Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Düşüncede İyileştirme Üzerine

Düşüncede İyileştirme Üzerine

Sosyal Bilimler 19 Eylül 2026 20:13 - Okunma sayısı: 34

Haydar Uzunyayla

Çorak düşünceler, katı idealizmin temelleri üzerinde yürür. Bu tür düşünce sistemlerinde, maddi gerçekliğe dayanmayan zihinsel kavramlar vardır. İdealar vardır, iksir-büyü vardır, kibir vardır, siyasi kabadayılık vardır. İlahi güçler vardır… Birileri, bir şeyleri putlaştırır, ona efsanevi anlamlar yüklenilir ve tapılır. Ve sistem tekçidir… Hayatın, sosyal döngülerin ve ilişkilerin büyük kısmı tek veya biricik olanın etrafında döner. Zaman, mekan, insan ve düşünceleri, tekçiliğin baskısı altındadır. Rol model mutlak otoritedir - ki bu modeli hayatın bütün pratiklerinde görebiliyoruz. Eğitim sistemimizin temel taşlarında bile katı idealizmin harcı vardır- Sözgelimi okullarımız, akademilerimiz, fizik-kimya-biyoloji gibi nesnel gerçekliğe dayanan materyalist ilkelerden daha fazla tarih ve din ağırlıklı kavramlarla şekillenmiştir. İdeolojik söylev ve hadisler merkeze konulmuştur. Böyle olunca da bir meyve sineğiyle veya bir patatesle ortak genler taşıdığımızı söylemek asla söz konusu olamaz. Biyolojik sistemimiz, evrimimiz, hatta tarım, su havzalarının oluşumu, ovalar, nehirler, hayatın doğal döngüsü ve daha başka şeyler, neden-sonuç ilişkisine dayalı maddi bir temelle ilişkilendirilemez… Kısacası koşullarımız neredeyse modern çiftliklerde yetiştirilen tavuklar veya eğitilmiş narkotik köpekleri ile aynı… Birileri ısrarla bizleri onlarla eşitlemek istiyor ve bunu başarıyorlar da... Bu durum ise nesilden nesile aktarılan bir kuraklığa neden oluyor. Düşünce yetimiz, zihnimiz bunalıyor, farklı yerlerde farklı gelişmeleri algılayamadan ileri derecede yorgun düşüyor. Ya da ne yapacağımızı, hangi yönü esas alacağımızı öğrenmeden boşluk içinde oyalanıp duruyoruz. (Çok acıdır ki bugünkü mevcut akademilerimiz bile protokol gösterileri sunmak dışında pek de önemli işlere imza atmış görünmüyorlar.)

******

Düşüncenin ana amacı, en temel düzeyde hayatı özgürleştirmektir. Hakkımızı, onurumuzu, seçme hakkımızı, neler olup bittiğini, görünmezi görmeyi ve daha başka şeyleri ancak düşünce gücümüzle kavrayabiliyoruz. Doğruyu-yanlışı, alternatif çözümler ortaya koymayı düşünmeye, düşünce üretmeye borçluyuz. Bu gelişmiş yetimiz bize özgü bir ayrıcalıktır. İnsanı, bir amaca ve sonuca yönlendiren bir iyiliktir. İnsanın insanileşme serüvenini

başlatan pahalı bir özelliktir ve bu konuda hiçbir şey, hiçbir makine, hiçbir yapay zeka unsuru insanla eşdeğer olamaz veya eşitlenemez. İnsan beyninin eşdeğeri veya ikizi veya eşiti yine insanın kendisidir. Kısacası hiçbir teknoloji insandaki düşünce üretme gücünün yerini alamaz.

Ancak tam bu noktada bir sorunumuz var: Nitelikli düşünme, nitelikli düşünce üretmek… Bütün çabamız, bizi üstün kılacak şeye, insanı övgüye değer kılacak kaliteye varmaktır ve kuşkusuz bunun kilit noktası ise maddi gerçekliğe dayanan ilkelerdir. Soruları çoğaltan materyalist formlara ihtiyacımız var.

Çorak düşüncelerin ilerleme yaratmadığı binlerce kez kanıtlanmıştır. Botoks düşüncelerle ilerleme sağlanamaz. Silikonlu uygulamalar, bir süre güzel görünmemizi sağlayabilir ama aynı zamanda uygulandığı yeri duyarsızlaştırır… Bundan dolayı nitelikli düşünce üretme konusunda binbir öğüde veya botoks uygulamalara gerek yok… Sadece günlük rutinler halinde, rahatsız edici sorular oluşturmak yeterlidir. Soru, düşünce üretmenin öncülüdür. .. Savaştan barışa, hırsızlıktan haydutluğa, devlet-yurttaş- aile ilişkilerine, ahlaka kadar doludizgin birçok şeytaniliğin yaşandığı bu kötü zamanda, insan olmaya koşmak önemlidir ve bunun yolu da katı idealizmin etrafında şekillenmiş, şişirilmiş, gösterişe ve boyun eğmeye dayanmayan kültürel dönüşümlerle başlar.

Dönüşümlere yatay müdahaleler iyileşmeyi hızlandırır…

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Sosyal Bilimler
Dijital Çağın Eşiğinde Varlık, Teknoloji ve Yapay Zekâ: Foucault, Rabinow ve Hubert Dreyfus Üzerine Eleştirel Notlar

Sosyal Bilimler10 Eylül 2026 22:21

Dijital Çağın Eşiğinde Varlık, Teknoloji ve Yapay Zekâ: Foucault, Rabinow ve Hubert Dreyfus Üzerine Eleştirel Notlar

Kadın Mücadelesinin Temel Dinamikleri-I

Sosyal Bilimler08 Eylül 2026 22:36

Kadın Mücadelesinin Temel Dinamikleri-I

Garabet… (Veya evet mi dediniz?)

Sosyal Bilimler06 Eylül 2026 16:07

Garabet… (Veya evet mi dediniz?)

ANADOLUDA KADIN

Sosyal Bilimler04 Eylül 2026 19:40

ANADOLUDA KADIN

Geleceği Tahmin Etmenin Etkili Yolu

Sosyal Bilimler31 Ağustos 2026 21:04

Geleceği Tahmin Etmenin Etkili Yolu

Yazı Dizisi – 2 Okullar Gerçekten Yönetilen Kurumlar mıdır, Yoksa Yaşayan Sistemler mi?

Sosyal Bilimler20 Ağustos 2026 14:20

Yazı Dizisi – 2 Okullar Gerçekten Yönetilen Kurumlar mıdır, Yoksa Yaşayan Sistemler mi?

Yapay Zekânın Stratejik Konumu ve Bu Konumun Felsefeye Etkisi

Sosyal Bilimler09 Ağustos 2026 19:59

Yapay Zekânın Stratejik Konumu ve Bu Konumun Felsefeye Etkisi

Yeni Nesil Sınıf Ayrımı

Sosyal Bilimler09 Ağustos 2026 14:10

Yeni Nesil Sınıf Ayrımı

CİNSEL DOKUNULMAZLIĞA KARŞI SUÇLAR

Sosyal Bilimler08 Ağustos 2026 01:40

CİNSEL DOKUNULMAZLIĞA KARŞI SUÇLAR

DÜŞEN DOĞUM ORANLARI VE UZUN SÜREN EĞİTİM YAŞANTISI İLİŞKİSİ

Sosyal Bilimler08 Ağustos 2026 01:28

DÜŞEN DOĞUM ORANLARI VE UZUN SÜREN EĞİTİM YAŞANTISI İLİŞKİSİ