DİJİTAL ÜNİVERSİTE: YENİ BİR PARADİGMA SİSTEM İDDİASI
Bilinenin yetersiz, doğru olanın belirsiz ve varsayılanın geçersiz olduğu zamanları daha çok yaşadığımız bu dönemde Hegel’in ‘Zamanın Ruhunun’ (Zeitgeist) bize bıraktığı konforsuz zamanları daha çok yaşıyoruz. Kimileri sistemlerde ortaya çıkan krizleri yine kendilerinin de içinde yetiştiği zamanın paradigmasında çözüm ararken kimileri ise alternatif bir paradigmanın üzerine inşa edecekleri denenmemiş bir sistem tasarımının peşinde ilerliyorlar. Yenileşmede (inovasyon) bu değil mi zaten?
Dijital teknolojilerde yaşanan gelişmelerin basitçe insanların yaşam alışkanlıkları değiştirmenin ötesinde yaşam biçimlerini değiştirdiği bu zamanlarda yeni bir yükseköğretim paradigmasıyla birlikte yeni bir üniversite modelinin yükselişe geçtiğine tanıklık ediyoruz.
Çevirimiçi (online), asenkron ya da uzaktan eğitim diye anılan geleneksel üniversitelerde örgün (yüz yüze) eğitimin tamamlayıcısı olarak kullanılan teknolojilerin ötesinde, dijital üniversite modelinin sunduğu fırsat ve imkanlar yükseköğretimden etkilenen ve etkileyen tüm taraflar için yeni bir uzlaşı modeli olma özelliği taşımaktadır. Dijital Üniversite Modeli öğrenciler için; üniversiteye ayrılan zaman ve paraya karşın, hiç bitmeyen istihdam kaygısı, alternatif fırsat maliyeti, yetişkin yaşamına geç başlama, işverenler için ise; iş yaşamı için eksik beceri setleriyle gelen insan kaynakları sorununa çözüm iddiasıyla ön plana çıkmaktadır.
Alman (Humboldian) gelenek üzerine yükselen daha sonra Anglosakson gelenekle eklemlenerek daha çok bina ve kampüs alanlarına sıkışan 1. nesil, sektör iş birliğinin ön plana çıktığı 2. nesil ile yükseköğretimin üretim ve hizmet alanlarına taşındığı 3. nesil üniversiteden sonra en güncel aşama olarak görülen Dijital Üniversite 4. nesil olarak sınırlar ötesi kapsama alanıyla fırsat ve tehditleri beraberinde getirmektedir.
Temel olarak kavramsal ve sistem tasarımı 5 bileşen üzerine yükselen Dijital Üniversiteyi şekillendiren 5 değişken vardır. Bunlar değişkenler: (a) sürekli güncellenen sektör temelli beceri seti yenilenme talebi, (b) disiplinler arası ilişkilerin zorladığı çok becerili insan kaynağına olan talep, (c) uygulama temelli öğrenci deneyiminin zorunluluğu, (d) düşük yatırım (CAPEX) ve operasyon (OPEX) maliyeti ve (e) dönemlik/yıllık öğrenci harçları ya da araştırma/proje gelirlerinden farklı, sürdürülebilir yeni bir finansman modelidir.
Dijital Üniversite modeli her şeyden önce (1) öğrenme mimarisini yeniden tasarlama iddiası üzerine yükselmektedir. Kişiselleştirilmiş adaptif öğrenme, yetkinlik temelli eğitim (competency-based), hibrit, sekron ve asenkron öğrenme arasında yeniden kurulan dengeyle öğrenme mimarisi mikro sertifikasyona dayalı kısa, orta ve uzun vadeli fırsat ve imkanlar sunma kabiliyeti ile ön plana çıkmaktadır.
(2) Teknolojik altyapı (dijital core) ise öğrenme analitikleri, deneyimleri, yönetime ilişkin karar destek sistemleri, blockchain tabanlı diploma doğrulama sistemleriyle üniversiteleri bölgesel/küresel hedef kitlelere yönelik mobilize etmektedir.
(3) Akademik yapı ve program tasarımlarında ise; disiplinlerarası esnek modüler program yapısı, proje ya da problem temelli öğrenme deneyimi ile sektör ve akademiden oluşan küresel insan kaynaklarıyla eğitim talep edenlerle istihdam edecekler arasında yeniden kurulmuş fonksiyonel bir denge iddiasıyla gündeme gelmektedir.
(4) Öğrenci deneyimini Metaverse/VR/3D destekli yüz yüze ve online kampüs deneyimini birlikte sunan, AI, insan, hibrit danışmanlık (akademik/teknik/idari) danışmanlık ve mentörlük sistemleriyle çeşitlenen yaşamboyu öğrenme ekosistemini birlikte yapılandıran bir anlayışı öngörmektedir.
(5) Finansman açısından ise yatırım ve işletme maliyetlerinin görece daha düşük olması ve dolayısla yatırımın geri dönüş (roi) zamanın daha hızlı olması, sürekli üyelik (token) sistemiyle, gelirin yükseköğretim çağ nüfusunun sınırlarının dışına taşarak yaşamboyu öğrenme çerçevesinde süreklilik kazanması Dijital Üniversite modelin paradigmasını farklılaştıran bir diğer etmen olarak gündeme taşımaktadır.
İşveren, yükseköğretim öğrencisi ve istihdam ilişkisi çerçevesinde pazar temelli tartışmaların ötesinde Dijital Üniversite modeli kamusal alandaki yükseköğretim örgütleri için de çözüm ya da gelecek temelli kamu politikalarına yönelik yeni bir bakış açısı getirmektedir.
Önemli olanın genç nüfusun yükseköğretime ayırdığı zamandan çok, kök soruna (root cause) odaklanmak olduğunu idrak etmekle başlayan yükseköğretimi yeniden inşa etme sürecinde, tüm milletler için temel iddia misakı milli sınırları ve ötesinde var olma stratejilerini şekillendiren bizden ama bizden farklı nesiller yetiştirme üzerine odaklanmaktadır.
Prof. Dr. Adnan BOYACI