
Türkiye’de ortaöğretime geçiş sistemleri, geçmişten günümüze OKS, SBS, TEOG ve nihayet 2018 yılından bu yana uygulanan LGS (Liselere Geçiş Sistemi) gibi farklı isimlerle karşımıza çıktı. Dönemler ve sınav biçimleri değişse de değişmeyen tek bir gerçek var: Bu sınavların temel amacı, belirlenen kısıtlı bir sürede, belirli sayıdaki nitelikli sorulara en fazla doğru yanıtı veren öğrencileri seçmektir.
Peki, bu yarışın sonunda ilan edilen sonuçlar kimleri gerçekten memnun ediyor? Öğrencilerimiz, ebeveynlerimiz, öğretmenlerimiz ve okullarımız bu sürecin ne kadar içinde ve sonuçtan ne ölçüde tatmin oluyor? Bu soruların cevabı, sınavı sadece bir "skor" olarak görmekten vazgeçip, onu sistemli bir "gelişim yolculuğu" olarak tasarlayabilmekte gizlidir.
LGS, sadece zekayı değil; çalışma disiplinini, psikolojik dayanıklılığı ve doğru stratejiyi ölçen uzun soluklu bir maratondur. Bu maratonda zirveye ulaşmak, rastgele çok soru çözmekle değil, profesyonel bir metodolojiyle mümkündür. Başarılı bir LGS süreci için 2027 yılında sınava girecek öğrenciler şu adımları bir yaşam alışkanlığı haline getirmesi gerekir:
Bireysel çabalar çok değerlidir ancak kitlesel ve sürdürülebilir başarılar asla tesadüf değildir. Başarı çıtası yüksek okulları incelediğimizde karşımıza çıkan en net tablo, öğretmenlerin bireysel birer aktör olarak değil, tam bir ekip ruhu ile hareket etmeleridir.
Gerçek başarı;
Sevgili Gençler, LGS, eğitim hayatınızın erken dönemlerindeki önemli ve ciddi duraklarından biridir; ancak unutmayınız ki bu sınav geleceğinizi, potansiyelinizi ve hayattaki değerinizi tek başına belirleyen bir ölçüt değildir. Gerçek ve kalıcı başarı; hayat boyu öğrenmeyi bir kültür haline getirmek, emek vermek, pes etmeden mücadele etmek ve her gün kendinizi bir adım daha geliştirmektir. Sizler her halinizle çok değerlisiniz.
Saygılarımla,
Kadir BAYŞU
Eğitim Yönetimi Uzmanı
Sosyoloji18 Ağustos 2026
Eğitim Bilimleri17 Ağustos 2026