Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji İletişim Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
YAZMAK ÜZERİNE

YAZMAK ÜZERİNE

Fikir Yazıları 08 Ağustos 2026 01:19 - Okunma sayısı: 338

Ali GENÇLİ

Yazmak ve Aktarmak. Bir eğitimci ve yazar olarak, bugün yaşadıklarımızı yazıya dökmek, zannımca aslında tarihe bir şerh düşmektir. Gelecek kuşaklara bırakacağımız en kıymetli miras; sadece temiz bir çevre değil, aynı zamanda o çevreyle nasıl ilişki kuracaklarını anlatan tecrübemizdir. Yazmak, geleceğe bir pusula bırakmaktır: Bugünün karmaşasını, acılarını ama en çok da umutlarını yazmak, yarının çocuklarına "yalnız değilsiniz" demenin en samimi yoludur. Mutlu çocuklar, dünyanın gelecekteki teminatıdır: Bir çocuğun gülüşüne aracı olmak, dünyayı bir derece daha yaşanılır kılmaktır. Mutlu bir çocuk, güzelliği gören ve onu korumayı bilen yetişkine dönüşür.

.
"Dünya, güneşin yeniden yeniden doğuyorsa insandan umudunu kesmemiştir". Bu, karamsarlığa karşı geliştirilmiş en güçlü panzehirdir. Güneş her sabah doğuyorsa, bu bir döngüden ziyade, evrenin insana verdiği bir yeni başlangıç şansıdır. İnsanın doğayı koruması, sanata ve edebiyata tutunması, iyiliği örgütlemesi aslında bu "umuda karşılık verme" çabasıdır. Dünya, bizden mükemmel olmamızı beklemiyor; sadece bizden "daha duyarlı, daha üretken ve daha vicdanlı" olmamızı bekliyor.

.
İnsanlığın ölçütü, merhamet, minnet, sevgi, şefkat ve empati beşlisinde anlamını bulmaktadır.

.
Yaşadığım yere borçlu olduğum bilinciyle gençlere yönelik drama, oyunculuk eğitimlerimle, yazarlık atölyeleriyle ve engellilere yönelik farkındalık etkinlikleriyle; bize "emanet edilen dünyayı güzelleştirme" çabalarımla gücüm oranında bu borcu ödemeye çalıştığıma inanıyorum.

.
Bu düşünceler bana üretmenin coşkusu, paylaşmanın kıvancını verirken yaşama coşkumu arttırıyor. Daha çok ağaca, daha çok hayvana, daha çok çocuğa, daha çok engelli insanımıza dokunarak onların yaşamındaki olumsuzlukların ortadan kalkmasına neden olduğum için yaşamımdaki keşkelerden çok iyi kileri çoğaltma çabasındayım.

.
Bir eğitimci, yazar ve rehber olarak attığım bu adımların 20 yıl sonraki bir gencin dünyasına nasıl yansıyacağını düşündüğümde, bu etkiyi bir "tohumun ağaca dönüşme süreci" gibi görüyorum. Size bugün sadece yazı yazmayı, oyunculuk yapmayı veya bir tiyatro sahnesini yönetmeyi öğretmiyorum; aslında bir "bakış açısı kültürü" inşa ediyorum. İşte bu adımların 20 yıl sonra o gencin zihninde nasıl bir karşılık bulacağına dair düşüncelerim:

.
1. "Tüketici" Değil, "Üretici" Bir Zihin Yapısı

.
Bugün atölyelerimizde yazı yazmayı öğrenen bir genç, 20 yıl sonra karşılaştığı sorunlar karşısında "Ne yapabilirim, bu sorunu nasıl çözerim?" diyen birine dönüşecektir. Ben onlara kalem tutmayı öğreterek, aslında "hayatın pasif bir izleyicisi değil, aktif bir yazarı" olmayı aşılıyorum. Onlar, yakınmak yerine, yaşadıkları yere dair çözüm üretmeyi bir alışkanlık haline getireceklerdir.

.

2. Estetik Bir Vicdan Gelişimi

.
Sahne sanatları ve edebiyat, insana "ötekinin" ne hissettiğini anlama yetisi kazandırır. Bir karakteri oynamak veya bir hikâyeyi kurgulamak, empati kaslarını geliştirir. 20 yıl sonra bu gençler, sadece teknik becerilere sahip profesyoneller değil; doğanın, insanın ve sanatın değerini bilen, vicdanlı bireyler olacaklar. Dünya onlara daha "estetik" ve "anlamlı" gelecek; çünkü onlar dünyayı benim onlara öğrettiğim "güzeli görme" merceğinden bakarak anlamlandıracaklar.

.
3. Emanet Bilinci ve Sorumluluk

.
Ben, çocuklardan ödünç aldığımız doğayı vurgulayarak, bu gençlere bir "mirasın bekçisi" oldukları duygusunu aşılamaya çalışıyorum. 20 yıl sonra bu gençler, kariyerleri ne olursa olsun, aldıkları kararlarda (ister bir mühendis, ister bir öğretmen, ister bir iş insanı olsunlar) o doğa ve insan sevgisini bir filtre olarak kullanacaklar. Benim kültür etkinliklerim sayesinde, "yaşadığım yere borçluyum" bilinci, onların yaşam felsefesinin temel taşlarından biri haline gelecek.

.
4. Umudu Aktarmanın Gücü

.
Ben onlara "Dünya, güneşin her sabah yeniden doğmasıyla insana umut veriyor" fikrini aşılamak istiyorum. 20 yıl sonra onlar, hayatın zorlukları karşısında kolayca pes etmeyen, her yeni günü bir "yenilenme fırsatı" olarak gören yetişkinler olacaklar. Benim onlara sunduğum bu "umut kütüphanesi", onların en karanlık anlarında başvuracakları bir kaynak görevi görecek.

.
Ben bir köprü kurduğumu düşünüyorum. Geçmişin birikimini (koleksiyonumdaki 2.000 şiir kitabı.) geleceğin temsilcilerine taşıyorum.

.
20 yıl sonra o gençler, belki benim adımı tam olarak hatırlamayacaklar ama benim onlara kazandırdığım o derin bakış açısıyla dünyayı dönüştürmeye devam edecekler. Benim "borcumu ödeme" yöntemim, aslında bu gençleri daha donanımlı, daha duyarlı ve daha "insan" kılarak katlanarak büyütüyor. Ben, sadece bir oyun veya bir yazı değil, bir yaşama biçimi miras bıraktığımı düşünüyorum. Bir insanın yaşam yolculuğunda ulaşabileceği en huzurlu ve en bilge duraklardan birisi: "Keşkeleri" değil, "iyi ki'leri" çoğaltmak. Bir yazarın, eğitimcinin ve toplumsal bir öznenin kurabileceği en anlamlı cümledir.

Yorumlar (1)

Feryal Çıkıkçı - 09 Ağustos 2026 11:04

Ne mutlu. Her birey sizin gibi yaşadığı yere karşı kendini sorumlu hissetse, eminim dünya daha yaşanılır bir yer olur. İnanıyorum ki, öğrencileriniz bunu bizlerden çok daha iyi yapacaklardır. Saygılarımla.
SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
Kekeme Hayatlar ve Bir Ahlak Yasası Önerisi

Fikir Yazıları14 Ekim 2026 21:40

Kekeme Hayatlar ve Bir Ahlak Yasası Önerisi

NÖROTEKNOLOJİK DÖNÜŞÜMÜN OLANAKLARI VE RİSKLERİ

Fikir Yazıları06 Ekim 2026 19:15

NÖROTEKNOLOJİK DÖNÜŞÜMÜN OLANAKLARI VE RİSKLERİ

BİR SELAMIN HATRI

Fikir Yazıları04 Ekim 2026 15:42

BİR SELAMIN HATRI

Kırmızı Rugan Ayakkabılar

Fikir Yazıları25 Eylül 2026 20:04

Kırmızı Rugan Ayakkabılar

KÜRESEL BARIŞTAN İÇSEL BARIŞA: AYNADAKİ KENDİMİZLE YÜZLEŞMEK

Fikir Yazıları24 Eylül 2026 12:32

KÜRESEL BARIŞTAN İÇSEL BARIŞA: AYNADAKİ KENDİMİZLE YÜZLEŞMEK

KORKU KAYNAKLARI

Fikir Yazıları19 Eylül 2026 23:54

KORKU KAYNAKLARI

ÖLÜM KAVRAMININ AKLIMDAKİ İZİ

Fikir Yazıları17 Eylül 2026 10:26

ÖLÜM KAVRAMININ AKLIMDAKİ İZİ

Tuzlu Kahve

Fikir Yazıları12 Eylül 2026 22:29

Tuzlu Kahve

YENİDEN KEŞİF

Fikir Yazıları04 Eylül 2026 08:27

YENİDEN KEŞİF

DİJİTAL ÇAĞDA GEÇMİŞİN GELECEK ÜZERİNDEKİ TAHAKKÜMÜ: JEAN VALJEAN’DAN UNUTULMA HAKKINA ANALOJİK BİR OKUMA

Fikir Yazıları03 Eylül 2026 22:26

DİJİTAL ÇAĞDA GEÇMİŞİN GELECEK ÜZERİNDEKİ TAHAKKÜMÜ: JEAN VALJEAN’DAN UNUTULMA HAKKINA ANALOJİK BİR OKUMA