Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

Çocuk ve Sanat ya da İnsan ve Sanat

Cemile MUSLU

Kategori: Eğitim Bilimleri - Tarih: 28 Mart 2020 16:01 - Okunma sayısı: 523

Çocuk ve Sanat ya da İnsan ve Sanat

“Hayal kurmak, bilgiden daha önemlidir; çünkü bilgi sınırlıdır, ancak hayal kurma tüm dünyayı kapsar." Albert Einstein.

Yaşamdan sanatı soyutlamak mümkün değildir. Çünkü çocuklar ilk doğdukları andan itibaren sanatın içindedir. Nasıl ki  çevreye verdiği tepkiler koordineli bir şekilde devam ediyorsa bir melodi duyduğunda yaptığı  ritmik hareketler de   sanatın bir parçasıdır...

Sanat en temel anlamıyla farklı duygu durumlarını yönlendirir, sınırsız veriye sahiptir ve özeldir. Çocuklarda içinde yaşadıkları dünyayı ve toplumu resimle, müzikle, dansla ve hatta matematikle bile duygularını en yalın en çıplak haliyle ifade etmeye çalışırlar.

Küçük yaştaki çocuklar zihinlerinde oluşturdukları karmaşıklığa anlam vermek için  tasarımsal olarak hayallerindekinin resmini çizer ve hayata anlam katarlar. Taklit etmeyi severler fakat sanatta taklit çocuğun gözüyle bambaşka bir boyuta bürünür.

Daha büyük yaşta olan çocuklarımız basit bir seksek oyunu oynarken,matematik ile ifade ederek sanatın içinde bulur kendini.

İşte tam da bu sebeple sanatı ve sanatsal bakışı sadece belli kalıplara sığdırmak büyük bir yanılgıdır.

Herkesten farklı bakmak, olanı olduğu gibi değil  sorgulayarak bakmak, anlam aramaktır. Sanat başka bir boyutta bilgiden, ezberden bilinenden öteye geçmektir.

Kavramsal bir süreçtir aslında, bireyden topluma doğru giden, dinlerin, kültürlerin, dillerin ve toplumların iç içe geçtiği bir boyuttur.

Doğal seyrinde devam eden süreç sanat işin içine girdiğinde güzelleşir. Ders anlatırken sanat öğretiye dahil edilmeli. Örneğin çayın içinde eriyen şeker gibi olmalı görünen çaydır ama içindeki şekerin tadını almak gibi deneysel düşünülmeli. Basit görünen her şeye farklı bir derinlik katmak gibi olmalı ve amacı hayallerini serbest bırakıp sınırların ötesini geçmek olmalı...

21.Yüz yılın getirmiş olduğu hızlı yaşam ve hep bir yerlere yetişme telaşı içinde bizlerin ve çocukların çevremizi duyumsamaya, öz benliğimize dönmeye ve arada bir de olsa mekanik yaşamdan soyutlanmaya ihtiyacımız var. Aynılıklardan kurtulup özgünlüklere yol almaya...

İşte bizim görmek istediğimiz tabloda bu olmalı aynıları değil farklılıkları görmek, sanatla yaşamı birbirine üleştirmek..

Yorumlar (1)
Selçuk Eleser - 28 Mart 2020 18:18
Kalemine ve yüreğine sağlık değerli öğretmemenim. Bazı öğretmenlerde sanatçıdır sizin gibi. Saygılar.
EN SON EKLENENLER
BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Eğitim Bilimleri Yazıları