
ÇOCUKLAR, AİLELER VE KURUMSAL EBEVEYNLİK
Doç. Dr. Davut ELMACI
Son zamanlarda çocukların karıştığı suç niteliği taşıyan olaylarda sorumluluğun kimde olduğu ile ilgili tartışmalar sıkça yaşanmakta, çocuğun ailesine de yaptırım uygulanması gerektiği düşünceleri yaygınlaşmaktadır.
Elbette, anne babaların çocuklarıyla ilgili bakım ve yetiştirme yükümlülüklerinin olduğu göz ardı edilemez. Ancak burada eğer anne babalar çocuklarıyla ilgili sorumluluklarını yerine getiremiyorlarsa çocuğun bakım ve yetiştirilme yükümlülüğünün kimde olacağı sorusu akla gelebilir. Bu soruya en genel haliyle “devlet” şeklinde yanıt vermek mümkündür.
Devletin tüm çocukların anne babası olduğu düşüncesinin Platon’un çocuk yetiştirmeyi devletin asli bir sorumluluğu ve kamusal bir mesele olarak gören anlayışına kadar uzun bir geçmişi vardır. Zamanla devletin ülkedeki tüm bakıma ve korunmaya ihtiyacı olanların ebeveyni (parens patriae) olduğu düşüncesi hukuk sistemleri içerisinde yerini almaya başlamıştır.
Gerek 1982 Anayasa’sında gerekse Türkiye’nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’de anne babalar çocuklarıyla ilgili yükümlülüklerini yerine getiremediklerinde devletin alması gereken tedbirler vurgulanır. Anayasa’nın başta 41. ve 61. maddeleri bakıma ve korunmaya ihtiyacı olan çocuklar için devletin her türlü tedbiri alması gerektiğini belirtmektedir. Çocuk Haklarına Dair Sözleme’nin 20. Maddesi de uygun bir aile ortamı sağlanamayan ve yeterli ebeveyn desteğinden yoksun çocuklara bakım sağlama konusunda devletlerin sorumluluğunu vurgulamakta ve böylece devlete bu çocuklar nezdinde fiilen ebeveynlik rolü yüklemektedir.
İşte bu düşünceler kapsamında son zamanlarda aileleri tarafından gerekli bakım yükümlülüğü yerine getirilemeyen çocuklar için “kurumsal ebeveynlik” (corporate parenting) kavramı ön plana çıkmaya başlamıştır. Kurumsal ebeveynlik, tıpkı normal bir ailenin kendi çocuğuna sağladığı destekler gibi özellikle ailesi dışında bakılan çocuklar için devletin ve ilgili kurumların ebeveynlik desteği sağlamasını ifade eden bir kavramdır. Bu bakış açısıyla aslında tüm çocuklar devletin ve toplumun çocuğudur, devlet de kendi çocuklarının en iyi şekilde yetiştirilmesi için he türlü tedbiri almalıdır. Devletin çocuklara sağladığı bu ebeveynlik desteği sadece görevliler aracılığıyla değil aynı zamanda gerçekleştirdiği yasal düzenlemeler ve politikalar aracılığıyla da olmaktadır.
Baştaki söylediğimize tekrar gelecek olursak, çocuklarla ilgili sorumlulukları yalnızca onların ailelerine yüklemek eksik bir yaklaşım olmaktadır; bu konuda devletin ve toplumun da sorumlulukları vardır. Bu nedenle tüm çocukların gerekli bakım ve yetiştirilme ortamlarına kavuşması için hem aile olarak hem toplum olarak hem de devlet olarak elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışmamız gerekmektedir.
Eğitim Bilimleri17 Eylül 2026 22:21
Eğitim Bilimleri15 Eylül 2026 16:01