Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Devlete Kapağı Atma Devri Sona Mı Eriyor?

Devlete Kapağı Atma Devri Sona Mı Eriyor?

Eğitim Bilimleri 06 Şubat 2020 14:33 - Okunma sayısı: 1.879

Yeliz ÖZTÜRK

 

Hız ve değişim çağımızın en belirgin özellikleri arasında yer almaktadır. Teknolojinin gelişmesi, değişim hareketlerini de hızlandırmış, artık değişken koşullara uyum sağlayabilmek hayati önem kazanmıştır. Bu durum hayatımıza "Uzun vade yok." sloganıyla birlikte yeni bir kavramı sokmuştur: Esnek çalışma.

Esneklik, çalışma hayatına dair ezberleri bozarak iş ilişkilerine  farklı bir boyut getirmektedir. Hepimiz biliriz, bazı meslekler, devlet garantisi altında sayılır ve devlet işine girenlerin ömür boyu bu garanti kapsamında rahat edeceği düşünülür. Devletin memura verdiği maaş yüksek olmayabilir ancak işten atılma korkusu olmadan yaşamak yine de birçok insan için çok caziptir. "Devlete kapağı atmak" deyimi bu düşüncenin ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Oysa artık "Uzun vade yok!" sloganıyla birlikte "Sırtını devlete yasla, bir ömür rahat et!" anlayışı tarihe karışmak üzere. Çağımızın aranan insanı, "değişimle değişebilen insan" modelidir. Bu durum, değişime ayak uyduramayan çalışanların iş güvencesini ortadan kaldıran uygulamaların bir bir hayatımıza dâhil olmaya başlamasına neden olmuştur. Eğitim çalışanları da bu durumdan nasibini alacağa benziyor. "Uzun vade yok!" sloganı ve iş saatlerinin çalışan tarafından belirlenmesine olanak tanıyan esnek çalışma modelinin eğitime yansımalarına göz atmakta fayda var, böylece gelecekteki değişimi hissedebiliriz.

Sözleşmeli öğretmenlik; 2004 yılından sonra hayata geçirilmiştir. O güne kadar kadrolu çalıştırılan öğretmenler, sözleşmeli statüye alınmıştır. Değişikliğin gerekçesinin öğretmenlerin kendilerini sürekli geliştirebilmelerinin yolunu açmak olduğu açıklanmıştır. Sözleşmeli öğretmenler, kadrolu öğretmenlerin sahip olduğu tayin isteme, sağlık özrü tayini gibi haklardan yararlanamamakta ve sözleşmeleri her yıl ocak ayında yenilenmektedir.

Ücretli öğretmenlik; taşeronluk sisteminin eğitimdeki karşılığıdır. Aynı okulda çalışan ve otuz saat derse giren kadrolu öğretmen ile ücretli öğretmen arasında büyük bir ücret farkı vardır. 

Sözleşmeli ve ücretli öğretmenlik, uzun vade yok sloganının eğitimde somutlaşmasıdır.

Uzaktan eğitim; gelişen teknolojiyle beraber hayatımıza girmiştir. Dijitalleşme ile yirmi dört saat boyunca erişilebilen ders içerikleri oluşturulmuştur. Artık öğrenciler, zaman ve mekândan bağımsız olarak eğitim alabilmektedirler. Böylece eğitim dört duvar arasından çıkmakta, kişiselleşmektedir. İş dünyasında görülen home ofis uygulaması öğrenme süreçlerinde, uzaktan eğitim olarak karşımıza çıkmaktadır. YÖK verileri son yıllarda uzaktan eğitime katılanların sayısının örgün eğitime katılanların sayısından iki kat fazla olduğunu göstermektedir.

Esnek modüler eğitim; 2023 Eğitim Vizyon Belgesi ile gündeme gelmiştir. Kişisel ilgi ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurulmaksızın herkes için tek tip müfredatın uygulanmasının bugünün ihtiyaçlarına cevap vermediği vurgulanmakta modüler eğitime geçileceği söylenmektedir. Modüler eğitimle kişinin değişen şartlara göre kolayca şekil alabileceği bir eğitimden geçirilmesi planlanmaktadır. Bu eğitim süreci, diplomadan ziyade sürekli değişen şartların ihtiyacını karşılamaya yönelik sertifika programlarına dayanmakta, iş dünyasının değişken koşullarına bireyi önceden hazırlamak amaçlanmaktadır.

Görünen o ki tek bir dalda uzmanlaşmak, değişimin bile büyük bir değişim içinde olduğu geleceğin insan ihtiyacını karşılamamakta, farklı koşullara uyum sağlayabilen sertifika sahibi bireyler, iş dünyasının arzu ettiği çalışan profilini oluşturmaktadır. Bu insan tipini yetiştirecek olan eğitim sistemi de bu doğrultuda kendini yenilemektedir.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Eğitim Bilimleri
Okul Saldırılarının Medyada Temsili ve Şiddetin Dolaşımı

Eğitim Bilimleri02 Ekim 2026 08:40

Okul Saldırılarının Medyada Temsili ve Şiddetin Dolaşımı

ÇOCUKLAR, AİLELER VE KURUMSAL EBEVEYNLİK

Eğitim Bilimleri26 Eylül 2026 20:52

ÇOCUKLAR, AİLELER VE KURUMSAL EBEVEYNLİK

SIRADANLIĞIN KONFORUNDAN BAŞARININ BEDELİNE

Eğitim Bilimleri24 Eylül 2026 14:17

SIRADANLIĞIN KONFORUNDAN BAŞARININ BEDELİNE

PROF. DR. KÜRŞAD  YILMAZ İLE ELEŞTİREL EĞİTİM YÖNETİMİ YAZILARI KİTABI ÜZERİNE - 1

Eğitim Bilimleri17 Eylül 2026 22:21

PROF. DR. KÜRŞAD YILMAZ İLE ELEŞTİREL EĞİTİM YÖNETİMİ YAZILARI KİTABI ÜZERİNE - 1

ÖĞRETMENLERDEN MİLYON KERE TEŞEKKÜRLER, SAYIN VALİ

Eğitim Bilimleri16 Eylül 2026 23:26

ÖĞRETMENLERDEN MİLYON KERE TEŞEKKÜRLER, SAYIN VALİ

PISA 2025 Türkiye Sonuçlarının, Türk Eğitim Sistemi ve İlgililerine Söyledikleri

Eğitim Bilimleri15 Eylül 2026 16:01

PISA 2025 Türkiye Sonuçlarının, Türk Eğitim Sistemi ve İlgililerine Söyledikleri

YENİ BİR EĞİTİM YILI, YENİ BİR GELECEK

Eğitim Bilimleri15 Eylül 2026 09:44

YENİ BİR EĞİTİM YILI, YENİ BİR GELECEK

PISA 2025’in Sessiz Uyarısı: Çocuklar Düşünmeyi Devrediyor mu?

Eğitim Bilimleri14 Eylül 2026 14:01

PISA 2025’in Sessiz Uyarısı: Çocuklar Düşünmeyi Devrediyor mu?

Eylül Geldi Hoş Geldi

Eğitim Bilimleri10 Eylül 2026 09:23

Eylül Geldi Hoş Geldi

Yazı Dizisi - 3 Performans mı, Gelişim mi? Ölçtüğümüz Her Şey Gerçekten Gelişiyor mu?

Eğitim Bilimleri06 Eylül 2026 22:36

Yazı Dizisi - 3 Performans mı, Gelişim mi? Ölçtüğümüz Her Şey Gerçekten Gelişiyor mu?