CANIM ÖĞRETMENİM

Edebiyat - İrfan DOĞAN

CANIM ÖĞRETMENİM

Bir çiçek gördü çocuk, okuldan eve dönerken. Yemyeşil otların arasından, başını gökyüzüne doğru uzatmış. Narin, gururlu bir çiçek. Eğildi, dizlerini toprağa yasladı. Konuştu, çiçeği ürkütmeden, fısıldayarak:

— Benim bir öğretmenim var biliyor musun? Tıpkı senin gibi. Onu görmediğim zaman hep burnumda tüter. Tanıştığım tüm çiçekler biraz ona benzer.

Çocuk eve vardı, üzerini değişti. Yemeğini yedi. Kitaplıktan bir kitap seçti. Pencerenin kenarına yerleşti. Önce biraz gökyüzünü izledi. Sonra kitabın kapağına bir bebeğin saçlarını okşar gibi dokundu. Ardından fısıldayarak konuştu:

— Benim bir öğretmenim var biliyor musun? Tıpkı senin gibi. Bilgiler öğretir, dünyayı keşfe çıkartır gözleri.

Akşam yemeği vakti yaklaşmıştı. Çocuk, bakkaldan ekmek almaya giderken bir gökkuşağı gördü. Renklerin birbirine karıştığı bu muhteşem manzara, ona öğretmeninin renkli kişiliğini hatırlattı. Gülümseyerek sordu:

— Benim bir öğretmenim var biliyor musun? Tıpkı senin gibi. Etrafına neşe saçıyor.

Sonraki gün tatildi. Çocuk, bahçedeki çiçekleri sularken bir kelebeğin dansına şahit oldu. Kelebek, nazikçe ve dikkatle çiçeklerin etrafında dolaşıyordu. Çocuk, kelebeğin hareketlerini izlerken ona seslendi:

— Benim bir öğretmenim var biliyor musun? Tıpkı senin gibi. Kanatları yok, ama o da hayatımıza renk katıyor. Gülüşü narin, kanatların gibi.

Çocuk, parkta oyun oynarken bir grup kuşun gökyüzünde süzüldüğünü fark etti. Kuşların özgürce kanat çırpışını seyretti. Gözlerini gökyüzüne dikip iç çekti:

—Benim bir öğretmenim var biliyor musunuz? Tıpkı sizin gibi. Onun sayesinde özgürce düşünebiliyorum.

Ertesi sabah erkenden uyanan çocuk, güneşin doğuşunu izlemek için pencereye koştu. Güneşin ilk ışıkları yavaşça doğayı aydınlatırken, gözlerini güneşin parıltısından ayırmadan mırıldandı:

—Benim bir öğretmenim var biliyor musun? Tıpkı senin gibi. Işığı hep yolumu aydınlatıyor.

Öğleden sonra dedesiyle yürüyüşe çıktılar. Çocuk, deniz kenarında yürürken dalgaların sahile vurduğunu izledi. Dalgaların ritmik hareketi, ona öğretmenini hatırlattı. Ayaklarını denize daldırıp düşüncelere daldı:

— Benim bir öğretmenim var biliyor musun? Tıpkı senin gibi sabırlı.

Çocuk, ormanlık alandan geçerken bir ağacın gövdesine tırmanan sarmaşıkları fark etti. Sarmaşıkların ağaca sarılması, ona birini hatırlattı. Çocuk ağaca fısıldadı:

— Benim bir öğretmenim var biliyor musun? Tıpkı senin gibi. Beni hep sarıp sarmaladı ve büyümeme yardımcı oldu.

Çocuk, gece serinleyen havada bahçede otururken gökyüzünde parlayan yıldızları seyretti. Yıldızların parlaklığı, öğretmeninin ona verdiği bilgilerin ışığını anımsattı. Gözlerini yıldızlardan ayırmadan fısıldadı:

— Benim bir öğretmenim var biliyor musunuz? Tıpkı sizin gibi. Bana hep doğru yolu gösterir, hiç yorulmaz.

Sonra, bir gün çocuk derste parmağını kaldırdı. Öğretmeni sıcacık gülümserken, yüksek sesle bağırdı:

— Öğretmenim, iyi ki varsın. Çok seviyorum seni.

İrfan DOĞAN