‘Her şey birdenbire oldu…’ diye başlar Orhan Veli ‘Birdenbire’ şiirinde. Sahi herşey birden bire mi olur? Yoksa biz birden bire olunca mı görürüz? Bambu ağaçları sürgün vermeden önce toprağın altında uzun süre beklediği gibi. Her ‘vaktin’ bir ‘zamanı’ var derler; işte öyle bir şey..
Günümüzde, uzak olan elinizdeki telefon kadar yakınken, dış dünyada zamanla yarışan, geriye dönülmeyecek bir dönüşüme tanıklık ediyor olabiliriz. Zamanının içinde bir vakit bazen tüm gündelik hayatımızın akışını değiştiriyor. Bütünsel bir bakış açısıyla bakmak ancak büyük resmin temel dinamiklerini ve işleyişini görmemizi sağlar ki makro sistemin mikro sistemde gündelik pratiklerde ortaya çıkmasını elbette böyle anlamlandırabiliriz. Sadece eğitim politikaları değil makro politika ve tüm küresel politik değişimlerde bu patterni düşünebiliriz. İster makro politika olsun ister eğitim politikaları gibi meso sistemler ve uygulama alanları gibi mikro sistemler olsun bütünleşik etkileşimdeki sistemlerde değişimler birdenbire mi olur? Politika için ‘olmaz’ diyor Peter John (2012) ve 3 ayrı teoriyi yanyana koyarak birbirini tamamlayan bu üç çerçeve ile bunu açıklıyor: David Easton(1957) Genel sistemler teorisinde, toplumsal talep oluşmasır(input), karakutuda (blackbox) mayalanması, nihayet o pencere (politic window)açılınca bir gün o kanun/yönetmelik vs ile politika değişikliğini açıklar. Geribildirim (feedback loop) izlenir ki toplum nasıl cevap verecek? Kabul mü red mi? İşte burada kabul meşruiyeti, red ise alternatifleri getirir.Politika uygulaması ya meşrulaşır veya değişir veya geri çekilir. Sabatier ve Jenkins?Smith (1993), ACF (Advocacy Coalition Framework-Savunuculuk Koalisyonu Çerçevesi) de , politika değişiminin uzun dönemli mayalanma süreçleri içinde gerçekleştiğini savunur; inanç sistemleri ve koalisyonlar politika fikirlerini yıllarca taşıyıp alt sistemlerde olgunlaştırırken, bu birikim dışsal şoklarla tetiklendiğinde kuluçkadaki fikirler politika değişimine dönüşmesi için zemin hazırlar. Kington (1995) ise, MSF teorisiyle (Multiple Streams Framework-Çoklu Akış Çerçevesi), politika fikirlerinin ilkel politika havuzu (policy primeval soup) içinde olgunlaşıp politika girişimcileri (policy entrepreneurs) tarafından hemhal olurken (soften up) ve sorun akışı (problem stream) ile siyasal akışı (political stream) ve politika akışını (policy stream) tek bir kanalda hizalanmasıyla açılan fırsat penceresinde (policy window) kuluçkadaki bu fikirlerin ani bir sıçramayla politika değişimine dönüştüğünü açıklar.
Easton çerçevesi, siyaseti toplumsal girdileri çıktılara dönüştüren ve geri bildirim yoluyla sürekli yeni girdiler üreten bir sistem olarak görür.Easton’a göre siyasal sistemde toplumsal talepleri input olarak alır, bu talepler sistem içinde nasıl işlendiği görünmeyen bir süreçten geçer, karar ve politika output olarak dışarı çıkar. İşte bu görünmeyen iç süreç black box (karakutu) olarak adlandırılır. Yani, siyasal makro sistem, toplumsal taleplerin iç süreçleri dışarıdan görünmeyen bir karakutu içinde dönüştürülerek politika ve karar çıktıları hâline geldiği bir girdi–çıktı döngüsü olarak işler. İşte kilit nokta burada toplumsal girdi, karakutu ve çıktı süreçlerini interfaz süresi gibi işleyecektir. Yani bir kuluçka süresi, bambu tohumları toprakta…
Easton’ın politik sistem yaklaşımında kararların nasıl alındığı dışarıdan görünmeyen bir karakutu metaforuna odaklanmayı gerektirir; çünkü bu çerçeve uzun dönemli ideolojik bir boyuttur. Uzun bir hazırlanma dönemidir. ACF bu fazda çalışır; çıkar grupları, STK’lar ve akademisyenler, üç katmanlı bir inanç sistemi etrafında örgütlenen savunucu koalisyonlar oluşturur: İlki ve en sarsılmazı derin çekirdek inançlardır (kişinin dünyaya, devlete, değerlere bakışı; örneğin sağ–sol ideolojisi, dini inançlar, devletin rolüne dair temel görüşler), ikincisi politika çekirdeği inançları (belirli bir politika alanındaki karşılığı; örneğin çevre politikasında devlet müdahalesi, eğitimde merkeziyetçilik–yerelleşme tercihi) ve üçüncüsü uygulama düzeyindeki ikincil inançlar (hangi programın, hangi teşvikin, hangi yöntemin daha uygun olduğu gibi). Değişim çoğunlukla uygulama düzeyindeki ikincil inançlarda gerçekleşir; çünkü derin ve politika çekirdek inançları daha dirençlidir. ACF politika süreci, mayalanma gibi ideolojik ve koalisyon temelli uzun soluklu bir süreçtir. Koalisyonlar inanç sistemlerini uzun yıllar boyunca taşıyarak fikirleri alt sistemlerde sessizce olgunlaştırır; bu birikim dışsal şoklarla tetiklendiğinde mayalanmış düşünceler politika değişimine dönüşmeye hazırdır ve bu dönüşümün temel itici gücü de sürekli işleyen politika öğrenmesidir (policy learning). Uzun dönem ısıtma ve ortam hazırlama fazında, Easton’ın karakutu olarak tanımladığı sistemin içinde hangi koalisyonların, hangi bilgi kaynaklarının ve hangi inanç yapıların etkili olduğunu ortaya çıkarır ki; etkili olan çıkar grupları politikayı belirler. Güç merkezi hangi çıkar gruplarında toplandığı bu noktada önemlidir. Politik değişimin ekolojisinde para mı bilgi mi en önemli güç kaynağıdır veya ikisi bir arada daha mı çok güç oluşturur? Bu nedenle uzun dönemli bu sürecte kritik nokta şudur: Bu noktada akademi ve uzman toplulukları (epistemic communities), kritik bir rol oynar; çünkü teknik bilgi, veri ve analizler öne çıkartılır ve özellikle politika çekirdeği ve ikincil inançları dönüştüren temel araçtır ve elbette uzmanlar, yazarlar, bürokratlar, STK lar, düşünce kuruluşları gibi çıkar grupları önemli aktörlerdir -Gramsci’nin hegomonyasında, meşruiyet zemini hazırlayan organik entellektüelleri hatırlattı-. Başka bir ifadeyle, koalisyonlar, inanç sistemlerini yıllarca taşınması ile evrimleşen fikirler alt sistemlerde sessizce olgunlaştırır ve evrilmesini de sağlar. Yani politika değişiminin ekolojisini hazırlar. Artık tohumlar ‘birdendire’ çıktığında sürdürülebilecek iklim(meşruiyet) şartları sağlanmıştır.
Easton’ın politik sisteminde karar alma süreci karakutu içindeki bu noktada, MSF (Multiple Streams Framework- Çoklu Akış Çerçevesi), bu döngünün tam olarak karar üretildiği anı açıklar. Kingdon’a göre politika değişimi, birbirinden bağımsız ilerleyen üç akışın — problem akışı(problem stream), politika akışı (policy stream)ve siyaset akışı(politics stream) — uygun bir anda kesişmesiyle ortaya çıkar. ACF uzun dönemli mayalanma esnasında inanç sistemleri ve koalisyonlar politika fikirlerini yıllarca taşıyıp alt sistemlerde olgunlaştırırken, arka planda, politika erken dönem çorbası (policy primeval soup), uzmanların, bürokratların, akademisyenlerin, danışmanların, epistemik toplulukların ve think?tank’lerin sürekli yeni fikirler ürettiği; bu fikirlerin bir kısmının elendiği, bir kısmının olgunlaştığı, bazılarının birleşerek yeni çözüm önerilerine dönüştüğü ve bazıları siyasal ortamla uyumlu hâle gelerek uygulanabilir seçeneklere evrildiği dinamik ve akışkan bir ortamda kaynamaktadır. Yani ‘çorba’ da servise hazırdır. Bu kesişme ile bir fırsat penceresi (policy window) açılır açılmaz karar vericiler bu anda harekete geçer (Kingdon, 1995); eski uygulama bir resmi yazıyla değişir. Bambu tohumları bir gecede çıkar ve bir kaç gün içinde boyu aşar hatta bambu ormanı bile ‘birdenbire’ oluverir.
Problem akışında (mesela salgın, okul güvenliği, PISA sonuçlarınında sonlarda olmak, öğretmen açığı), sorunların nasıl tanımlandığı (müfredat, güvenlik, uzaktan eğitimde erişim, boş geçen dersler), krizler (gündelik basın haberlerinde içerik; deprem, hastalık, şiddet, ulusal sınav başarısızlıkları vs), değişim konusu herneyse kamuoyu etkisiyle de -ki günümüzde sosyal medyanın gücünü düşünmek gerek- tek bir kanalda birleşir ve fırsat penceresi (policy window/window of opportunity) açılır; müfredat değişir, uzaktan eğitime başlanır, okul güvenliği için istihdam açılır, sözleşmeli öğretmen uygulaması başlatılır veya yeni alternatifler ortaya çıkar. Akademik yayınlar yapılmış, veriler paylaşılmış, savunanlar ve eleştirenler ile gündem zaten sıcaktır. Politik pencere veya fırsat penceresi bir haber, bir olay, kabine değişikliği veya bürokrat ataması vb. durumla da açılabilir. Easton son aşaması, geribildirim (feedback loop) sürecinde, toplumun yeniliğe karşı nabzı tutulur (Cairney,2012). Meşruiyetin gücü ortaya çıkar. Burada akademik yayınlar,yazılar, sosyal medya paylaşımları, ulusal/uluslararası raporlar, STK lar, basın, sosyal medya, ulusal ve uluslararası düşünce kuruluşları gibi koalisyonlar yine devrededir. Veriye dayalı koalisyon ve kişisel yorumlar, meşruiyeti arttırır veya baltalar. Bambu ağacı birdenbire boy verir fakat ‘kara kutuda neler olur tam olarak gözlemlenemez’ diyor David Easton.
Son olarak, PISA 2025 raporlarındaki başarılı tablo ile mutlu olduk ve geçen ay herkes PISA 2025 yazdı konuştu.
Benden bu kadar.
Eylülde okullar açıldı Ekim ayı geçişi ile üniversiteler de eğitime başladı;hayırlı olsun.
Ekim güzellik getirsin. Ekim de güzeldir… Sevgiler
Yazar Notu: Bu yazıda kullanılan Genel Sistemler–ACF–MSF teorileri bütünleşik okuma, literatürde genellikle ayrı sınıflar hâlinde ele alınan üç yaklaşımın tek bir sistem döngüsü içinde yeniden konumlandırılmasına dayanan özgün bir çerçevedir. Bu yazıda kullanılan ACF–MSF sentezi, yazar tarafından Genel Sistemler Teorisi temelinde geliştirilmiş özgün bir kavramsal modeldir ve ilk kez burada yazar tarafından sunulmuştur.
Meraklısına Kaynakça
Cairney, P. (2012). Understanding public policy: Theories and issues. Palgrave Macmillan.
Easton, D. (1953). The political system: An inquiry into the state of political science. Alfred A. Knopf.
Easton, D. (1965). A systems analysis of political life. Wiley.
John, P. (2012). Analyzing public policy (2nd ed.). Routledge.
Heineman, R., Bluhm, W., Peterson, S., & Kearny, T. (2017). Political systems and policy processes. In The world of the policy analyst: Rationality, values, and politics. Routledge.
Kingdon, J. W. (1995). Agendas, alternatives, and public policies (2nd ed.). HarperCollins.
Sabatier, P. A., & Jenkins Smith, H. C. (1993). Policy change and learning: An advocacy coalition approach. Westview Press.