Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Ne İyi Ne De Kötü – Sadece Kurgu

Ne İyi Ne De Kötü – Sadece Kurgu

Fikir Yazıları 17 Ekim 2019 06:51 - Okunma sayısı: 2.159

İlkel Beynimizin Tehlikeli Oyunları:Kurgularımız Gerçekle kurgu arasında bir fark varmış: 'Kurgunun bir anlamı olması lazımmış.' Çünkü kurgu, bilinçli zihnimizin değerlendirmesinden geçerek oluşturulurmuş vebu da 'anlam arayışı'

Ne İyi Ne De Kötü – Sadece Kurgu

 

İlkel Beynimizin Tehlikeli Oyunları:Kurgularımız

 

Gerçekle kurgu arasında bir fark varmış: 'Kurgunun bir anlamı olması lazımmış.'

Çünkü kurgu, bilinçli zihnimizin değerlendirmesinden geçerek oluşturulurmuş vebu da 'anlam arayışı' anlamına gelirmiş. Anlam da güvenliğimiz için gerekliymiş.

 

Bu sayede, yani kurguyla varlığını teminat altına alırmış insan.

Ondanmış her detayda anlam arayışımız.

 

Tabi bu 'anlam', kişinin yetiştiği toplum, kültür, inanç ve değerlere göre karşılıklar bulmaya ihtiyaç duyarmış.

 

Öyleyse 'anlamlandırmaya çalıştığımız, mantıklı olduğunu ispata gayret ettiğimiz' çoğu şey, hakikatle değil, kurgularla eşleşebilir.

 

Peki bu kurguların sağlıklı bir dokuya sahip olması mümkün mü?

 

‘İyi’mi ‘Kötü’ mü: Kim Karar Veriyor?

 

Davranış psikolojisine ve Nöro-Linguistik prensiplere göre ‘yaptığımız tanımlarımızın çoğu kişiler ya da olaylarla ilgili değil, daha çok bizim beklentilerimizle ilgili olabilir’.

 

Örneğin biri ya da bir olayla ilgili 'iyi' ya da 'kötü' tanımlamalarımız, aslen bizlerin 'iyi' tanımlaması yaptığımız kişiler veya olaylarla ilgili kaygılarımızı gideren bir teminat mektubu veya 'kötü' diye adlandırdıklarımıza dair de duygu düşünce ve davranışlarımıza dair 'haklılık bildirgesi’ gibidir.

 

Birine ya da bir olaya 'iyi' dediğimiz andan itibaren, kimi ya da neyi o sıfatla tanımlamışsak, o kişi, kişiler veya olaya ait beklentilerimiz (menfaatimiz) ya da arzularımızı teminat altına alma çabamızın etkisi altında davranışlar sergilemeye başlarız.

 

Hatta bu olumlu tanımlamayı da olabildiğince çok insana yayarak, teminat mektubunun altına atılan imza sayısını artırmaya, bu sayede tanımlamamız konusunda bir de haklılık bildirgesi oluşturma eğilimine gireriz.

 

Ne zaman ki bu beklenti ve menfaatler karşılıksız kalır ve gideril(e)mezler, korku ve kaygıyla dolu olan başlangıç düşüncemiz hızlı bir şekilde devreye girer ve 'bile bile (hatta bencilce kendi menfaatimize)yaptığımız yanlışiyi tanımını' derhal 'kötüye', hem de 'çok kötüye' çeviririz.

 

En baştan 'kötü' olarak sıfatlandırdığımız birisi ya da olayla ilgili düşüncemiz ise çoğu zaman daha önceki ön referanslarımızın çağrışımları olabilir. O deneyime ait bir etkiyle ön yargılarımıza yenik düşerek kötülük sıfatını kişi veya olaya yapıştırabiliriz. Ya da mevcut muhatabımıza dair bir beklenti veya menfaat varsa bile bunu gerçekleştirmenin ihtimali yoktur. O nedenle de bir şekilde işimize yaramayacak veya ulaşamayacağımız o kişi ya da olaya ‘olumsuz’ sıfatları yükleyerek bu tutumumuzu haklı çıkaracak çeşitli kurgularla ‘haklılık bildirgemizi’ insanlara sunarız.

 

Her iki durumda da çoğu zaman tanımlamalarımızın doğrudan kişi ya da olayların gerçekliğiyle ilgisi olmayabilir. Fakat bunun bir önemi de yoktur. Esas olan kendi güvenliğimizin teminat altına alınmasıdır. Bu nedenle de hayat yolculuğumuzda kişilerin savundukları birçok değerin menfaat ve beklentileri doğrultusunda –zamaniçinde – değişebileceğinide çeşitli defalar gözlemlemek pekâlâ mümkün oluyor.

 

Ve bu tür ‘ihtiyaçlara göre defalarca kez yeniden tasarlanan’ kurguların esaretinde yaşayan zayıf ruhların vicdanlarının kişi veya olaylar hakkındaki tanımlamaları ve tutumları, ancak Cemil Meriç’in fevkalade isabetli bulduğum şu tespitiyle açıklanabiliyor, öyle değil mi:

 

“Çıkar konuşunca vicdan susar.”

 

- Cemil Meriç

 

‘İyi’Ya Da ‘Kötü’ Var Mı?

 

Bu anlamda değerlendirdiğimizde ‘iyi’ ya da ‘kötü’ diye bir şeyin olmadığını, ‘beklentilerin karşılanması veya karşılanmaması’ durumunun olduğunu söylemek mümkün olabilir mi?

 

Sevgi ve saygılarımla, Murat Kaplan

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
Kırmızı Rugan Ayakkabılar

Fikir Yazıları25 Eylül 2026 20:04

Kırmızı Rugan Ayakkabılar

KÜRESEL BARIŞTAN İÇSEL BARIŞA: AYNADAKİ KENDİMİZLE YÜZLEŞMEK

Fikir Yazıları24 Eylül 2026 12:32

KÜRESEL BARIŞTAN İÇSEL BARIŞA: AYNADAKİ KENDİMİZLE YÜZLEŞMEK

KORKU KAYNAKLARI

Fikir Yazıları19 Eylül 2026 23:54

KORKU KAYNAKLARI

ÖLÜM KAVRAMININ AKLIMDAKİ İZİ

Fikir Yazıları17 Eylül 2026 10:26

ÖLÜM KAVRAMININ AKLIMDAKİ İZİ

Tuzlu Kahve

Fikir Yazıları12 Eylül 2026 22:29

Tuzlu Kahve

YENİDEN KEŞİF

Fikir Yazıları04 Eylül 2026 08:27

YENİDEN KEŞİF

DİJİTAL ÇAĞDA GEÇMİŞİN GELECEK ÜZERİNDEKİ TAHAKKÜMÜ: JEAN VALJEAN’DAN UNUTULMA HAKKINA ANALOJİK BİR OKUMA

Fikir Yazıları03 Eylül 2026 22:26

DİJİTAL ÇAĞDA GEÇMİŞİN GELECEK ÜZERİNDEKİ TAHAKKÜMÜ: JEAN VALJEAN’DAN UNUTULMA HAKKINA ANALOJİK BİR OKUMA

BEYNİMİZİ YORAN ŞEY HAYAT DEĞİL, YAŞAMA BİÇİMİMİZ

Fikir Yazıları02 Eylül 2026 16:47

BEYNİMİZİ YORAN ŞEY HAYAT DEĞİL, YAŞAMA BİÇİMİMİZ

BU AÇIDAN 30 AĞUSTOS

Fikir Yazıları30 Ağustos 2026 17:41

BU AÇIDAN 30 AĞUSTOS

Tarihin Eşiğinde Bir Kararlılık: 30 Ağustos’a Yeniden Bakmak

Fikir Yazıları30 Ağustos 2026 12:22

Tarihin Eşiğinde Bir Kararlılık: 30 Ağustos’a Yeniden Bakmak