Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Eğitim Bilimleri Ekonomi Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular İletişim
Sevgi

Sevgi

Edebiyat 06 Mayıs 2020 12:49 - Okunma sayısı: 261

Özge BÜTÜN Yazdı

“Sevgi neydi sevgi emekti.” Hafızalara kazınan bir Atıf Yılmaz filmi ; ‘Selvi Boylum Al yazmalım .’ Bir sevgiyi beslemeye ve emek vermeye devam etmek için ne gerekir? Karşılıklı olması ve edilgen koşullanmaya hizmet etmesi mi gerekir yoksa dış koşullar ve kişilerden bağımsız yalnızca seveni ilgilendiren bir eylem midir? Sevgi benim nezdimde, karşılık bekleyerek beslenirse ticaret olur. Salt sevgide verdiğiniz emek ve çaba sizi inşa eden ve yaşama olan bağlılığınızı anlamlı kılan yapı taşlarınızın kaynağını oluşturur. Yaptıklarınıza karşılık aynı şekilde değer görme çabası yalnızca egonuza hizmet eden ve sizi dışsal pekiştireçlerin tutsağı yapan bir girdaptır. Siz çayı seviyorsunuz diye çayın da sizi sevmesini beklemek sizin sevgiden yoksun olduğunuza işaret edebilir. Elbette öz saygısı ve benlik algısı yüksek, kendi değerinin farkında olan kişiler sevilmeye layık olduğunun farkındadır ama bunu kanıtlamaya ve başka insanlar tarafından takdir edilmeye, beğenilmeye ihtiyaç duymadığı gibi kendi sevgilerine şart koymazlar. Sizi isteklerinizin ve duygularınızın tutsağı yapacak olan yegâne şey onaylanma ve kabul görme ihtiyacınızdır. Bir pınar eğer beslenen bir kaynağı yoksa zamanla kurumaya mahkûmdur. Sizin sevgi pınarınız kaynağı siz değilseniz zamanla azalmaya ve kurumaya yüz tutmuş; sevgiden, hoşgörüden ve nezaketten uzak başka kaynakların karışmasına muhtaç olacaksınız. Ne çoğalacak ne çağlayacaksınız. Oysaki cesur akarsular denize karışıp yok olacağını bilse dahi kendi yatağında akmaya ve harekete devam eder. Hayat yolculuğunda akmamızı engelleyecek taşlar ancak bir onları taş olarak görme gücünü ona verirsek bir engel teşkil edecektir. Tolstoy yakın arkadaşıyla tartışmasının ardından kendisine şu cümleyi kurar : “Beni üzme gücünü sana verdiğim için kendimden özür dilerim. “ Hayat kısa; akmalı, çağlamalı, başka sulara karışıp çoğalmalı ve kirlenmeden kalabilmek için deniz olunmalı. İçinde kocaman taşlar, yosunlar, derinlerinde herkesten sakladığı inci mercanı ile yelken açıp seni seçenlere yardım etmelisin, sana taş ve çöp atsa da... Çünkü deniz olabilmek için nice akarsuları içine aldın kirli ve ya temiz olsa da yine de enginliğinden, derinliğinden, maviliğinden bir şey kaybetmedin.

Ve şairin de dediği gibi insan Deniz'in olmadığı yerde umut adına martı olmalı.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Edebiyat
Venüs

Edebiyat26 Mayıs 2020 14:13

Venüs

Bayramlık

Edebiyat21 Mayıs 2020 21:58

Bayramlık

Türkiye’deki Sevgi

Edebiyat21 Mayıs 2020 10:33

Türkiye’deki Sevgi

Yeni Başlangıçlar

Edebiyat21 Mayıs 2020 10:28

Yeni Başlangıçlar

Gençlere Mektup: Okuma Sevgisi ve Yazarlık Tutkum

Edebiyat19 Mayıs 2020 19:40

Gençlere Mektup: Okuma Sevgisi ve Yazarlık Tutkum

Sevmek İçin Geç Ölmek İçin Erken

Edebiyat18 Mayıs 2020 23:06

Sevmek İçin Geç Ölmek İçin Erken

Anne

Edebiyat13 Mayıs 2020 14:09

Anne

Yolculuk

Edebiyat09 Mayıs 2020 20:14

Yolculuk

Yazlık Sinemalarda Kaldı Çocukluğum

Edebiyat05 Nisan 2020 15:05

Yazlık Sinemalarda Kaldı Çocukluğum

Bilmediği Şey Olmayan Öğretmen

Edebiyat02 Nisan 2020 10:48

Bilmediği Şey Olmayan Öğretmen