ANLIK DAVRANIŞ ANINDAKİ İNSAN DURUMU

Fikir Yazıları - Prof. Dr. Yaşar Bilge

ANLIK DAVRANIŞ ANINDAKİ İNSAN DURUMU

Prof. Dr. Yaşar Bilge Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp

Anabilim Dalı

AMAÇ: Şimdi burada yaşarken “keşke” li cümleler sık kullanırız.

Bunun gerekçelerini şimdi burada ’ya göre açıklamak için

yazmaktayım.

1.Anlık deneyimin niteliği: Ortak üretilen, geleneksel olarak nesiller

arası aktarılan ortak anlam süreklilik oluşturmamızı sağlar. Bu durum

anın gerektirdiği koşullardan değildir. İkincil özelliği nedeniyle

sonradan eklentidir. İnsanlar artık ortak bir gerçekliği sıklıkla

paylaşmaz. Bireysel ve izole deneyimler hakim olur. Deneyim

parçalanır, artık bütünlükten yoksundur. Bu durumun yararı yeniden

doğuşluluk kavramı olan umut veren özgün bir değerlendirmedir.

Yeni Bir Başlangıç yapma yeteneğinde etkilidir.

Amaç biyolojik döngüye emekle bağlanır. İş kalıcı nesneler üretmeyle

geliştirilir. Anlık olayın kolaylaştırdığı önyargıları yenmede

düşünerek süreç geliştirmek yararlı olabilir.

  1. Yönelim tepkisi: İnsan anın verdiği otomatik, reaktif ve hızlı

düşünceli tepkileri vardır. Bu bazen kişilerde refleksifveya dürtüseldir.

Dünyanın krizlerine karşı yabancılaşma yönelimin zayıflanması

zamanın düzleşmesi dikkatin dağılması tarzında yönelim tepkileri

gözlenir.

3.Dikkat dağılır manasında düşünce: Yargılama ve eylem yoğun ve

sürekli dikkatle elde edilir. İnsan sürekli olarak uyarılır. Tüketim

malları ve eğlence bombardımanına maruz kalır. Bu yüzden dikkati

sürekli yeni nesnelere kayar, odaklanamaz, tatmin olma özelliği

azalır, dikkat yoğunlaşması azalır. Yargılama krizine girebilir. İnsan

kötülüğün sıradan bir faili olur. Linç oluşturmada etkilidir. Eylem

kaybolmuş anlam yitikliği söz konusudur. Düşünme kavramı

basamaksız anın getirdiği konfor ve koşullara tabi olup adaptifdir.

4.Düşünmenin sonuçsuzluğu pratik bir amaç sağlamaz. Performans

gereği hızlı kararda anlık durumsal değerler öne çıkar. Araç amacın

önündedir. Bazı kişilerin durumunda şaşkınlık, durakalma, savaşma

veya kaçmaya yol açar. Somut bir ürün vermeyen düşünce eğilimi

karar ve üretimle doğrudan sonuçlanmayacağı anlamındadır.

Rasyonalite anın getirdiği koşullar veya anlık kurallar değildir. Aksine

planlanmış davranış kuralları olmalıdır. Düşünme pratik dünyanın

araçsal aklına teslim olmamalıdır.

  1. Insan var oluşunun en temel koşullardan biri de insan düşüncesinde

çoğulluk kavramıdır. Çoğunluk birçok insan olması anlamında olan

sayısal çeşitlilik değildir. Ontolojik bir varlık olanın çoğunluğudur.

Buna göre eşitlik farklılık temelinde değerlendirilir. Çoğulluk

insanların aynı değil ama hak ve uygulamada eşit oldukları her

birinden her birinin benzersiz bir varlık olarak ortaya çıktığı özgürlük

koşuludur. Politik temellidir. İnsanlığın korunması gereken en değerli

özelliğidir.

6.Kamusal alan insanın görünür ve duyulur olduğu yerdir söz ve

eylemle bir araya geldiği alanda fiziksel olarak varlığını sürdürür

çoğunluk sayesinde kamusal alan mümkündür özgürlüğün

gerçekleştiği yerdir ortak Dünya insanları birleştiren bir alandır

Böylelikle dünya nesne kurum yasa anı hikaye ile dolar ve nesiller

arasında süreklilik sağlanır kamusal alan olmadan ortak dünya çöker

insanlar birbirinden kopar.

SONUÇ: Şimdi burada davranma sezgisel, hızlı karar verme ile ilgili

haller kazadan korunmayla veya önlemeyle alakalı olabilir. Diğer

durumlarda toplumsal ve kurumsal değer sistemlerine ait ilkeli ve

amaçlı davranış için yavaş düşünme yapılabilir. Ne dersiniz?