
Doç.Dr. Temmuz GÖN?Ç, bilimi şöyle tanımlar " insanların doğal ve sosyal çevreyi tanıma, olaylar arasındaki olayları kavrama yolundaki sistemli çabaları ve bu çaba sonucunda elde ettikleri bilgi kümesidir."
M.Ö 500'lü yıllarda, Orta Çağ'da filozoflar sosyoloji ile Bilim arasındaki ilişkiyi "sosyoloji bilimlerin kraliçesidir." biçiminde belirtirler...
Felsefenin birden fazla tanımı yapılmaktadır. Sosyologların ve felsefe birimi ile haşır neşir olan bilim insanlarının ortak bir tanımı ise bilimin soramadığ soruları soran bir bilim dalıdır
İnsanların bir arada yaşamaya başlamasından sonra bir toplum içinde yaşamlarını sürdürmeye başlamışlardır. Toplumsal ilişkiler sosyolojinin araştırma konusuna girmiş,insanların diğer bireylerle ilişkileri incelenmiş, toplumu bir arada tutan hukuk kuralları ile bu ilişkilerin düzenlenmesi sağlanmıştır. Bu yönde;
---- Aristo insanlar arasındaki dostluk ilişkilerini,
---- Emile Durkheim dostluk ilişkilerini ,
---- K.Marx ve Engels sınıflar arasındaki istismar ilişkilerini hukuk temelinde anlatmışlardır.
(Gürkan 2005)
Toplumu düzenleyen kurallar arasında saydığımız hukuk en önemli kurallardan biridir . Bireyler arasındaki davranışları ve değişik ilişkileri düzenleyen hukuk kurallarıdır. Bir toplumda hukuk kurallarına ne kadar bağlı kalınırsa, o toplumda düzenli yaşam koşulları da o kadar artacaktır. Weber Montesquio gibi sosyologlar bir toplumsal sözleşmeden bahsetmişler, keza Hume da bunun gibi düşüncelerle hukuk ile toplumsal rızanin oluşturulabileceğinin altını çizmişlerdir.
Hukuk sosyolojisi işte bu ihtiyaç- lardan doğmuştur. Kimi sosyologlar hukuk sosyolojisinin 20 yüzyılda kurulduğu söyleseller de doktrinde Aristo'dan bu yana gelişen bir bilim olduğu kabul edilmektedir.(Gürkan, Doc. DR. Temmuz Gönç)
Hukuk sosyolojisi hukuk dilini oluşturur. Toplumsal rızanın, toplumun özgürlükleri hukuk sosyolojisinin çalışma alanlarıdır.
Gelişmiş ülkelerde hukuk sosyolo-jisine bağlı kalma tamdır.Bu ülkeler toplumsal yaşamın düzenliğini sağlama açısından gelişmekte olan ülkeler ve geri kalmış ülkelerden daha ileri bir yaşam seviyesine ulaşmışlardır.Ülkemizde ve benzer ülkelerde hukuk düzenine uygunluk dip seviyelerdedir. Hukuk kurallarının toplumsal rızaya uygunluğu tartışmalıdır.
Devlet ve toplumla ilgili sosyolojik gelişmeler, toplumda uygulanan kurallar devlet yapısını oluşturan yasalara uygun- luğu o toplumun gelişmişlik düzeyini gösterir. Keza üyesi olduğumuz uluslararası kurallara karşı keyfi davranış ve tutumlar devletin meşruiyetini sorgulamaktadır.
İlk çağlardan itibaren Aristo ve diğer filozoflar ile başlayan devlet yapısı ile toplumu oluşturan bireylerin mutluluğu, günümüz sosyologlarının da (modern sosyal birimcilerin) insanların mutluluğu için çalışmaları mikro ve makro düzeyde olduğu şüphesizdir. Ülkelerin ve ülkemizin mutluluğu ve gelişmişliği hukuk sosyolo- jisinin gösterdiği yolda ilerleme olacaktır.