Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
OLUMLU PSİKOLOJİ VE BAŞARI

OLUMLU PSİKOLOJİ VE BAŞARI

Psikoloji-Sosyal Psikoloji 06 Eylül 2026 10:34 - Okunma sayısı: 154

Dr. M. Zeki İLGAR

Merhaba Değerli Okurlar

Atalarımızın “her gönülde bir aslan yatar” sözüyle hayatta başarılı bir birey olmanın aslında insan olmakla alakalı olduğunu ifade etmeleri konusunun ülkemizde yeterince tartışılmadığı görülmektedir. Başarı odaklı bir toplum olduğumuz halde başarı ve çağı yakalama konusunda neden başarısız olduğumuzu da tartışmaktan kaçınıyoruz. Bu makalede konu olumlu psikoloji açısından irdelenmiştir.

1.1.Başarı Kavramı

Doğan’ a (2004) göre başarı kavramı “yalnızca insana özgü olan doğal bir duygu ve yetenektir”. Başarı kelimesi hemen herkesin üzerinde konuştuğu fakat pek az kişinin sorguladığı tanımlanması ve anlatılması güç olan bir kavramdır.

Olumlu psikolojide başarı; yalnızca dışsal hedeflere ulaşmak değil, kişinin kendisinin güçlü yönlerini keşfetmesi, anlamlı bir hayat sürmesi ve zorluklar karşısında esnek davranabilmesidir. Mutluluk ve başarının birbirini beslediği konusu genel kabul görmektedir. Yani kişinin motive olmak için başarıyı beklemekten ziyade, olumlu bir ruh haliyle süreci daha iyi yönetmesi temel alınmaktadır (açıkbeyin.com).

Öncelikle insanların daha az olumsuz duygular yaşamalarını sağlamak veya insanlara mutlu olmayı öğretmekle işe başlamalıyız. Çünkü başarının ön koşulu öncelikle toplumu oluşturan bireylerin psikolojik dayanıklılığının sağlanmasıdır. Bunun için devletin toplumsal refah düzeyini yükseltecek şekilde yönetilmesi gerekir. Aksi takdirde alt tabakanın ezildiği bir ülkede toplumsal barış ve huzur olamaz. Mutlu olmayan bireylerin başarılı olmaları olanaksızdır.

1.2.Başarı İhtiyacı

Başarı ihtiyacı; kişinin hedeflerini gerçekleştirme ve başarıya ulaşma isteğini ifade eden psikolojik bir yapıdır. Özellikle rekabet ya da kazanma odaklı görev ve etkinliklerde kişileri, başarılı olmaya iten güçlü bir psikolojik motivasyon aracı olarak da görülebilir. Başarı ihtiyacı kuramı, başarı ihtiyacının altında yatan psikolojik süreçleri açıklamaya çalışan özel bir kuramdır. Bu kurama göre başarı ihtiyacı sağlıklı ve olumlu bir motivasyon kaynağı olarak kabul edilir. İhtiyaç kişisel gelişmeye yardımcı olabilir ve hayatta ulaşılacak bir amaç ve doyum duygusuna katkıda bulunabilir. Ancak, başarma ihtiyacı etkili bir şekilde yönetilmediği takdirde strese ve tükenmişliğe de yol açabilmektedir.

Bu nedenle kişilerin, başarı hedefleri ile genel refah düzeyleri ve kapasiteleri arasında bir denge bulmaya çalışmaları önemlidir. Kapasitesinin üzerinde bir başarı hedeflemek kişide hayal kırıklığı yaratabilir. Kapasitesinin çok altında bir başarı hedefleyenler de doyum sağlayamazlar.

Başarıyı etkileyen faktörlerin en başında zeka, kalıtım, eğitim ile sosyal çevre gelmektedir. Burada sıralanan birincil faktörlerden sonra eğitsel tercihler, ailenin eğitim düzeyi ve kariyeri ikincil faktörler olarak görülmektedir. Son yıllarda başarının arka planını oluşturan sosyo-kültürel faktörlerin neler olduğu ve etkileri konusu tartışılmaktadır. “Başarı ihtiyacı bireyden bireye değiştiği gibi toplumdan topluma da değişim göstermektedir. Buna göre, ülkeler, dinsel cemaatler, etnik gruplar, toplumsal sınıflar yanında tarihsel dönemler, başarı güdüsünün (motivasyonun) farklı örneklerine sahiptir”(Rocher,1968; akt. Özkan ve Gündüz, 2008).

Bireylerde başarı güdüsünün derecesi farklı durumları da birlikte ortaya çıkarmaktadır. “Yüksek başarı güdüsüne sahip olan bireylerin; yüksek oranda sorumluluk almak isteyecekleri ve aldıkları bu sorumluluğun üstesinden gelecekleri ifade edilmektedir. Bu bireyler orta derecede tehlikeli işlere girişebilecek, kendileri için orta güçlükte, gerçekçi hedefler belirleyebilecek ve hedeflerine ulaşmak için geniş kapsamlı planlar hazırlayabileceklerdir. Davranışlarının sonuçlarıyla alakalı somut, ölçülebilir geribildirim isteyebilecek ve başarı taleplerinin engellenemeyeceği sağlıklı bir iş ortamını arayacaklardır”(Onaran, 1981). Yüksek başarı güdüsüne sahip olan bireyler özellikle başarı taleplerinin engellenmemesi konusunda ellerinden gelen her türlü gayreti gösterme eğiliminde olacaklardır (Özkan ve Gündüz, 2008).

Başarı ihtiyacının karşılanmasında bireyin azim ve kararlılığının önemli bir rolü vardır. Bireyin başarı için sahip olması gereken nitelikler arasında azim ve kararlılık öncelikli bir niteliktir. Azim ve kararlılık, kişinin hedefine ulaşmasında etkili olan en önemli itici güçlerden biridir. Azim, karşılaşılan güçlüklere rağmen pes etmeden çalışma arzusu; kararlılık ise bu yolda verilmiş olan kararlara sadık kalma gücü olarak görülmektedir. Bunlar birbirini etkilemekte ve birlikte, başarının anahtarı olarak kabul edilmektedirler.

1.3.Azim ve Kararlılık

Azim ve kararlılık öz-güveni artırıcı bir etkiye sahiptir: Azimle çalışan ve kararlılıkla hedeflerine ulaşabilen çocuklar, başarılı oldukça kendilerine güven duygusu kazanır. Kişinin kendi çabasıyla başarı elde etmesinin verdiği doyum ve mutluluk özgüveninin gelişmesini sağlar.

Azim ve Kararlılık bireye engelleri aşmayı öğretmektedir. Başarı yolculuğunda olan her birey çeşitli zorluklarla karşılaşır. Bu zorluklar, kişinin hem bedensel hem de bilişsel olarak güçlenmesine katkı sağlar. Kararlılık, bireye karşılaştığı engelleri aşma ve hedefine doğru ilerlemek için ihtiyaç duyduğu gücü kazandırır.

Azim ve kararlılık kişinin hedef odaklı olmasına zemin oluşturur. Azim ve kararlılık, kişinin bir hedef belirleyip ona ulaşmaya çalışmasını sağlar. Bu durum, ileride akademik ve iş hayatında da bireyi hedeflerine sadık olma bilincine ulaştırır.

Başarının anahtarı olarak azim ve kararlılığın iyi anlaşılması için bu kavramların arkalarında yatan temel dinamiklerin iyi anlaşılması gerekmektedir. Bu dinamikler zorlukları aşma çabası, devamlılık ve motivasyondur. Bunlar birbirlerini karşılıklı olarak etkileyerek birlikte toplam etki üretmektedirler.

Zorlukları aşma çabasının temeli olan azim, kişinin engellerden korkmak yerine onları aşma konusundaki kararlılığını ifade eder. Zorlukları aşma çabası, kişinin konfor alanından çıkıp potansiyelini ortaya çıkarmaya zorlayan itici güç olması yanında kişisel gelişiminin ve direncinin de temel taşıdır. Kişinin attığı stratejik adımlar, planlama ve esnek bakış yanında bu engelleri aşma çabası zorlukları öğretici birer deneyime dönüştürmektedir.

Zorluklarla başa çıkma konusunda yapılacakları şöyle sıralayabilir;

a)Olumlu düşünmeye çalışmak,

b)Esnek olmak,

c)Somut stratejiler geliştirmek,

d)Duygusal farkındalık geliştirmek,

e)Mücadeleyi öğrenme süreci olarak görmek,

f)Hedefe adım adım yürümek,

g)Sosyal destek bulmaya çalışmak,

h)Kendine iyi bakmak,

ı)Kararlı olmak.

Devamlılık, kişinin inandığı yolda istikrarlı adımlar atmasını sağlar. Zorlukları aşma konusunda devamlılık sağlamak için, büyük hedefleri yönetilebilir ufak parçalara bölmek, sürdürülebilir günlük rutinler oluşturmak ve esnek bir bakış açısı geliştirmekle mümkündür. Bu sayede bilişssel direnç artar, krizler kalıcı birer avantaja dönüştürülebilir ve motivasyon korunmuş olur. Devamlılık aynı zamanda sebat göstermeyi de gerektirmektedir. Başarılı olmak için uzun sürelerle çalışmak, gününü önemli bir kısmını çalışmaya ayırmak gerekmektedir.

1.4.Başarı ve Motivasyon

Kişilerin başarı ve mutluluk düzeyleriyle alakalı olan etkenlerden birisi de motivasyondur. Kişinin engelleri ve zorlukları aşma konusunda azim ve kararlılık göstermesi, engeller ve zorluklar karşısında yılmaması ve bu yolla amacına ulaşıp mutlu olabilmesi açısından içsel anlamda motive olması önemlidir. Bu açıdan motivasyon kavramı azim ve kararlılığı etkileyen temel faktörlerden biri haline gelmektedir (Yıldız ve Kardaş, 2021).

Motivasyon kişilerin önceden belirlemiş oldukları hedefe varmak üzere kendi istekleriyle hareket etmelerini sağlayan süreçtir (Ünsar ve diğ., 2010). Başarı motivasyonunun, bireyden bireye ya da toplumdan topluma farklılık gösterebileceği ifade edilmektedir. Motivasyonun, tek başına başarıyla ilgili olan davranışlara ilişkin belirli yönde bir etkisi yoktur. Kişinin inançları, başarıya ilişkin hedeflerini şekillendiren önemli bir etmendir (Alparslan ve diğ., 2017). Başarı motivasyonu (güdü) ise “ bir işi mükemmel olarak başarma, ustaca yapma, engellerin üstesinden gelme, başkalarından daha iyi yapma” olarak tanımlanmaktadır (Özgün ve diğ., 2017).

Motivasyon, kişinin içsel inancını canlı tutar ve pes etmesini engellemeye yarar. Kişinin engelleri ve zorlukları aşma azim ve kararlılığı göstermesi, karşılaştığı engeller karşısında yılgınlık yaşamaması ve bu yolla amaçlarına ulaşıp mutlu olabilmesi açısından içsel olarak motive olması önemlidir. Bu boyutuyla motivasyon kavramı azim ve kararlılığı etkileyen faktörlerden biridir. Motivasyon, günümüzde yaygın olarak öz-belirleme kuramı çerçevesinde ele alınmaktadır. Öz-belirleme kuramının çalışma alanı, insanların doğal gelişim eğilimlerinin, motivasyonlarının ve kişilik bütünlüklerinin temelini oluşturan psikolojik ihtiyaçları yanında bu ihtiyaçların doyumunu kolaylaştıran durumları ele almaktır (Ryan & Deci, 2000).

Buna göre içsel motivasyon, kendisi için bir etkinlikle ilgilenmeyi, o etkinliğe ilgi duymayı, etkinliğin sonunda haz ve doyum sağlamayı ifade etmektedir. Kaygıyla baş etme, merak, risk alma benzeri kişisel faktörler, bireysel hedefler, duygusal durum ve bilinç düzeyi, ihtiyaçlar, biyolojik ve psikolojik dürtüler, kendine saygı, kendini tanıma, kendine güven, öz yeterlik ve yaşantılar, beklentiler, başarı ve başarısızlık tanımları ve bireysel değerler, içsel motivasyon kaynakları olarak ele alınmaktadır (Ulusoy, 2004).

Dışsal motivasyon ise kişinin bir işin sonunda belirli kazanımlara ulaşmasına, bir yandan ödül ve pekiştireç almasına, öte yandan cezadan uzaklaşması çabasına ilişkin gerçekleşen bir motivasyon türüdür. Diğer bir deyişle kişinin içten gelen istekle değil, kendi dışından gelen bir cezadan kaçınmak veya bir ödüle ulaşmak amacıyla gösterdiği davranışları yönlendirir (Deci & Ryan, 2008).

1.5.Azim ve Kararlılık Eğitimi

Azim ve karalılığı öğretmek için bireylere aile ortamında çocukluktan itibaren küçük ve ulaşılabilir hedefler belirleyip bu hedeflere ulaştıkça yeni hedefler oluşturup azim duygularını geliştirmek gerekir. Böylece çocuklar, küçük başarıların büyük hedeflere ulaşma konusunda nasıl bir motivasyon kaynağı olduğunu öğrenmiş olurlar.

Başarıya ulaşmış ünlü kişilerin, kariyerlerinde karşılaştıkları zorluklar ile mücadeleleri hakkında öykülerini çocuklara okutarak, izleterek veya dinleterek ilham vermek gerekmektedir. Böylece çocuklar, başarıya kolay ulaşılmadığını ve zorluklarla mücadele edilmesi gerektiğini öğrenmiş olurlar.

Kişiye gösterdiği çaba ve gelişim için düzenli olarak olumlu geri bildirimde bulunmak ta etkili bir yoldur. Çabalarının fark ve takdir edildiğini hisseden birey, azimle çalışmaya devam etmesi için gereken motivasyonu bulmuş olur.

Azim ve kararlılık yeterliğini kazandırmada model olmanın da önemli bir rolü vardır. Bunun için yetişkinlerin örnek davranışlar sergilemeleri gerekir. Model oluşturma medya aracılığıyla da sağlanabilir. Çocukla birlikte başarılı olmuş kişilerin yaşam öyküleriyle ilgili yayınları izleyip üzerinde konuşulması etkili olabilir.

Model olanın asla pes etmemesi gerekir. Zorlandığında pes etmeyen bir sporcu, azim duygusunun en güzel örneğini sergilemektedir. Düzenli çalışma alışkanlığı kazandırmada başarıya ulaşmak için düzenli olarak çalıştığını anlatan bir bilim insanının etkisi değerlendirilmelidir. Sadece belirli zamanlarda değil, sürekli olarak çalışmak, amacına ulaşmada disiplin ve kararlılığın önemini göstermektedir.

Her çalışma sonunda kendi performansını geliştirmeyi hedefleyen bireyler, her seferinde bir adım daha ileri gitmeyi öğrenmektedir. Küçük gelişimlerle büyük hedeflere ulaşma çabası içerisinde olmak, azim ve kararlılık duygusunun en önemli ifadesidir.

Azim ve kararlılık, okulda, sporda, sanatta ve hayatta başarılı olmanın anahtarıdır. Anne-baba ve öğretmenlerin, çocuklara bu değerleri kazandırmak için çalışmaları gereklidir. Her kişinin güçlüklerle karşılaştığında yılmadan mücadele etmesi ve belirlediği hedeflerine ulaşmak için sabırla çalışmasının desteklenmesi gerekir. Azim ve kararlılık sahibi olarak yetişen çocuklar, sonraki zamanlarda hem eğitim hem de hayatın her alanında daha güçlü adımlar atabilmektedir.

Tural’a (2002) göre, başarının ortaya çıkmasında eğitim kurumlarının da önemli etkileri söz konusudur. Eğitsel girdilerin ve çıktıların niteliği bireyin başarısında temel rol oynamaktadır. Bunlar okul dışı ve okul içi girdiler şeklinde ayrılabilmektedir.

Okul dışı girdiler arasında eğitim başta gelmektedir. Bireyin ailesinin sosyal, ekonomik ve kültürel nitelikleri onun başarısını etkileyen önemli bir faktördür. Anne ve babanın zekâsı, inancı, eğitimi, mesleği, geliri, yaşı, yerleşim yeri, ailenin tutumları ve beklentileri, çekirdek veya geniş aile yapısı, aile bireylerinin ayrı veya birlikte yaşaması, ailedeki birey sayısı ve oturulan konutun özellikleri okul dışı girdiler olarak sayılmaktadır. Aileden sonra okul dışı girdilerden bir olarak akran grubunun nitelikleri bireyin başarısında etkili sayılmaktadır.

Okul içi girdiler olarak; öğrencinin okul ortamında karşılaştığı beşeri ve fiziksel olanaklar, öğretim programları, yöntem ve eğitsel süreçlerinin dışında okulun bulunduğu yerleşim yeri, büyüklüğü, eğitim araçlarının niteliği, okulda görev yapan öğretmenlerin niteliği gibi faktörler sayılabilir. Bütün bunların kalitesi bireyin başarısında doğrudan veya dolaylı olarak büyük bir etkileme gücüne sahip olmaktadır (Özkan ve Gündüz, 2008).

1.6 Başarı Alanları

İnsanların başarılı olmaları gereken alanların başında eğitim, aile iş ve toplumsal yaşam alanları gelmektedir. Bireyin bu dört alandaki başarıyı dengeli olarak yürütmesi gerekmektedir. Eğitim, aile, iş ve toplum hayatında başarıyı yakalamak, kişisel gelişim ve zaman yönetimi gibi stratejilerle de doğrudan ilişkili görülmektedir.

1.6.1.Akademik Hayatta başarı

Eğitim hayatında başarı, sadece yüksek notlar almak değil; öğrenmeyi öğrenmek ve bilgiyi kalıcı hale getirmektir.

Başarılı bir öğrenci olmak için yapılması gerekenler şöyle sıralanabilir;

* Okul hayatında başarılı olmak için öncelikle programlı olmak gerekir. Haftalık ve aylık çalışma programları hazırlamak ve titizlikle uymak,

* Bazı özel tekniklerle odaklanma sürelerini artırmak ve televizyon, telefon, sosyal medya gibi dikkat dağıtıcılara ayrılan zamanı en aza indirmek,

* Derste veya ders çalışırken mutlaka not tutmak ve anlaşılmayan konuları zamanında öğretmene veya arkadaşlara sormak,

* Ezberlemek yerine mantık yürütmek, konular arasında bağlantı kurmak ve konuyu anlamaya çalışmak.

* Düzenli tekrarlar yaparak bilgilerin uzun süreli belleğe geçmesini ve kalıcı hale gelmesini sağlamak gerekmektedir.

1.6.2. Aile Hayatında Başarı

Aile hayatında başarıyı yakalamak için; huzurlu, destekleyici, saygılı ve açık iletişime dayalı güvenli bağlanmaya dayalı bir yapı gerekmektedir. Bu yapıyı oluşturamayan eşlerin evliliklerini başarıyla sürdürmeleri ve aile hayatında mutluluğu yakalamaları zor görünmektedir.

Bu alanda başarılı olmak için aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:

* Aile bireyleriyle birlikte kaliteli zaman geçirmek önemlidir. Birlikte geçirilen sürenin uzunluğundan çok, dikkat dağıtıcılardan uzak durmak ve sağlıklı paylaşımlar yapmak gerekmektedir.

* Etkin dinleme ve empatiyi kullanarak aile bireylerinin sorunlarını yargılamadan dinlemek yoluyla onların bakış açısını anlamaya çalışmak aile bağlarını güçlendirmektedir.

* Açık İletişime değer vererek duygu ve düşünceleri gizlemeden, ben dilini kullanarak söylenmesi gerekenleri kırıcı olmayan bir dille söylemek daha etkili olmaktadır.

* Sorumlulukların paylaşımı sağlanmalıdır. Aile içindeki görevleri adil bir biçimde bölüşerek hiç kimsenin üzerinde aşırı yük birikmemesini sağlamak gerekir.

* Kriz yönetiminde evde yaşanan tartışmalarda kendini haklı çıkarmaya çalışmak yerine, daha yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemek aile hayatında başarıyı getirmektedir.

1.6.3. Çalışma Hayatında Başarı

İnsanlar güdüsel ihtiyaçlarından bazılarını karşılamak için çalışmak zorundadırlar. Ancak başarılı olmak için profesyonel olmak gerekmektedir.

Profesyonel çalışma hayatında başarılı olmak için;

* Teknik becerilerin yanında sosyal becerilerini de geliştirmek,

* Kısa, orta ve uzun vadeli hedefler belirlemek ve bunlara sadık kalmak anlamında hedef odaklılık,

* Sektördeki yenilikleri izlemek, eğitimlere katılmak ve kendini sürekli güncel tutmak,

* Çalışma arkadaşları ve yöneticilerle profesyonel düzeyde bağlar kurmak, takım çalışmasına yatkın olmak,

* Sorunlara takılıp kalmak yerine oldukça hızlı, analitik ve pratik çözümler üretmek,

* Stres ve duygu yönetimi becerilerini kullanarak yoğun iş temposunda sakin kalabilmek ve profesyonelliği korumak.

1.6.4.Toplumsal Hayatta Başarı

Toplumsal hayatta başarılı olmak için yukarıda bahsedilen üç alan yanında kişilerarası ilişkiler ve iletişim konularında gelişmiş birey olmak gerekmektedir.

Bunu başarabilmek için yapabilecekler şunlardır:

* Sınırlar Koymak: İş yükünü aileye taşımamaya, okul stresini evdekilere yansıtmamaya özen gösteriniz.

* Hayır Demeyi Bilmek: Kapasitenizi aşan konularda kibarca reddederek sınırlarınızı belirtiniz. Sürekli vererek çevrenizdekileri memnun edemezsiniz.

* Saygılı Olmak: İnsanlara saygı gösterince saygı görmeniz kolay olur ve kolay sonuç alırsınız.

* Kendine Zaman Ayırmak: Unutmayın; siz iyi olmazsanız okulda, ailede veya işte başarılı olamazsınız. Başarılı olmak için çalışırken sağlığınıza, hobilerinize, dostlarınıza ve dinlenmeye zaman ayırınız.

* Güvenmek ve Güven Vermek: Başarılı olmanın anahtarlarından biri öz-güvendir. İnsanlar öz-güvenli bireylere güvenirler.

* Bilinçli farkındalığı Kullanın: Günlük hayatta yaptığınız her şeyi bilinçli olarak yaparsanız otomatik piloyun siz hata yaptırmasını önlemiş olusunuz.

* Eleştiriye Açık Olun: Çevrenizdeki insanlarda art niyet aramayın. Tepkilerinde haklı olabilirler. Eleştiriye açık olmak sizi güçlü kılar.

* Etkin Dinleyin: İletişim kurarken başka şeylerle uğraşmayın, muhatabınızın ne demek istediğini anlamaya çalışın. Empatik tepkiler vermekle daha çok sevilirsiniz.

* Takdir Etmeyi Deneyin: İnsanların aşağılanmaya, şiddet görmeye veya hakaret edilmeye değil takdir edilmeye ihtiyaçları vardır. Takdir etmek muhatabınızın öz-güvenini artırıcı bir etki yapmaktadır.

Yukarıda ifade edilen dört alandaki başarının birlikte gözetilmesi gerekmektedir. Bir alandaki aşırı başarı, diğer alanların ihmal edilmesine yol açmamalıdır. Gerçek başarı, bu dört alanı dengede tutabilmektir.

KAYNAKÇA

Alparslan, A. M., Yastıoğlu, S., & Taş, M. A. (2017). Bireysel ve sosyal başarı motivasyonunu açıklayan temel değerler: Bir alan araştırması. Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 17(2), 133-151.

Deci, E. L. & Ryan, R. M. (2008). Self-determination theory: A macrotheory of human motivation, development and health. Canadian Psychology/ Psychologie Canadienne, 49(3), 182-185.

Doğan, İ. (2004), Sosyoloji –kavramlar ve sorunlar- PegemA Yayıncılık.

Onaran, O. (1981), “Çalışma Yaşamında Güdülenme Kuramları,” Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, 205.

Özgün, A., Yaşartürk, F., Ayhan, B. & Bozkuş, T. (2017). Hentbolcuların spora özgü başarı motivasyonu ve mutluluk düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi. Uluslararası Kültürel ve Sosyal Araştırmalar Dergisi, 3 (Special Issue 2), 83-94.

Özkan, R. ve Gündüz, M. (2008). Başarının sosyo-kültürel kökenleri başarılı olanlarla yapılan söyleşiler üzerinden bir inceleme. Sakarya Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Sayı:16.

Ryan, R. M., & Deci, E. L. (2000). Self-determination theory and the facilitation ofintrinsic motivation, social development, and well-being. AmericanPsychologist, 55(1), 68–78.

Tural, N. K. (2002), “Öğrenci Başarısında Okul Değişkenleri ve Eğitimde Verimlilik,” Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dergisi, Sayı: 1-2.

Ulusoy, A. (2004). Gelişim ve öğrenme (3. Baskı). Anı Yayıncılık.

Ünsar, S., İnan, A. & Yürük, P. (2010). Çalışma hayatında motivasyon ve kişiyi motive eden faktörler: Bir alan araştırması. Trakya Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 12(1), 248-262.

Yıldız, F. N. ve Kardaş, F. (2021). Ergenlerde Akademik Öz-Yeterlik, İçsel Motivasyon, Azim ve Psikolojik Dayanıklılığın İyi Oluş ile İlişkisinin İncelenmesi. YYÜ Eğitim Fakültesi Dergisi (YYU Journal of Education Faculty), 18 (1) 1073-1099,

https://www.acikbeyin.com/mutlu-olmak-icin-basarili-olmaniza-gerek-yok/

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Psikoloji-Sosyal Psikoloji
Kırılganlığın Anatomisi: Nepal Sel Felaketinde İnsanın Unutulan Gerçeği

Psikoloji-Sosyal Psikoloji31 Ağustos 2026 23:25

Kırılganlığın Anatomisi: Nepal Sel Felaketinde İnsanın Unutulan Gerçeği

PROF. DR. BİNNUR YEŞİLYAPRAK’IN “ÖZ TERAPİ”Sİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Psikoloji-Sosyal Psikoloji09 Ağustos 2026 19:38

PROF. DR. BİNNUR YEŞİLYAPRAK’IN “ÖZ TERAPİ”Sİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

BİLİŞSEL ANALİTİK TERAPİ

Psikoloji-Sosyal Psikoloji03 Ağustos 2026 22:09

BİLİŞSEL ANALİTİK TERAPİ

TERAPİNİN PEŞİNE DÜŞTÜĞÜ ŞEY

Psikoloji-Sosyal Psikoloji07 Temmuz 2026 21:47

TERAPİNİN PEŞİNE DÜŞTÜĞÜ ŞEY

AİLE: ‘Mahalle baskısı’ yerine ‘Sosyal medya baskısı’ esaretinde (mi?)!.

Psikoloji-Sosyal Psikoloji29 Haziran 2026 17:02

AİLE: ‘Mahalle baskısı’ yerine ‘Sosyal medya baskısı’ esaretinde (mi?)!.

PSİKOLOJİ MERCEĞİNDEN TERAPİST VE DESTEK ALICI

Psikoloji-Sosyal Psikoloji23 Haziran 2026 23:56

PSİKOLOJİ MERCEĞİNDEN TERAPİST VE DESTEK ALICI

SANAT TERAPİSİ

Psikoloji-Sosyal Psikoloji06 Haziran 2026 19:46

SANAT TERAPİSİ

ÖNEMLİ OLAN...

Psikoloji-Sosyal Psikoloji06 Haziran 2026 12:46

ÖNEMLİ OLAN...

İLİŞKİSEL KÜLTÜREL TERAPİ 2

Psikoloji-Sosyal Psikoloji25 Mayıs 2026 07:51

İLİŞKİSEL KÜLTÜREL TERAPİ 2

OLUMLU PSİKOLOJİDE ŞÜKRAN

Psikoloji-Sosyal Psikoloji21 Mayıs 2026 18:45

OLUMLU PSİKOLOJİDE ŞÜKRAN