Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Üçgenin İçinde Bir Hayat: Suriyeli Kadınların Sessiz Mücadelesi

Üçgenin İçinde Bir Hayat: Suriyeli Kadınların Sessiz Mücadelesi

Sosyal Bilimler 07 Temmuz 2026 01:20 - Okunma sayısı: 355

Dr. Cahide GÖĞÜSDERE

Üçgenin İçinde Bir Hayat: Suriyeli Kadınların Sessiz Mücadelesi

.

Dr. Cahide GÖĞÜSDERE

.

Suriye’de 2011 yılında başlayan iç savaş, milyonlarca insanı zorunlu göçe sürüklemiş; Türkiye ise en fazla Suriyeliye ev sahipliği yapan ülkelerden biri olmuştur. Bu nüfusun yaklaşık yarısını kadınlar oluşturmaktadır. Ancak Suriyeli kadınların deneyimi yalnızca göç olgusuyla açıklanamaz. Göç, istihdam ve şiddet birbirini besleyen üç temel dinamik olarak kadınların yaşamını şekillendirmektedir.

.

Suriyeli kadınlar göç sürecinde dil engeli, barınma sorunu, sağlık ve eğitim hizmetlerine erişimde güçlük, ekonomik yoksulluk ve sosyal dışlanma gibi çok boyutlu sorunlarla karşılaşmaktadır. Ataerkil toplumsal yapı ve bakım sorumlulukları bu kırılganlığı daha da artırmaktadır. Göçün kadınlaşması olgusu, kadınların göç sürecindeki görünürlüğünü artırırken aynı zamanda toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılığı da daha görünür hâle getirmektedir.

.

Neden Önemli?

Türkiye, geçici koruma altındaki milyonlarca Suriyeliye ev sahipliği yapmaktadır. Bu nüfusun önemli bir bölümünü kadınlar oluşturmaktadır. Zorunlu göç, kadınların ekonomik, sosyal ve hukuki kırılganlıklarını derinleştirmektedir.

.

Göç–İstihdam–Şiddet Üçgeni

Göç, kadınları ekonomik baskı altında çalışmaya yöneltmektedir. Güvencesiz istihdam sömürü ve şiddet riskini artırırken; şiddet kadınların sosyal uyumunu ve ekonomik bağımsızlığını zayıflatarak eşitsizlikleri yeniden üretmektedir. Bu üç alan birbirini besleyen döngüsel bir yapı oluşturmaktadır.

.

Şekil1: Göç- İstihdam-Şiddet Üçgeni ve Toplumsal Cinsiyete Dayalı Ayrımcılık

Göç sonrasında kadınlar çoğunlukla kayıt dışı, düşük ücretli ve güvencesiz işlerde çalışmaktadır. Tarım, tekstil ve hizmet sektörlerinde yoğunlaşan bu istihdam biçimi uzun çalışma saatleri, düşük ücret, sosyal güvence eksikliği ve ayrımcılık riskini beraberinde getirmektedir. Çalışma yaşamında cinsel taciz, ücretlerin ödenmemesi ve çalışma iznine ilişkin sorunlar kadınların ekonomik güçlenmesini sınırlandırmaktadır.

.

Şiddet, göç deneyiminin en ağır sonuçlarından biridir. Erken yaşta evlilik, çok eşlilik, insan ticareti, cinsel istismar, aile içi şiddet ve nefret söylemleri kadınların güvenliğini tehdit etmektedir. Bu nedenle göç, istihdam ve şiddet doğrusal değil; birbirini sürekli besleyen döngüsel bir yapı oluşturmaktadır.

.

Bu üçgenin merkezinde toplumsal cinsiyete dayalı ayrımcılık yer almaktadır. Göç ekonomik zorunlulukları artırırken, güvencesiz istihdam kadınları şiddete daha açık hâle getirmekte; şiddet ise kadınların sosyal uyumunu ve ekonomik bağımsızlığını zayıflatarak ayrımcılığı yeniden üretmektedir.

.

2026 yılı Verileri Ne Diyor?

  • Yaklaşık 3,2 milyon geçici koruma altındaki Suriyeli.(Göç İdaresi Başkanlığı, 2026)
    • Yaklaşık %48'i kadın. (Göç İdaresi Başkanlığı, 2026)
    • Suriyeli kadınların önemli bölümü (%74) kayıt dışı çalışmaktadır.(ILO;2024)
    • Şiddet riski yüksek (%60) düzeydedir. (UN Women, 2024)

.

Ne Yapılmalı?


Bu döngünün kırılması için kayıtlı istihdamın yaygınlaştırılması, çalışma izinlerinin kolaylaştırılması, ücretsiz çocuk bakım hizmetleri, dil ve meslek kurslarının artırılması, kadınların hukuki hakları konusunda bilgilendirilmesi ve şiddet mağdurlarına yönelik koruyucu mekanizmaların güçlendirilmesi gerekmektedir. Suriyeli kadınların güçlenmesi yalnızca bireysel refah açısından değil, toplumsal uyum ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin güçlenmesi açısından da kritik öneme sahiptir.

.

Kaynak

Göğüsdere, C. (2023) .Toplumsal Cinsiyete Dayalı Ayrımcılık: Türkiye’de Suriyeli Kadınlar Özelinde Bir İrdeleme. Tam metin. 2-5 Kasım 2023, Akdeniz 10 Uluslar arası Sosyal Bilimler Kongresi, Girne-Kıbrıs. ISBN: 978-625-6830-46-2 https://www.akdenizkongresi.org/_files/ugd/797a84_f46d75f346654ff98a0f56957b7fe2d2.pdf

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Sosyal Bilimler
Düşüncede İyileştirme Üzerine

Sosyal Bilimler19 Eylül 2026 20:13

Düşüncede İyileştirme Üzerine

Dijital Çağın Eşiğinde Varlık, Teknoloji ve Yapay Zekâ: Foucault, Rabinow ve Hubert Dreyfus Üzerine Eleştirel Notlar

Sosyal Bilimler10 Eylül 2026 22:21

Dijital Çağın Eşiğinde Varlık, Teknoloji ve Yapay Zekâ: Foucault, Rabinow ve Hubert Dreyfus Üzerine Eleştirel Notlar

Kadın Mücadelesinin Temel Dinamikleri-I

Sosyal Bilimler08 Eylül 2026 22:36

Kadın Mücadelesinin Temel Dinamikleri-I

Garabet… (Veya evet mi dediniz?)

Sosyal Bilimler06 Eylül 2026 16:07

Garabet… (Veya evet mi dediniz?)

ANADOLUDA KADIN

Sosyal Bilimler04 Eylül 2026 19:40

ANADOLUDA KADIN

Geleceği Tahmin Etmenin Etkili Yolu

Sosyal Bilimler31 Ağustos 2026 21:04

Geleceği Tahmin Etmenin Etkili Yolu

Yazı Dizisi – 2 Okullar Gerçekten Yönetilen Kurumlar mıdır, Yoksa Yaşayan Sistemler mi?

Sosyal Bilimler20 Ağustos 2026 14:20

Yazı Dizisi – 2 Okullar Gerçekten Yönetilen Kurumlar mıdır, Yoksa Yaşayan Sistemler mi?

Yapay Zekânın Stratejik Konumu ve Bu Konumun Felsefeye Etkisi

Sosyal Bilimler09 Ağustos 2026 19:59

Yapay Zekânın Stratejik Konumu ve Bu Konumun Felsefeye Etkisi

Yeni Nesil Sınıf Ayrımı

Sosyal Bilimler09 Ağustos 2026 14:10

Yeni Nesil Sınıf Ayrımı

CİNSEL DOKUNULMAZLIĞA KARŞI SUÇLAR

Sosyal Bilimler08 Ağustos 2026 01:40

CİNSEL DOKUNULMAZLIĞA KARŞI SUÇLAR