olduğu üzerine düşünmeyen, öz eleştiri yapamayan, farklı öğretim stratejilerini bilmeyen, kendilerini çaresiz hisseden, belirli durumlarda direktif bekleyen kafaları karışık olan öncelikle aday öğretmenlerin ihtiyacı vardır. Ancak bu, diğer öğretmenlerin yansıtıcı düşünmeye ihtiyaçları olmadığı anlamına gelmemektedir. Kıdemi ve mesleki gelişimi ne olursa olsun bütün öğretmenlerin mesleki olarak ilerleyebilecekleri bir sonraki aşama ve bu aşamaya ulaşmak için de yansıtıcı düşünmeye, dolayısıyla; koçluk, mentörlük ve denetim uygulamalarına ihtiyaçları vardır. 

Okulda ortam hazırlayarak öğretmenleri öz değerlendirme, akran koçluğu ya da mentörlük uygulamaları yapmaya cesaretlendirecek, performans ölçümü ya da öğretmenin mesleki gelişimini sağlamak amacıyla kendisi gözlem yaparak öğretmenlerin yansıtıcı düşünmelerine olanak sağlayacak en uygun konumdaki kişi okul müdürüdür.  Denilebilir ki okul müdürü, okulda öğretmenlere ihtiyaç duydukları işbirliği ortamı, zaman ve mekânı sağlayarak ya da sağlamayarak, öğretmenlerin yansıtıcı düşünmelerini ve sonuçta öğrenme-öğretme etkinliklerinin gelişimini etkileyen en önemli kişidir. Bu kapsamda, özellikle mesleğe yeni başlayan bir öğretmen başta olmak üzere, bütün öğretmenlerin mesleki gelişimleri için başlarına gelebilecek en güzel şeylerden biri, kendisine yansıtma yapması için sürekli olarak dönüt veren ya da verilmesi için ortam hazırlayan bir okul müdürüne denk gelmektir.

Prof. Dr. Ali ÜNAL

Necmettin Erbakan Üniversitesi, Ahmet Keleşoğlu Eğitim Fakültesi

 

Yorumlar (0)
EN SON EKLENENLER
BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Eğitim Bilimleri Yazıları