Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Ekonomi Eğitim Bilimleri Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji İletişim Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular Klinik Psikoloji İletişim
Yoksulluk Azalıyor mu, Yer mi Değiştiriyor?

Yoksulluk Azalıyor mu, Yer mi Değiştiriyor?

Sosyoloji 03 Ekim 2026 01:01 - Okunma sayısı: 203

Dr. Özcan GARAN

Yoksulluk Azalıyor mu, Yer mi Değiştiriyor?

.

Geçen ay bu köşede on yedi aylık bir yolculuğa çıkacağımızı, her ay bir Sürdürülebilir Kalkınma Amacını (SKA) ele alacağımızı yazmıştık. İlk durağımız, listenin de ilk sırasındaki amaç: Yoksulluğa Son. Birleşmiş Milletlerin Ağustos 2026'da yayımladığı "Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları Raporu 2026"nın verileriyle hem küresel tabloya hem de Türkiye'nin durumuna bakalım.

.

Amaç 1 Ne Vaat Ediyordu?

2015'te kabul edilen Amaç 1, iddialı bir hedefle yola çıkmıştı: 2030'a kadar dünyada aşırı yoksulluğu tamamen ortadan kaldırmak. Aşırı yoksulluk sınırı, satın alma gücü paritesine (PPP) göre günde belirli bir dolar tutarının altında yaşamak olarak tanımlanıyor; bu eşik güncellenen fiyat verileriyle son olarak 2021 PPP bazında günde 3 dolara çekildi. Amacın alt hedefleri yalnızca gelir yoksulluğuyla sınırlı değil: Ulusal tanımlara göre yoksulluğun her boyutuyla (çok boyutlu yoksulluk) yarıya indirilmesi, sosyal koruma sistemlerinin herkesi kapsayacak şekilde genişletilmesi, yoksulların ekonomik kaynaklara ve toprağa erişiminin güvence altına alınması ve iklim şokları, ekonomik krizler gibi felaketler karşısında yoksul ve kırılgan grupların dayanıklılığının artırılması gibi başlıkları da içeriyor.

.

Küresel Tablo: Duraksayan Bir İlerleme

2026 raporunun ilk cümlesi başlı başına çarpıcı: Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10'u -826 milyon insan- hâlâ günde 3 doların altında yani aşırı yoksulluk içinde yaşıyor. 2015'ten bu yana bu oran yalnızca üç puan geriledi. Rapor, mevcut eğilim sürerse 2030'da bile dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 9'unun aşırı yoksullukta kalacağını, bunların beşte dördünün Sahra-altı Afrika'da ya da kırılgan ve çatışmadan etkilenen ülkelerde yaşayacağını öngörüyor. Sahra-altı Afrika tek başına, dünyadaki aşırı yoksulların yüzde 71'ini barındırıyor; bölgenin COVID-19 pandemisinin etkilerinden ancak 2025'te, yani beş yıl sonra, çıkabildiği belirtiliyor.

.

Çalışıyor olmak da yoksulluktan kurtulmanın garantisi değil. 2025'te dünya genelinde istihdam edilen nüfusun yüzde 7,9'u (284 milyon kişi) hâlâ aşırı yoksulluk sınırının altında ücret alıyordu; bu oran 2015'te yüzde 11'di. İlerleme burada da bölgesel olarak eşitsiz: Sahra-altı Afrika ve en az gelişmiş ülkelerde çalışan yoksulluğu yüzde 40 civarındayken, Orta ve Güney Asya bu on yılda oranı yüzde 15,9'dan yüzde 5,2'ye indirerek en belirgin iyileşmeyi gösterdi.

.

Raporun olumlu bir notu da var: 2023'te dünya nüfusunun yarısından fazlası (yüzde 52,4) en az bir sosyal koruma programından yararlanıyordu ki bu bir ilk (halen yaklaşık 3,8 milyar insanın herhangi bir sosyal koruma biçiminden mahrum kaldığını da not etmemiz gerekiyor). Ayrıca bu ortalamanın arkasında büyük eşitsizlikler saklı: Yaşlılık aylıkları emeklilik yaşındaki nüfusun yüzde 79,6'sına ulaşırken, işsizlik sigortası işsizlerin yalnızca yüzde 16,7'sini kapsıyor. Üstelik yoksulluğu azaltmaya yönelik uluslararası kalkınma yardımları 2023-2024 arasında yüzde 8,7 azalarak 2015 seviyesine geriledi; bu da neredeyse on yıllık bir ilerlemenin geri alınması anlamına geliyor.

.

Türkiye'de Yoksulluk: İyileşen Ortalama, Derinleşen Eşitsizlik

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Aralık 2025'te açıkladığı "Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri"ne göre, medyan gelirin yüzde 50'si esas alınarak hesaplanan göreli yoksulluk oranı 2025'te bir önceki yıla göre 0,6 puan azalarak yüzde 13'e geriledi. Bu 2005'ten bu yana ölçülen en düşük seviye. Medyan gelirin yüzde 60'ı esas alındığında oran yüzde 20,6, yüzde 40'ı esas alındığında ise yüzde 6,2 olarak hesaplandı. Ancak ortalamanın arkasındaki tablo daha karmaşık. Eğitim düzeyi yoksullukla güçlü biçimde ilişkili: Hiç okul bitirmeyenlerin yüzde 23,8'i yoksulken, yükseköğretim mezunlarında bu oran yüzde 2,5'e iniyor. Hane tipine göre de belirgin farklar var; çekirdek aile ile başka kişilerin de yaşadığı hanelerde yoksulluk oranı yüzde 17,5 iken, çekirdek aile dışı çok kişili hanelerde bu oran yüzde 3,9'a kadar düşüyor. Bölgesel olarak da eşitsizlik sürüyor: Yoksulluğun en yüksek olduğu bölgeler yüzde 14,5 ile Tekirdağ-Edirne-Kırklareli ve yüzde 14,3 ile Kastamonu-Çankırı-Sinop bölgeleri iken, en düşük oranlar yüzde 4,6 ile Şanlıurfa-Diyarbakır bölgesinde görülüyor.

.

Belki de en dikkat çekici gösterge, göreli yoksulluğun ötesinde bir tabloyu ortaya koyan "yoksulluk veya sosyal dışlanma riski" oranı: TÜİK verilerine göre bu oran Türkiye'de yüzde 27,9'a ulaşıyor. Avrupa Birliği ortalamasının (yaklaşık yüzde 20,09) çok üzerinde seyrediyor. Bu gösterge yalnızca geliri değil, maddi ve sosyal yoksunluğu (otomobil sahipliği, beklenmedik bir harcamayı karşılayabilme, düzenli protein tüketimi, ısınma gibi 13 kalemden en az yedisinden mahrum kalma) ve düşük iş yoğunluğunu da hesaba katıyor. Nitekim maddi ve sosyal yoksunluk oranı yüzde 11,9 olarak ölçülürken, nüfusun yüzde 27,9'u ısınma giderlerini karşılamakta zorlandığını bildiriyor. Bu da göreli yoksulluk oranındaki iyileşmenin, hanelerin gündelik yaşam koşullarındaki kırılganlığı tam olarak yansıtmadığına işaret ediyor.

.

Sayıların Ötesinde

Amaç 1'in asıl mesajı, yoksulluğun tek boyutlu bir gelir meselesi olmadığı. Hem küresel raporun hem TÜİK verilerinin ortak vurgusu şu: Ortalama rakamlar iyileşse bile, kimin geride kaldığına bakmadan bir değerlendirme eksik kalacak. Sahra-altı Afrika'da yoğunlaşan aşırı yoksulluk ile Türkiye'de eğitim düzeyine, hane yapısına ve bölgeye göre derinleşen eşitsizlikler, ölçek farklı olsa da aynı yapısal soruna işaret ediyor: Kalkınmanın nimetleri toplumun her kesimine eşit ulaşmıyor. 2030'a yaklaşırken yoksulluğu azaltmaya yönelik kalkınma yardımlarının gerilemesi de bu tabloyu daha da zorlaştırıyor.

.

Önümüzdeki ay, Amaç 1'in doğal uzantısı sayılabilecek bir başlığa geçiyoruz: Açlığa Son. Gıda güvencesizliği ile yoksulluk arasındaki döngüsel ilişkiyi ve Türkiye'nin bu alandaki tablosunu birlikte değerlendireceğiz.

.

Kaynak: Birleşmiş Milletler, The Sustainable Development Goals Report 2026; TÜİK, Yoksulluk ve Yaşam Koşulları İstatistikleri 2025.

İstanbul Üniversitesi/İktisat Fakültesi

Dr. Öğr. Üyesi Özcan Garan

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Sosyoloji
Akışkan Bir Dünyada Çocuk ve Eğitim

Sosyoloji12 Ekim 2026 21:35

Akışkan Bir Dünyada Çocuk ve Eğitim

Sosyolog Orhan Türkdoğan Üzerine Kısa Bir Değerlendirme

Sosyoloji12 Ekim 2026 21:25

Sosyolog Orhan Türkdoğan Üzerine Kısa Bir Değerlendirme

KÖY ENSTİTÜLERİNİ ya da KÖYLERİ YENİDEN CANLANDIRMAK

Sosyoloji12 Ekim 2026 10:37

KÖY ENSTİTÜLERİNİ ya da KÖYLERİ YENİDEN CANLANDIRMAK

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği 21: Zamanın Cinsiyeti; Kadınların Saatleri Nereye Akıyor?

Sosyoloji09 Ekim 2026 20:29

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği 21: Zamanın Cinsiyeti; Kadınların Saatleri Nereye Akıyor?

Prof. Dr. Bülent Kara ile “Haklar Sosyolojisi” Üzerine Söyleşi (I. BÖLÜM KAVRAMLAR VE KURAMLAR)

Sosyoloji07 Ekim 2026 20:31

Prof. Dr. Bülent Kara ile “Haklar Sosyolojisi” Üzerine Söyleşi (I. BÖLÜM KAVRAMLAR VE KURAMLAR)

Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin Ardından

Sosyoloji06 Ekim 2026 19:28

Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin Ardından

YEREL YÖNETİMLERDE KADIN PERSPEKTİFİ: KADIN DOSTU KENTLER

Sosyoloji03 Ekim 2026 05:50

YEREL YÖNETİMLERDE KADIN PERSPEKTİFİ: KADIN DOSTU KENTLER

Muhaliflikten Karşıtlığa Siyasetin Sosyolojisi: Demokratik İtiraz, Siyasal Kutuplaşma ve Ortak Yaşam

Sosyoloji25 Eylül 2026 15:29

Muhaliflikten Karşıtlığa Siyasetin Sosyolojisi: Demokratik İtiraz, Siyasal Kutuplaşma ve Ortak Yaşam

Sosyoloji18 Eylül 2026 11:47

"Kabadayı”lardan “Yeni Nesil Suç Çeteleri”ne: Organize Suçun Değişen Karakteri

Skorun Arkasındaki Toplum

Sosyoloji16 Eylül 2026 10:19

Skorun Arkasındaki Toplum