Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Eğitim Bilimleri Ekonomi Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular İletişim
 Prof. Dr. Aytaç Açıkalın İle “İnsan Kıymeti” Üzerine Söyleşi-2

 Prof. Dr. Aytaç Açıkalın İle “İnsan Kıymeti” Üzerine Söyleşi-2

Bilimsel Makaleler 05 Haziran 2022 16:16 - Okunma sayısı: 510

Nazmiye Hazar

Prof. Dr. Aytaç Açıkalın İle “İnsan Kıymeti” Üzerine Söyleşi-2-
Nazmiye Hazar (1): Hocam kaldığımız yerden devam edecek olur isek; insan kaynağı hizmetini kimler sağlamaktadır? Dünyada işletmeler adına insan kaynağı işlevlerini yürüten birimlere yada kişilere ne ad verilmektedir? Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde farklılıklar olsa da işletme yapılarında ortak değerler olduğunu görebilmekteyiz. Bu bağlamda dünyadan farklılıklarımız nelerdir? bira bunlardan da bahseder misiniz?
Aytaç Açıkalın(1): Teşekkür ederim Nazmiye Hanım; dilediğiniz gibi kaldığımız yerden devam edelim. İnsan kaynağı sağlama hizmeti, başlangıçta “iş arayan” olarak, kişinin kendisi tarafından sunulurdu. Daha sonraları bu hizmet doğal biçimde kurumsallaştı diyemeyeceğim ama mekansallaştı. Daha evvel de söz etmiştim Anadolu’da özelikle ilçelerde bazı kahvehaneler vardır; çalışmak isteyen, “iş arayan” beceri veya beden gücü sahipleri, araç gereçleri ile sabah buralara gelir ve beklerler. İşgücüne ihtiyacı olanlar da çoğu kez lüks otomobilleri ile kahvenin önüne yanaşır ve gene çoğu kez arabadan inmeden “insan kaynağı seçimi” yapar, sayı uygunsa arabalarına alır giderler. Daha sonraları bu hizmete devlet sahip çıktı “iş ve işçi bulma” merkezleri kuruldu ve izleyerek her zaman olduğu gib özel sektör alana girdi, işveren ile iş arayanı buluşturmanın ticaretine başladılar. Son dönem hemen her kurum yapısında yer alan “insan kaynakları yönetimi-İKY” işletmenin insan gücü ihtiyacını arama, sağlama, sisteme girişini sağlama, alıştırma, geliştirme, ödeme, sistemden çıkarma süreçlerini profesyonel biçimde yürütmektedir. Sorunuzun son cümlesine gelelim: Bu bağlamda dünyadan farklılıklarımız nelerdir? Bu cümledeki “dünyadan” sözcüğünden ne anlamam gerekir bilemiyorum, ancak çok gelişmiş ülkelerden daha az profesyonel fakat daha çok “insancıl” düzeydeyiz. Bizden daha az gelişmiş ülkelere göre “çok daha profesyoneliz.” İşletmelerdeki, kurumlardaki insan kaynağı birimlerinin ne anlama geldiğini değerlendirmek için medyadan, iş arayanların, iş görüşmelerini, ödemelere ilişkin yakınmalar, işten çıkarmalar konusunda yazılanları izlemek çok öğreticidir.
Nazmiye Hazar (2): Peki hocam; ülkelerdeki ekonomik gelişimler ve elbette işletme yapılarındaki farklılıklar insan kaynaklarına nasıl etki etmektedir?
Aytaç Açıkalın(2): “Ülkelerin ekonomik gelişmeleri ve işletme yapılarının farklılaşmaları” bu deyişiniz “tavuk ve yumurta” ikilemini anımsatıyor. Ekonomik gelişme ve ekonomik büyüme deyişlerimiz de öylesine bir ikilem. Bu iki süreç biri diğerinin nedeni veya sonucu gibi. İnsan kıymetinin gelişimine yönelmiş kuruluşlar, suyun, karbonun ayak izini izleyebilirler. Bu anlamda ekonomik bir büyümeden değil belki “yaşam için yeterden” söz edeceğiz. Ama kapitalizmin kışkırtması öyle değil: “daha çok üretmek, daha çok satmak, daha çok kar etmek.” Ne demiştim ilk aşamada işletmeler insanın beden gücünü istiyorlardı, ekonomik büyüdükçe, teknoloji geliştikçe daha çok insan kaynağının “zihin gücüne” talip oldular. Şimdi son dönemde hem güçlerinin tümüne hem de ruhlarının sahip olmak istiyor işletmeler; İşletmeler için, okullar için kullanılan “adanmışlık” insanın kendisini bütünüyle örgüte “vakfetmesi” anlamına gelir.
Nazmiye Hazar(3): insan kaynakları ile ilgili okuyucularımızın daha kolay anlamlandırması adına eğitim kurumlarından farklı ve eğitim kurumlarına benzer yapıda olan insan kaynaklarını ele alacak olur iseniz; işletmelerdeki insan kaynakları ile ilgili işlevleri yürütenlere ne ad verilmektedir? Eğitim kurumlarında hiyerarşik yapıyı esas alacak olur isek; bizde durum nasıl olmaktadır?

Aytaç Açıkalın (3):İşletmelerin insan kaynakları birimleri şimdilerde “zeki” ve “yetenekli” kişileri avlamanın tekniklerini ve araçlarını arıyorlar. Özel eğitim kurumlarının izlenceleri biraz daha farklı, onlar maliyeti makul, yeni veya emekli insan kaynaklarına yönelmeyi yeğlemektedirler. Kamu okullarında Milli Eğitim Bakanlığının insan kaynağı politikası çelişkilerle doludur. Bakanlıkta İnsan kaynağının sayısal yeterliği bütçe ile sınırlıdır. Öğretmen olarak kaynak sıkıntısı da çekilmemekte, atanmayı bekleyen binlerce öğretmenin varlığı atama politikalarını giderek siyasallaştırmaktadır. Bakanlıkta insan kaynağının seçiminde uygulana sınav ve “mülakat” tartışmalı ve gri bir alan olarak varlığını sürdürmektedir. İl ve ilçe milli eğitim müdürlükleri düzeyinde bir seçme yerleştirme süreci hemen hemen yok gibidir. Sadece insan kaynağının korunması ve geliştirilmesi etkinliklerinde rol almaktadırlar.
Nazmiye Hazar (4): hocam peki insan kaynakları ile ilgili tüm bu saydıklarınızı maliyete bağlayacak olur iseniz; özellikle eğitimde insan kaynaklarına yapılan yatırımlardan bize bahseder misiniz lütfen.
Aytaç Açıkalın (4): Bu saydıklarımı maliyete bağlamak konusunda şunu söylemek isterim, “emek” katılımı olmadan bir üretim (mal-hizmet-duygu) söz konusu değildir ve ürünün piyasa değerinin, nitelik ve niceliğinin temel belirleyicisi “emek” yani insandır. Bu bakımdan emek kutsaldır. On dokuzuncu yıldan başlayarak kurum, işletme veya kuruluşlarda esas mücadele emeğin bedelinin ödenmesi ile ilgilidir. İçinde yaşadığımız şu günlerde hemen tüm konuşulanların konusu insan kaynaklarının ödemesi, emekliliği ile ilgilidir. Bu süreçler insan kaynağı yönetiminin teknik yönden en incelmiş kısmlarıdır. Eğitim sistemlerinde, genellikle bütçenin % 85i personel giderlerine harcanmaktadır. İnsan kaynağının “geliştirilmesi/yetiştirilmesi” konusunda yapılanlar hem içerik-kapsam yönünden hem de maliyet yönünden çok sınırlıdır.
Nazmiye Hazar (5): Peki eğitim kurumlarının eğitim ile ilgili bütçe oluşumunda insan kaynakları finansmanı olarak nitelendirilen neleri vardır ve ne tür masrafları olmaktadır?
Aytaç Açıkalın (5): Özel veya devlete ait olsun, eğitim kurumlarında bütçenin büyük dilimi insan kaynaklarının ödemelerini karşılamaktadır. Personelin özel hizmet giderleri, sağlık hizmetleri, aylıklar, ders ücreti, ikramiye, ulaşım, sigorta/emeklilik ödemeleri, yer veya görev değiştirme giderleri kurum bütçelerinin esasını teşkil etmektedir.
Nazmiye Hazar (6): Hocam, eğitim hizmeti veren kurumları düşünecek olur isek; özellikle okulöncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim ve lise çağındaki çocuklara hizmet eden kurumların insan kaynakları ile ilgili özellikle aile eğitiminin insan kaynakları ile ilişkisinden bahseder misiniz? Bu açıdan eğitim finansmanı içinde öğretmen ve yöneticilere ne gibi önerileriniz olur?
Aytaç Açıkalın (6): Eğitim kurumlarındaki insan kaynaklarının rollerinde önemli değişimler yaşanmaktadır. Gerçi bütün eğitim kurumlarında “öğretmen” kadroları insan kaynaklarının büyük kitlesini oluşturmaktadır ancak giderek, güvenlik, temizlik, büro görevleri için de farklı kadroların sayısı artmaktadır. Benim kendimce geliştirmeye çalıştığım “İnsan Kıymetinin Geliştirilmesi” düşüncesi, bir bakıma yıllardır okulun çocukların gelişim/öğrenme sürecinde bir tür suçlama ile ele alınan “insan kaynağının kaynağı” yani “aile”yi yeniden konumlandırma esasına dayanmaktadır. Okulun verilen hedefleri gerçekleştirebilmesi için, çocukların evden okula zihnen, bedenen ve duygusal olarak gelişmiş olarak gelmesi gerekmektedir. Ancak aileler bu konularda yani “insanın özellikleri ve gelişimi” konularında yeterince bilgi ve beceri sahibi değiller. Ayrıca aileler, okula ilişkin olarak ders, sınav, öğrenme, disiplin, müfredat, başarı vb. konularda öğretmenler ve okul yönetimi ile iletişim kuracak, işbirliği yapacak dil birliğine de sahip değiller. Bu nedenle okullarda çalışanların yönlerini okulun dışına “insanın ilk ve en etkili gelişim çevresine” yani ailelere” çevirmeleri bir insan kıymeti,in geliştirme projesi olarak ele alınmalıdır. Okula gelmeden önce ve okula devam ederken anne babaların gerçek anlamda çocuklarıyla yaşamlarını, onların beden, zihin, duygusal gelişimleri için uygun çevreler düzenlemeleri konusunda anne babaları geliştirmeye girişmeleri gerekir diye düşünüyorum.

Nazmiye Hazar(7): Peki hocam, günden güne değişen yeni coğrafik yapılaşma ile birlikte çevresel şartların değişmesinin yanı sıra eğitimde hizmet verilen kuşaklarda da büyük bir değişme durumu söz konusu. Bu nesillerin aile yapılaşmaları da günden güne çoğalmaktadır. Örneğin; son yıllarda Türkiye Cumhuriyeti ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde boşanan çiftlerin çoğalması ve bu çerçevede boşanmış ana- baba çocuklarının okullarda gün geçtikçe çoğalması insan kaynakları yatırım ve maliyetlerini nasıl etkilemektedir? Bu bağlamda artan masrafların temin edilmesi ile ilgili okullar ne gibi sorunlar yaşamaktadırlar ve bu konuda önerileriniz var mıdır?
Aytaç Açıkalın (7): Nazmiye Hanım, bu son paylaşmak istediğiniz husus içerik olarak hem çok kapsamlı hem de göreceli olarak çok geniş. Olsun! Ben mümkün olduğunca sade ve yalın biçimde bu söyleşi kapsamında açıklamaya çalışacağım.İnsan, doğal (coğrafi) ve sosyal çevresinin ürünüdür. Ben taraf olarak, gen X çevre düşüncesinden yanayım. Sizin belirlemelerinize katılıyorum doğduğumuz, yaşadığımız coğrafi çevre bir çok özelliklerini yitiriyor, çok yalın bir örnek, giderek daha kirli bir ortamda yaşıyoruz. Bu ortam özelliklerinin insan genlerini, sperm ve yumurtalarını nitelik ve nicelik olarak etkilendiğine ilişkin bilimsel bulguların sayısı artıyor. Bu değişim yeni doğan her insan yavrusu için bir kısım yaşamsal olumsuzlukları içermektedir. Sosyal çevre çok daha hızlı bir değişim, adeta fırtına, anafor, tayfun kelimeleri ile sıfatlandırılacak nitelikte seyrediyor. Sapiens kitabının yazarı Yuval Noah Harari “21. Yüzyıl İçin 21 Ders” kitabının “Eğitim” dilimine şu cümle ile başlar: ”İnsanlık eşi benzeri görülmemiş devrimlerin şafağında. Tüm eski anlatılarımız ufalanıp gidiyor avuçlarımızdan. Kendimizi ve çocuklarımızı böylesine emsalsiz dönüşümlerin ve esaslı belirsizlikleri hüküm sürdüğü bir dünyaya nasıl hazırlayabiliriz?” İşte günümüz eğitimcilerinin, eğitim yöneticilerinin önündeki soru bu. Bu tür soruların cevaplarını vermek kolay değil. Ancak varolan eğitim düşüncemizi çok hızlı bir şekilde değiştirmemizin gerekliliğine inanıyorum. Önce “nasıl bir insan, nasıl bir yurttaş?” sorusuna cevap olabilecek bir düşünce sistemini geliştirmemiz ve sonrasında “insanı kıymet” olarak gören bir anlayışla çocuklarımızı değil tüm insan varlığımızı, anne karnından musalla taşına kadar zihin, beden, duygu boyutunda “kıymet olarak geliştirmemiz” gerekir. Güzel insan Ziya Öğretmen’in (Selçuk) deyişi ile bitirmek isterim sohbetimizi: “Çocukları yarınlara hazırlamayınız, bu güne uyandırınız.” Demişti.
Nazmiye Hazar: Hocam vermiş olduğunuz bu bilgilerden ötürü size çok teşekkür ediyorum. Yeniden görüşmek dileğiyle, sağlıcakla kalın.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Bilimsel Makaleler
Eğitim Sendikası

Bilimsel Makaleler02 Haziran 2022 18:48

Eğitim Sendikası

YAŞAMIN İNİŞLERİ ÇIKIŞLARI 

Bilimsel Makaleler24 Nisan 2022 12:06

YAŞAMIN İNİŞLERİ ÇIKIŞLARI 

Sanat Eğitimine Giden Yolda Sanâyi-i Nefîse Mektebi ve Önemi

Bilimsel Makaleler09 Aralık 2021 19:16

Sanat Eğitimine Giden Yolda Sanâyi-i Nefîse Mektebi ve Önemi

TÜRKİYE VE DÜNYADA  KÜRESEL ISINMA ARTIYOR, ORMANLAR YANIYOR

Bilimsel Makaleler04 Ağustos 2021 20:24

TÜRKİYE VE DÜNYADA KÜRESEL ISINMA ARTIYOR, ORMANLAR YANIYOR

2023 Eğitim Vizyonu Doğrultusunda Bölgesel Eğitim Farklılıklarının Azaltılması: Yeni Yaklaşımlar, Eğitimcilerin Beceri Gelişimleri-3

Bilimsel Makaleler24 Mayıs 2021 20:15

2023 Eğitim Vizyonu Doğrultusunda Bölgesel Eğitim Farklılıklarının Azaltılması: Yeni Yaklaşımlar, Eğitimcilerin Beceri Gelişimleri-3

2023 EĞİTİM VİZYONU DOĞRULTUSUNDA BÖLGESEL EĞİTİM FARKLILIKLARININ AZALTILMASI: EBEVEYN EĞİTİM SEVİYESİ ETKİSİ VE ÖNERİLER-2

Bilimsel Makaleler15 Mayıs 2021 17:24

2023 EĞİTİM VİZYONU DOĞRULTUSUNDA BÖLGESEL EĞİTİM FARKLILIKLARININ AZALTILMASI: EBEVEYN EĞİTİM SEVİYESİ ETKİSİ VE ÖNERİLER-2

EĞİTİM ARAŞTIRMALARINDA ETİK KURUL İZNİ

Bilimsel Makaleler08 Mayıs 2021 15:37

EĞİTİM ARAŞTIRMALARINDA ETİK KURUL İZNİ

HİÇ USANMADAN

Bilimsel Makaleler26 Kasım 2020 15:06

HİÇ USANMADAN

Öğretmen Kaybederse Toplum Kaybeder EĞİTİM SEN’İN EĞİTİM POLİTİKALARINA BAKIŞI ÜZERİNE ÖZGÜR BOZDOĞAN İLE SÖYLEŞİ

Bilimsel Makaleler20 Kasım 2020 17:19

Öğretmen Kaybederse Toplum Kaybeder EĞİTİM SEN’İN EĞİTİM POLİTİKALARINA BAKIŞI ÜZERİNE ÖZGÜR BOZDOĞAN İLE SÖYLEŞİ

İŞYERLERİNDE MOBİNG NEDEN VE NİÇİN UYGULANIR?

Bilimsel Makaleler01 Kasım 2020 11:32

İŞYERLERİNDE MOBİNG NEDEN VE NİÇİN UYGULANIR?