Nirvana Sosyal

Anasayfa Künye Danışmanlar Arşiv SonEklenenler Sosyal Bilimler Bilimsel Makaleler Sosyoloji Fikir Yazıları Psikoloji-Sosyal Psikoloji Antropoloji Tarih Eğitim Bilimleri Ekonomi Hukuk Siyaset Bilim Coğrafya İlahiyat-Teoloji Psikolojik Danışma ve Rehberlik Felsefe-Mantık Ontoloji Epistemoloji Etik Estetik Dil Felsefesi Din Felsefesi Bilim Felsefesi Eğitim Felsefesi Yaşam Bilimleri Biyoloji Sağlık Bilimleri Fütüroloji Edebiyat Sinema Müzik Kitap Tanıtımı Haberler Duyurular İletişim
ADIYİTİK  (Meçhule mektuplar)

ADIYİTİK  (Meçhule mektuplar)

Fikir Yazıları 25 Eylül 2022 10:22 - Okunma sayısı: 171

Ali Gençli

ADIYİTİK (Meçhule mektuplar)

İstekli mi geldim sanıyorsun ben bu dünyaya, bakıp da bu kendimle barışık yaşantıma? Terin tuzu karışırken sevdalı bakışlarıma, yalnızlıklar kuşatırdı gün doğumlarımı... Alacaklıydım! Alacaklıydım bu dünyadan, alacaklıydım yaşamadıklarımı. Yitik sevdalarımı alacaklıydım! ...
Yenilgiler kuşatırken örselenmiş bedenimi, kimse, kimse tutmadı uzanan ellerimi...
Hüzün kıyılarında el sallarken çocukluğum, kıyısız kentlerin yağmurlarında ıslanırdım yalınayak... Aydınlatırdı çocuk odamı göğe çizdiğim yıldızlar. Gidince umut yüklü trenler, boşalırdı resimlerimde demirden raylar...
Hangi ayak izinde kaldı çocukluğum? Gelecek düşlerim hangi yolun kıyısında bekliyor, gecenin son otobüsünü? Erişilmesi güç özlemleri hangi ebabil kuşu yükledi kanadına? Benim mi bu çığlık, yıldızlara erişir? Yarının kavgası yitirir gücünü,
düşen her takvim yaprağıyla... Kaç yıldız çarpar acılarıma şaşırıp da yolunu? Bölünür acılarım gece düşlerinde. bir yağmur damlası süzülür, soğuktur yanağımdan...
Gecenin penceresi yutarken güneşi, güneş batardı karşıdaki konakların
pencerelerinde... Yiter giderdim ben karşılıksız ‘sevi’lerde, kızıla çalan hüzün karası düşlerle. Uydurma, ayaküstü konuşmalar yaratırdık, görürüm umuduyla sokağınızın başında akşam üstleri, okul dönüşleri… Açıp da bakardın bize cumbalı evinizin tül perdesini. Gülerdin, gözlerin doğardı geceye...
Gençtik, okul yıllarıydı. Gülüşlerimiz okşardı birbirini,
koşarken hüzün bitimlerinde yürek atışlarımız. Kavuşmanın yüzyıllık sevinci
bitirirken, göz ucuyla özlemleri parmak uçlarımız değerdi birbirine ardımızda hüzünleri bırakarak. Iskalardı acılar bu kez, sevinçlerin sarmaladığı bedenlerimizi.
Yıllar geçti, kavuşacaktık...Olmadı! ...
Acılara yazıldık uzadıkça geceler. Avuç içlerimize kazındı yazgımız. Hüzünsüz hücre kalmadı bedenlerimizde. Alaylar asılı yüzler! Tükürülesi yüzler! Gülümseyerek izlerken bakış uçlarımızı, bakış uçlarımız delerdi namussuz yürekleri. Delerdi de bir sızı el sallardı, sonu gelmez gecelerden
.

Yorumlar (0)

SON EKLENENLER
ÇOK OKUNANLAR
DAHA ÇOK Fikir Yazıları
GEÇMİŞTEN BUGÜNE ÇOCUK EDEBİYATI

Fikir Yazıları03 Aralık 2022 21:28

GEÇMİŞTEN BUGÜNE ÇOCUK EDEBİYATI

Hermes’in Çocukları: Çevirmenler

Fikir Yazıları23 Kasım 2022 19:33

Hermes’in Çocukları: Çevirmenler

Ben(im) Öğretmenim!

Fikir Yazıları23 Kasım 2022 19:21

Ben(im) Öğretmenim!

Mizah Çevirisi: Gülmenin Dili Olur Mu?

Fikir Yazıları16 Kasım 2022 21:46

Mizah Çevirisi: Gülmenin Dili Olur Mu?

Öğrenci okuldan niye kaçı(rılı)yor?

Fikir Yazıları16 Kasım 2022 21:40

Öğrenci okuldan niye kaçı(rılı)yor?

Kötüler ya da Istırap Çektirmeyi İş Edinenler: Anonim Bir Acı Öyküsü

Fikir Yazıları16 Kasım 2022 21:33

Kötüler ya da Istırap Çektirmeyi İş Edinenler: Anonim Bir Acı Öyküsü

Kadın ve Emek 5

Fikir Yazıları16 Kasım 2022 21:26

Kadın ve Emek 5

The Prestige Filmi ve İnsanın Ardak'lanması

Fikir Yazıları22 Ekim 2022 08:24

The Prestige Filmi ve İnsanın Ardak'lanması

Descartes'ten Günümüze: 'Düşünüyorum, öyleyse varım' mı? 'Hissediyorum, öyleyse yaşıyorum' mu?

Fikir Yazıları12 Ekim 2022 16:50

Descartes'ten Günümüze: 'Düşünüyorum, öyleyse varım' mı? 'Hissediyorum, öyleyse yaşıyorum' mu?

Dile Gelemeyen Dil

Fikir Yazıları09 Ekim 2022 16:30

Dile Gelemeyen Dil