Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Çürümenin Resmi

Çürümenin Resmi

Sosyoloji 30 Nisan 2020 14:56 - Okunma sayısı: 2.067

Zafer İNCEBACAK Yazdı

Neoliberal/postmodern sistem insanı bozmakta, kendine, topluma ve doğaya yabancılaştırmaktadır. Çünkü tüketim budalası kitle ancak bu şekilde yaratılabilir.

Postmodernizm insanın doğanın, evrenin bilinmezliklerini araştırmasını beyhude bir çaba olarak görür. Her şey göreli olduğuna göre hakikat bilinemez! O hâlde gerçeğin peşinden koşmak gereksiz. Dün ile ilgili bildiklerimizin hepsi ve geleceğe yönelik tasarımlarımız birer varsayımdan ibaret! İşte bu bakış bireyi tarihten, toplumdan, toplumsal ilke ve normlardan koparmaktadır. Toplumdan ve tarihten kopan birey yalnızlaşmakta ve kimlik bunalımına düşmektedir.

Kimlik bunalımı yaşayan birey ilkel dürtü ve hazlarının kölesi olmakta ve anın tadını çıkarmaktadır. Kalabalıklar içinde yalnızlaşan, bencilleşen bireye sistem büyük AVM'lerde tüketim ortamı sunmaktadır. Harca harcayabildiğin kadar! Bu yalnız ve kimliksiz insan AVM'lere müşteri, tarikatlara mürit, uyuşturucu bağımlısı, sapık olmakta veya farklı cinsel eğilimlere meyletmektedir. Bunlar çürümüş düzenin bozuk insanıdır.

Sistem bunlara karşı tedavi olarak değerler eğitimi altında dini sunmaktadır. Oysa esas sorun bireylerin üretime katılması ve insan aklının yüceltilmesindedir. Üreten insan akılcılaşır ve doğayı, kendisini tanıma, hakikati arama çabasına meyleder. Toplumu tedavi etmenin, bireyi sapkınlıktan, toplumu kimliksizlikten kurtarmanın yolu çılgınca tüketme yerine topluca üretime katmaktan geçmektedir. Bunu başarabilirsek kamuoyuna yansıyan türlü sapkınlıkların önüne geçebiliriz.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Sosyoloji
Biyolojik Determinizmin Ötesinde Bir Ortaklık: “Ich bin dein Mensch” ve Yapaylığın Sosyolojik Sınırları

Sosyoloji15 Şubat 2026 16:46

Biyolojik Determinizmin Ötesinde Bir Ortaklık: “Ich bin dein Mensch” ve Yapaylığın Sosyolojik Sınırları

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği 13 ( Ekofeminizm: Toprak Ana’nın Kutsal Yoldaşı Kadınlar )

Sosyoloji05 Şubat 2026 17:51

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği 13 ( Ekofeminizm: Toprak Ana’nın Kutsal Yoldaşı Kadınlar )

Ayıp, Günah ve Hukuk: Türkiye’de Skandalların Siyasal İşlevi

Sosyoloji15 Ocak 2026 23:02

Ayıp, Günah ve Hukuk: Türkiye’de Skandalların Siyasal İşlevi

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 12

Sosyoloji08 Ocak 2026 07:06

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 12

Sessizliğin Kırıldığı Yer: Epistemik Bir Direniş Olarak Dijital İfşa

Sosyoloji15 Aralık 2025 20:46

Sessizliğin Kırıldığı Yer: Epistemik Bir Direniş Olarak Dijital İfşa

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 11

Sosyoloji05 Aralık 2025 06:37

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 11

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 10

Sosyoloji05 Kasım 2025 11:21

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 10

İltifat ve Eleştirinin Psikolojik Dinamikleri İnsanın Savunmasız Gücü

Sosyoloji24 Ekim 2025 02:37

İltifat ve Eleştirinin Psikolojik Dinamikleri İnsanın Savunmasız Gücü

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 9

Sosyoloji09 Ekim 2025 21:35

TOPLUMSAL CİNSİYET EŞİTSİZLİĞİ 9

Gılgamış Destanı’nda Toplumsal Cinsiyetin İnşası: Dostluk, Ölüm ve Öte Dünya Üzerine Feminist Bir Okuma - II

Sosyoloji07 Ekim 2025 18:22

Gılgamış Destanı’nda Toplumsal Cinsiyetin İnşası: Dostluk, Ölüm ve Öte Dünya Üzerine Feminist Bir Okuma - II