Anasayfa | Künye | Danışman ve Editörler | Son Dakika | Arşiv
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi

Kendinizi Hangi Düşünce Seviyesine Yerleştirirdiniz-I?

“ Düşünüyorum, öyleyse varım ” Rene Descartes Descartes, büyüleyici ünlü argümanında, rüya gördüğümüzde rüyalarımızın bize gerçekmiş gibi geldiğini gözlemler, o zaman uyanıkken algıladığımız şeyler de bir tür rüya, hiçbir gerçekliğe karşılık gelmeye

Kategori: Bilimsel Makaleler - Tarih: 02 Kasım 2019 23:11 - Okunma sayısı: 330

Kendinizi Hangi Düşünce Seviyesine Yerleştirirdiniz-I?

Kendinizi Hangi Düşünce Seviyesine Yerleştirirdiniz-I?

“ Düşünüyorum, öyleyse varım ”

Rene Descartes

Descartes, büyüleyici ünlü argümanında, rüya gördüğümüzde rüyalarımızın bize gerçekmiş gibi geldiğini gözlemler, o zaman uyanıkken algıladığımız şeyler de bir tür rüya, hiçbir gerçekliğe karşılık gelmeyen bir resim olabilir miydi? İzlenimlerimizin gerçek olduğunu düşünürüz, ama tıpkı rüyalarımız gibi yanıltıcı olabilirler. Onun bu varsayımsal aldatıcısının pençesinden kaçmanın bir yolu var mıdır? Aslında var: Çünkü aldatanın beni aldatamayacağı bir şey vardır-bir şey düşünüyor, bir şey algılıyor-olmam gerçeğidir. Benolduğumiçin ve düşünüyor olduğum için: Öyleyse Varım ( Kolakowski, 2016)

Varoluşumuz gereği küçük, büyük, yaşlı, genç hepimiz düşünürüz. Bu insanoğlunu diğer tüm canlılardan ayıran temel özelliklerinden birisidir. Kimse bize ne düşünmemiz gerektiği konusunda bir yaptırımda bulunamaz, herşeyi düşünebiliriz, düşünmemizin bir sınırı yoktur. Ancak bizi sınırlayan birçok düşüncemizin herhangi bir dayanağı olmayan, temelsiz, ön yargılı ve tarafgir oluşudur. Sınırlandırılmış düşünceler de yaşadığımız hayatın kalitesini etkilemektedir; yaptıklarımızı, ürettiklerimizi, ilişkilerimizi, iş hayatımızı, ev hayatımızı… Peki, hayatımızın kalitesini artırabilmek için düşüncelerimizin hangi seviyede olduğunu nasıl bilebiliriz?

Kendinizi Hangi Düşünce Seviyesine Yerleştirirdiniz?

Birçoğumuzun görüşü düşüncelerimizin karşımızdakinden hep daha iyi olduğu yöndedir. Diğerlerinin düşüncelerine pek itibar etmeyiz. Onlar hep bilmiyor, eksik ve yanlıştır. Kendi yerimize düşünürüz, 30 yaşına gelmiş çocuğumuz yerine düşünürüz, arkadaşımız yerine düşünürüz, çalışanımız yerine düşünürüz. Çünkü en iyisini hep biz düşünüyoruzdur. Düşüncelerimizden o kadar eminizdir ki onun üzerine sorgulama gereği bile duymayız. Peki, düşüncelerimin doğruluğundan ne kadar emin olabilirim, ya yanılıyorsam?

 

Paul ve Elder, Critical Thinking (Kritik Düşünce) adlı kitabınının ikinci bölümünde gelişmiş bir düşünür olmadan önceki dört düşünür aşamasından söz etmekte ve okuyucularına şu soruyu sorarak başlamaktadır: Kendinizi hangi düşünce seviyesine yerleştirirdiniz?

Eğer yaşam kaliteniz istediğiniz düzeyde değil ve düşüncelerinizin doğruluğundan şüphe ediyorsanız, bu dört aşamadan hangi seviyede bir düşünür olduğunuzu tespit edebilirsiniz.

Yansıtıcı Olmayan Düşünür

“ Yansıtıcı Düşünme ” Kişinin kendi deneyimleri üzerine dikkatli ve etraflı bir biçimde düşünmesi, onları çözümlemesi, değerlendirmesi ve böylece yeni düşünceler ve bilgiler üretmesidir. Kavram ilk olarak John Dewey tarafından kullanılmıştır. Dewey’e (1933) göre yansıtıcı düşünme; herhangi bir konunun aktif, sürekli ve dikkatli düşünülmesidir.

 

Paul ve Elder’e göre hepimiz yansıtıcı olmayan düşünürler olarak doğarız ve düşüncenin hayatımızdaki rolünden haberdar olmayız. Bu aşamada;

  • Yaşamlarımızdaki birçok sorun zayıf düşünce nedeniyle oluşmuştur ve bunun farkında değilizdir.
  • İnançlarımızı veya kararlarımızı sorgulamayız.
  • Farkında olmadan kendimizi pek çok yolla aldatırız.
  • Hoş illüzyonlar oluşturur ve devamlılığını sağlarız.
  • İnançlarımız bize mantıklı göründüğü için onlara güvenle inanırız.
  • Bazı insanları “İyi” bazılarını ise “kötü” olarak yargılarız. Bazı eylemleri onaylar ve diğerlerini onaylamayız.
  • Kararlar alır, insanlara tepki gösterir, kendi yolumuzda gideriz ve düşüncelerimizi veya getirdiklerini ciddi biçimde sorgulamayız.

Yansıtıcı olmayan insanlar her sosyo ekonomik sınıfta bulunur; psikologlar, sosyologlar, filozoflar, yöneticiler, matematikçiler, doktorlar, senatörler, müdürler, hâkimler, valiler, savcılar, avukatlar, vb.birçok insan bu aşamadadır. Sıklıkla ebeveyn ve öğretmenlerde yansıtıcı olmayan düşünürlerdir. Yansıtıcı olmayan insanlar, yansıtıcı olmayan insanları yetiştirirler.

Bu aşamada olduğunuzu açıkça kabul ettikten sonra bir sonraki aşamaya geçmeye hazırsınız ve bir sonraki aşamaya hareket ettiğinizde yansıtıcı olmamanın kısır döngüsünü kırmaya yakınsınız.

Meydan Okunan Düşünür

Düşüncelerimizdeki sorunların hayatımızda sorunlara neden olduğunu fark etmek ve düşüncelerimizin yaşamımızı biçimlendirdiğini anladığımızda, Meydan Okunan Düşünür aşamasına geçeriz. Bu aşamada;

  • Kendinizi düşüncelerinizi incelemek ve değerlendirmek üzere çabalarken bulursunuz.
  • Kendinizi aklın yarattığı veya mümkün kıldığı yapılarla, düşüncelerle çalışırken bulursunuz (Örneğin, kavramlar, varsayımlar, çıkarımlar, imalar, bakış açıları).
  • Düşünceyi sağlamlaştıran özellikler olan-açıklık, doğruluk, kesinlik, görecelik, mantıklılık-hakkında nasıl fikir elde edeceğinizi düşünürken bulursunuz.
  • Anlayışınız nispeten “soyut”olmasına rağmen kendinizi özyanılgı rolüne ilgi duyarken bulursunuz.

TDK’na göre yanılgı; yanılma durumu, yanlış davranış ve yanlışı doğru veya doğruyu yanlış sanma, hata anlamlarına gelmektedir. Özyanılgı ise yanlış olsa bile kişinin kendisini haklı çıkarmaya çalışmasıdır.

Birçok insan, “Düşünme yolum kötü değil. Aslında ben bir süredir oldukça iyi düşünüyorum. Birçok şeyi sorguluyorum. Ön yargılı değilim. Oldukça eleştirelim. Tanıdığım birçok insan kadar kendimi aldatmıyorum” gibi özyanılgı içerisindedir. Eğer sizde birçokları gibi özyanılgı içerisindeyseniz yansıtıcı olmayan düşünür aşamasına geri dönersiniz.

Acemi Düşünür

“ Ben zayıf, disiplinsiz bir düşünürüm ve yalnızca ben bunun hakkında bir şey yapabilirim”

Bir insan bir düşünür olarak büyümeye ve gelişmeye dair mücadeleyi kabul etmeye karar verdiği zaman Acemi Düşünür aşamasına girer.

 

Bu düşünme aşamasında düşünmeyi ciddiye almaya başlarsınız. Farkındalıklar ve irade geliştirme aşamasıdır. Bilinçlilik aşamasıdır. Alkoliklerin alkolik olduklarını fark ettikleri ve tamamen kabul ettikleri aşamaya benzer. “Ben bir alkoliğim ve yalnızca ben bunun hakkında bir şey yapabilirim”. Bu aşamada kendi düşüncemizin temellerini keşfetmeli ve düşündüklerimiz ve inandıklarımıza nasıl vardığımızı bulmalıyız:

  1. Bir kültür içerisinde doğdunuz (örneğin; Avrupalı, Amerikalı, Afrikalı, Asyalı).
  2. Zamanın bir noktasında doğdunuz (bir yüzyılın bir yılında).
  3. Bir yerde doğdunuz (ülkede, şehirde, köyde, kasabada, doğu veya batıda).
  4. Belirli inançlara sahip ebeveynler tarafından yetiştirildiniz (aile hakkında, kişisel ilişkiler hakkında, evlilik hakkında, çocukluk hakkınd, itaat hakkında, din hakkında, siyaset hakkında, eğitim hakkında).
  5. Çeşitli bağlantılar kurdunuz (genellikle etrafınızdakilere dayanarak-bir bakış açısı, değer ve tabu sahibi insanlarla ilişkiler).

Bu etkilerin bizde yanlış inançlar doğurduğunu varsayalım. Aklımızın yanlış inançları barındırdığını ve bunlar üzerinde hareket ettiğimizi varsayalım. Hepimiz aklımızda kendi kültürümüz, doğrumuz ve yetiştiğimiz yer, ailemiz, arkadaşlarımız ve tanıdıklarımızdan gelen ön yargılarla dolaşırız. Bu hatalı inanışları konumlandırmak ve daha mantıklı inançlarla değiştirmek için yollar bulmak için bu aşama eleştirel düşünce hedefinin bir parçasıdır.

Kendi düşüncelerinin temelini keşfeden, düşündüklerine ve inandıklarına nasıl vardığını bulan Acemi düşünürler açıklık, doğruluk, görecelik, kesinlik, mantıklılık, derinlik, adillik bağlamında kendi düşüncesini inceleyip değerini takdir etmeye başlayandır.

Alıştırma Yapan Düşünür

Acemi Düşünür’den Alıştırma Yapan Düşünür’e geçmenin tek yolu kendinizi iyi düşünmede günlük alıştırma yapmaya ve alıştırma için kendi planını yapmaya adamanızdır. Plan yapmak için;

  1. Boşa gitmiş zamanı kullanın
  2. Günde bir sorunla ilgilenin.
  3. Entelektüel standartları içselleştirin
  4. Entelektüel kayıt defteri tutun
  5. Entelektüel stratejileri uygulayın
  6. Karakterinizi yeniden şekillendirin
  7. Egonuzla başa çıkın
  8. Olaylara bakışınızı yeniden tanımlayın
  9. Duygularınızla temasa geçin
  10. Hayatınızdaki grup etkilerini inceleyin

 

Not: Dört aşamalı bu bölümde, Paul ve Elder’in kitabından doğrudan alıntıladığım kısımların daha kolay anlaşılabilmesi için bazı bölümler kısaltılarak ve maddeler halinde sıralı olarak verilmiştir. Bir sonraki yazımdayine Paul&Elder Kritik Düşünce kitabından “Alıştırma Yapan Düşünürün” nasıl bir planla yol izlemesi ile ilgili maddelere ayrıntılı olarak yer verilecektir.

 

Aygül BALKIN

Yıldız Teknik Üniversitesi&İstanbul Aydın Üniversitesi

Eğitim Programları ve Öğretim Yüksek Lisans Öğrencisi

 

Kaynakça;

Dewey, J. (1957). “ Nasıl Düşünürüz ”, Çev. B. Arıkan, S. Akdeniz & O. Etker, İstanbul, Muallimler Cemiyeti Yayınları (Çalışmanın orijinali 1910`da yayımlanmıştır.)

Kolakowwski, L. (2016). “ Neden Hiçbir Şey Yok da Bir Şey Var ”, Çev. Angı, S. Kemal, Jaguar Kitap, Haziran, İstanbul

Paul, R.& Elder, L. (2016).“ Kritik Düşünce: Yaşamınızın ve Öğrenmenizin Sorumluluğunu Üstlenmek İçin Araçlar”, Çev. Aslan, A. Sart, G. Nobel Akademik Yayıncılık, Kasım, Ankara

TDK; “TDK Sözlük”  http://www.tdk.gov.tr/ 2019

Yorumlar (0)
Diğer Bilimsel Makaleler İçerikler
EN SON EKLENENLER
BU AY ÇOK OKUNANLAR