Anasayfa | Künye | Danışman ve Editörler | Son Dakika | Arşiv
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi

Akademi Dünyasının Yeni Yasama Döneminde Beklentisi Büyük

Akademinin Tümörü #50dsorunu,eş durumu,sağlıkdurumu vb sorunlarımız varken, çözülmeyi beklerken diğer sorunların da mahkeme kararlarına rağmen çözüme kavuşmaması Akademik camiayı ve Eğitim-Öğretim alan kişileri, aileleri ile birlikte mağdur etmektedir.Ülk

Kategori: Fikir Yazıları - Tarih: 25 Eylül 2019 20:25 - Okunma sayısı: 994

Akademi Dünyasının Yeni Yasama Döneminde Beklentisi Büyük

Akademi Dünyasının Yeni Yasama Döneminde Beklentisi Büyük

 

 

Akademinin Tümörü #50dsorunu,eş durumu,sağlıkdurumu vb sorunlarımız varken, çözülmeyi beklerken diğer sorunların da mahkeme kararlarına rağmen çözüme kavuşmaması Akademik camiayı ve Eğitim-Öğretim alan kişileri, aileleri ile birlikte mağdur etmektedir.Ülkemizde KKTC de dahil edildiğinde 60 bine yakın denklik sorunu yaşayan akademisyen ve öğrenci bulunmaktadır.Her alan ve meslekle ilgili yurtdışında okumuş öğrencilerimiz bu sorunu yaşamaktadır. Tıp, mühendislik, diğer sosyal alanlarda hukuktan diplomasını almış, başarılı bir şekilde üniversiteyi bitirmiş ancak YÖK tarafından denkliği verilmeyen vatandaşlarımız var. Bu arkadaşlarımız üniversite eğitimlerini almak amacıyla yurtdışına giderken YÖK tarafından yayımlanmış herhangi bir açıklama ya da liste olmadığı için rahat bir şekilde kayıtlarını yapmışlardı. Birçoğu üniversite eğitimlerini tamamlayıp ülkemize dönmeden önce YÖK denklik biriminden onay almış, herhangi bir problem yaşamayacaklarının bilgisini alarak eğitimlerini tamamlayıp dönmüşlerdir. 60 bin gencimizin ve aileleriyle beraber 250 bine yakın vatandaşımızın bu problemi yaşadığı düşünüldüğünde yetkililerinin buna duyarsız kalmaları hepimizi üzmekte, bu gençlerimizi belirsizliğe ve hak ettikleri mesleklerini yapmalarına engel olmaktadır.

Akademinin tümörü olarak nitelendirilen 50d’li araştırma görevlileri doktora eğitimlerinin bitimiyle birlikte işsiz kalmakta ve eğitimli önemli bir kesim sistem dışına atılmaktadır. Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan 2. 100 günlük icraat planında yer alan akademik istihdam platformu ile bu sorunun önüne geçilmesi planlanmış fakat henüz herhangi bir adım atılmamıştır.

Bu problemin ancak Türkiye’de komisyonlar kurularak çözülebileceğini ifade etmekteyiz. Bu komisyonlar denklik mağdurlarının ders almaları gerekip gerekmediğini, staj yapıp yapmaması konusunda üç aylık bir çalışmayla bu dosyaların tamamını inceleyeyip gençlerimizi bu denklik sorunundan kurtarabilirler. YÖK birçok konuda üniversitelere yetki devri yapıp yetkilerini paylaşırken denklik konusunda sadece kendi bünyesindeki merkez aracılığıyla dosyaları karara bağlamaktadır. Halbuki bu sorun YÖK’te merkezi bir denklik merkeziyle değil, üniversitelerimiz de sürece dahil edilerek çok daha kolay ve etkili bir şekilde çözülebilir. Köklü üniversitelerimize rektörlük bünyesinde bu komisyonları kurduğumuzda çok daha hızlı karar alınıp, gençlerimizin mağduriyeti giderilebilir. Bu nedenle denklik sorununun çözümünün YÖK’e bağlı olduğunu ve YÖK’ün bu konuda gerekli adımları atmasını ivedilikle beklemekteyiz. Ülkemizin de dahil olduğu Bologna sürecinde Avrupa’daki tüm fakülte ve programlarda ortak program uygulanmakta bu durum da YÖK’ün eksik kredi ve ders gerekçesini boşa çıkartmaktadır. Buna ek olarak Cumhurbaşkanımız Sn. Reecep Tayyip Erdoğan’ın 2006’da başbakan olduğu dönemde Avrupa bölgesindeki diplomaların karşılıklı tanınmasını içeren 50 ülkenin katılımıyla oluşturulan Lizbon sözleşmesini imzalamıştı. Ayrıca yurtdışına eğitim amaçlı giden öğrencilerimize MEB’de de gerekli izinler verilerek dosya açıldığı ve MSB tarafından da bu öğrencilerimizin askerlik tecillerinin yapıldığını tekrar hatırlatmak istiyoruz.

Biz Öğretim Elemanları Sendikası olarak ülkemize büyük katma değer sağlayacaklarına inandığımız kalifeyeli olarak nitelendirdiğimiz bu öğrencilerimizin istihdama katılmaları ve hak ettikleri mesleklerini yaparak ülkemizin gelişmesine katkıda bulunmaları konusunda hem kendilerine desteğimizi ifade ediyor, bu konuda adım atacak kurumlarımızla da her türlü iş birliği ve paydaşlığı yapabileceğimizi ifade ediyoruz.

Özellikle son zamanlarda hem yerel hem de üst mahkemelerden çıkan kararlar gösteriyor ki darbe dönemi ucube 2547 ve darbe kalıntısı,tüm siyasi partilerin seçim beyannamesinde kaldırılması gündeme gelen YÖK’ün kalkması, yerine çağa uygun, uluslararası rekabeti sağlayabilecek ve daha modern bir yapıda Yükseköğretim Bakanlığı’nın kurulması elzemdir.

Yeni yasama döneminde Gazi Meclisimizden yani Yasamadan, Son 5 yıldır çeşitli prlatformlarda sürekli ve yılmadan dile getirdiğimiz kronikleşen bu sorunların çözüm bulması için çalışacağız. Başkanlık sistemi ile Bürokrasi Zulmünün en aza indirilmesi için hem hükümete hem de muhalefete gerekçeli kanun tekliflerimizi sunmaya devam edeceğiz.

Dr. Vahdet ÖZKOÇAK

ÖGESEN Genel Başkanı

Yorumlar (0)
Diğer Fikir Yazıları İçerikler
EN SON EKLENENLER
BU AY ÇOK OKUNANLAR