Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

Philip Goff ve Marco J. Nathan Felsefelerinin Karşılaştırılması: Evrenin ve Yaşamın Bir Amacı Var mıdır?

Prof. Dr. Muhammet Özdemir

Kategori: Felsefe-Mantık - Tarih: 14 Mart 2024 16:11 - Okunma sayısı: 326

Philip Goff ve Marco J. Nathan Felsefelerinin Karşılaştırılması: Evrenin ve Yaşamın Bir Amacı Var mıdır?

Philip Goff ve Marco J. Nathan Felsefelerinin Karşılaştırılması: Evrenin ve Yaşamın Bir Amacı Var mıdır?

İngiltere’de Durham Üniversitesi Felsefe Bölümünde görev yapan kıdemli filozof Philip Goff’un 2023 yılında yayınlanmış olan Neden? Kâinatın Gayesi adlı kitabı ve ABD’de Denver Üniversitesi Felsefe Bölümünde görev yapan genç filozof Marco J. Nathan’ın 2024 yılında yayınlanmış olan İnsanın Doğasına Dair Araştırma: Felsefe ve Bilimin Öğrendikleri adlı kitabı aynı büyük soruya cevap bulmaya çalışmaktadırlar. Bu soru, evrenin varlığının, insanların yaşıyor olmasının ve bir insanın kendi kişisel yaşamının bir amacının bulunup bulunmadığı sorusudur.[1] İlk kitap temelde felsefenin kendi bilinen argümanlarını ve ikinci kitap bilim felsefesinin kendi bilinen argümanlarını yeniden ele almaktadır. İki kitap da insanlığın büyük bir tereddütle karşı karşıya bulunduğunu, çünkü eldeki veri ve görüşlerin insanları sadece ikilemler arasında bıraktığını, ama sorunun her halükarda cevapsız kaldığını söylemektedirler. Her iki kitap da yaşamın anlamına dair sorunun sürekli sorulması gerektiği ve bilinemezci (agnostik) tavrın sağduyuya yakın göründüğü, ama bu tavrın diğer iddialı tavırlara kıyasla daha dengeli ve dürüst bir tavır olmak dışında insanın ihtiyacını karşılıksız bıraktığı konusunda aynı pozisyonlara sahiptir.[2] Yaşamın bir amacı olmak zorundadır, çünkü felsefe ve bilim bu zorunluluk kabulüne dayanarak doğru bilgi üretebilmektedirler. Fakat dünyadaki herhangi bir anlam iddiası doğrulanabilir ve geçerli kılınabilir değildir.

Öncelikle her iki filozofun kitabının da samimi ve dikkatli oldukları söylenebilir. İkinci olarak, iki filozof, modern filozofların ve bilim insanlarının iddialarına oldukça eleştirel yaklaşmaktadırlar. Kitapları okuyan herhangi bir nitelikli okuryazar yaşamın anlamıyla ilgili soruya cevap olmak bakımından elde sadece dinlerin kabullerinin kaldığını düşünebilir. Çünkü sözgelimi Goff; Charles Darwin, Karl Marks, Friedrich Nietzsche, Sigmund Freud ve Richard Dawkins’e karşı merhametli davranmamaktadır.[3] Nathan ise; Marksizm, feminizm, liberalizm ve transhümanizm gibi toplumsal felsefi akımlara da eleştirel yaklaşmaktadır.[4] Goff’un John Hick ve Alvin Plantinga gibi Tanrı’nın mevcudiyetine ve dinlerin insanları tatmin ettiğine ilişkin olumlu kanaatlere sahip inançlı filozoflara karşı da müsamahakâr olmaması,[5] Nathan’ın da herhangi bir şekilde din felsefecileri ile felsefe ve bilimin dışından konuşan inançlı insanların iddialarına hiç yer vermeyişi, nitelikli okuryazarların akıllarına ortalama dinibütün insanların daha makul kanaatlere sahip oldukları gibi bir fikri getirebilir. Hiç şüphesiz iki kitabı okuduktan sonra yorulacak bir zihnin özellikle mistik yaklaşımlardan etkilenmemesi çok zordur. Çünkü Goff ve Nathan dönüp dolaşıp sürekli kâinatın akıllı bir tasarıma sahip olup olmadığı tartışması ve Tanrı (Allah) fikrine/kavramına varmaktadırlar. İki kitabı İngilizceden okuyan herhangi bir nitelikli okuryazar çok rahatlıkla kendi içinden geldiği toplumun dinini tercih edebilir. Mesela Türkçede ortalama dinibütün insanların kendi aralarındaki tartışmalara pek aşina olmayan bir insanın bu iki kitabı İngilizcede okuduktan sonra sadece Müslümanlığın yaşamı doğru ve tatmin edici seviyede izah ettiğini düşünmesi çok olası görünmektedir. Bununla birlikte iki kitabın vermek istediği anafikir kesinlikle bu değildir. Goff, kendi kitabının sonucunda; modern ve çağdaş kültürlerin yaşamın anlamı için bir açıklama üretemediğine yer vermekte ve Batılı demokratik siyasetçilerle kapitalist vergi sistemlerinin meşruiyetini tartışmaya açmaktadır. Onun sağ ve sol liberallere ve bütün toplumsal inşacılara karşı memnuniyetsiz olduğu söylenmelidir.[6] Nathan kendi kitabının sonucunda Goff’tan daha ileriye giderek bütün modern ve çağdaş filozofları ve bütün bilimi neredeyse gözden çıkarmaktadır. Nathan’a göre felsefe ve bilim insan doğasına dair soruya cevap veremezler. Adam Simith, Darwin, Marks, Freud ve başkalarının iddialarının günümüzde bir karşılığı yoktur. Michel Foucault’nun agnostik ve karamsar pozisyonu yer yer isabetlidir. Ama Foucault’nun da insanlara verebildiği bir cevap bulunmamaktadır.[7]

Tanrı olmaksızın kozmik gayenin açıklanabilmesi mümkün müdür? Goff, kitabında bu soruya cevap verirken insanların ikilemlerle düşünmek gibi bir yanlışlığa düştüklerini belirtmektedir. Örneğin komünizmi sevmeyen biri mutlaka Amerika Birleşik Devletleri taraftarı olmak zorunda mıdır? Ya da Batılıların Ortadoğu menşeli geleneksel Tanrı inançlarını kabul etmeyen biri ateist materyalist olmaya mecbur mudur? Her şeye gücü yeten ve bütün varlığı yaratmış olan bir Allah’a inanmıyorsanız manasız ve gayesiz bir kâinatta yaşadığınızı düşünmek zorunda mısınız? Ya Charles Darwin’i ya da Alexander Pope’u tercih etmeye mecbur muyuz? Tanrıyı kabul edenin kötülükleri ve kabul etmeyenin de düzeni açıklaması mı gerekiyor?[8]

Goff ve Nathan’ın henüz yeni yayınlanmış olan kitapları tüm dünyada Koronavirüs Pandemisi sırasında insanların yaşamın anlamına dair tekrar düşünmüş olduklarını gösteriyor. Çünkü iki kitap da Pandemiyi anmaktadırlar.[9] Dünyanın geldiği yer biraz dağınık görünmektedir. Bu dağınıklığın nedeni temelde kurallı toplumsal düzenleri ve bu düzenlerin ekonomisini ayakta tutan ilişki, işbölümü ve rollerin büyük ölçüde bozulmuş olmasıdır. Yani Pandemi bir milattır, ama mevcut sorunun nedeni değildir. Ayrıca ekonomik krizin nedeni aslında insan kaynakları krizidir. Felsefe ve bilim barışçıl, müreffeh ve huzurlu bir yaşamı vaat edip bunu gerçekleştiren bir dünyaya dayanak olabildikleri müddetçe meşru ve güvenilirdirler. İnsanların birbirleriyle iletişim ve ilişkileri, dayanışma ve toplumsal rolleri bozulduktan sonra herhangi bir referans çerçevesini diğerinden ayırt edip ayrıcalıklı kılabilecek herhangi bir ölçüt bulunamaz. Şu anda sözgelimi Budizm ve Hinduizmin kendi ritüelleri ile herhangi bir Asya köyünde ve aydınlanmacı Fransız felsefe ve biliminin Paris’te mümkün kılabildiği tatmin duygusu ve mutluluk birbirinden pek farklı değildir. Benzeri Sibirya’daki Ortodoks Hıristiyanlık ile ABD’deki Protestan çalışma ahlakı arasında da geçerlidir. Her ne kadar göçmenler, sığınmacılar ve bilime kendi yaşamlarında daha az yer verenler bir yerin uzun süreli sakinlerine, felsefe, bilim ve sanata kıymet verenlere kıyasla daha mutlu olsalar da; emek verilmemiş ve gelişigüzel teşekkül etmiş duyguların varlığından istikrar beklenemez. Mücadele edenlerin daha fazla tatmin olduğu ve risk hesabıyla hareket eden endişeli insanların ise hareketsizlik nedeniyle çeşitli kuruntulara düçar oldukları bir post-Pandemi veya İkinci Soğuk Savaş döneminde yaşıyoruz. İngiltere ve ABD’de bozulan ekonomik istikrar ve ilerlemenin günümüzde tereddütlü ve kararsız (agnostik) bir bilinç meydana getirdiği; bunun da sıradan insanlardan daha fazla bilim insanları ve filozofları umutsuzluğa ve boşluğa sevk ettiği söylenebilir. İnsanlar meşgul oldukları gerçek bir role sahip oldukları oranda mutlu ve bunu sağlayanın kendisini sorgulamaksızın kabule eğilimlidirler. Fakat bulanık maddi deneyimler ve kararsız yaşantılar insanda karışık bilinçlere yol açarlar. Bu arada yaşamın anlamı veya tabiatın amacı denildiğinde cevapların bir yerinde mutlaka Tanrı’dan (Allah) söz edilmesi bazı ikilemlerden sakınmak gerektiğini göstermektedir. Allah fikri insanın maddi deneyimlerinden hiçbir şekilde bağımsız değildir. Bu arada insan Allah fikri olmaksızın kaos hakkında akıl yürütmede bulunamamaktadır. Goff ve Nathan’ın 2023 ve 2024 yıllarında sırayla ve aynı yayınevinden yayınlanmış kitapları bu toplumsal, bilimsel ve felsefi izlenimleri birlikte vermektedirler.

[1] Philip Goff, Why? The Purpose of the Universe, New York: Oxford University Press, 2023 (e-kitap); Marco J. Nathan, The Quest for Human Nature: What Philosophy and Science Learned, New York: Oxford University Press, 2024 (e-kitap).

[2] Goff, Why? The Purpose of the Universe, s. 44; Nathan, The Quest for Human Nature: What Philosophy and Science Learned, s. 297.

[3] Goff, Why? The Purpose of the Universe, s. 29.

[4] Nathan, The Quest for Human Nature: What Philosophy and Science Learned, s. 200-207, 273.

[5] Goff, Why? The Purpose of the Universe, s. 116-117, 172-173.

[6] Goff, Why? The Purpose of the Universe, s. 176-185.

[7] Nathan, The Quest for Human Nature: What Philosophy and Science Learned, s. 282-309.

[8] Goff, Why? The Purpose of the Universe, s. 126.

[9] Goff, Why? The Purpose of the Universe, s. 39; Nathan, The Quest for Human Nature: What Philosophy and Science Learned, s. 258.

Yorumlar (0)
EN SON EKLENENLER
Fikir Yazıları - 16 Temmuz 2024 12:17

Bu Yaz!

BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Felsefe-Mantık Yazıları