Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

Çocuğa Okumayı Nasıl Sevdirebiliriz?

Rasim BAKIRCIOĞLU

Kategori: Eğitim Bilimleri - Tarih: 24 Ocak 2022 17:45 - Okunma sayısı: 627

Çocuğa Okumayı Nasıl Sevdirebiliriz?

Çocuğa Okumayı Nasıl Sevdirebiliriz?

Rasim BAKIRCIOĞLU

Çocuğa okumayı sevdirmenin gerekliliği konusundaki düşüncelerimi, ilgili kaynaklardan da yararlanarak üç sorunun yanıtı olarak açıklamaya çalışacağım. Önce, çocuğa okumayı sevdirmenin niçin gerekli olduğunu; sonra, çocuğun iyi bir okur olmasını isteyen anne babanın, devletin ve eğitim kurumlarının, basın ve yayın organlarının neler yapması gerektiğini; son olarak da hangi yeterliklerle donanmış olan kişiye “iyi bir okur” diyebildiğimizi açıklayacağım.

Çocuğa okumayı sevdirmek niçin gereklidir?

Çünkü bu yolla çocuğun duyarlık ve eleştirel düşünme gücü gelişiyor. Yaşama bakış açısı sürekli genişliyor. Çocuğun tutum ve davranışları değişim ve gelişim gösteriyor.

Çocuğun iyi bir okur olmasını isteyen anne baba, devlet ve eğitim kurumları, basın ve yayın organları neler yapmalıdır?

Anne baba, şu 9 adımı atmalıdır:

Anne babanın, çocuğuna bu konuda söz söyleyebilmesi için önce, kendisi, okumayı alışkanlık durumuna getirmelidir. Çocuk, her fırsatta anne babasının elinde kitap, gazete gördüğünde, o da kitaba, gazeteye ilgi gösterecektir.

Anne baba, çocuk gelişiminin temel ilkelerini bilmelidir. Çocuğun, hangi yaşlarda hangi bedensel, zihinsel, duygusal ve toplumsal gelişimi gerçekleştirdiğini, en azından ana çizgileriyle bilmek zorundadır.

Okuma eğitimini çocuk, okuma yazma öğrenmeden önce başlatmalıdır. Çünkü okuma becerisinin temelleri, okul öncesinde atılıyor. O nedenle küçük yaştan başlayarak anne baba, çocukla düzgün cümlelerle ve çokça konuşmalı, ona düzeyine uygun masallar, öyküler okumalıdır.

Kendi kendine kitap okuyabilecek yaşa gelinceye dek, çocuğa kitap okumakla yetinmemeli; çocuk, okumayı öğrenince de ona kitap okumayı, azaltsa da sürdürmelidir. Çünkü bu okumalar, çocuğun aynı zamanda bilişsel, duygusal ve toplumsal yönden gelişimine de yardım ediyor.

Çocuk, okumayı öğrendikten sonra, kitap okuma konusunda, çocuğa rehberlik etmelidir. Bunun için önce, çocuğun ilgilerini ve gereksinimlerini tanımalı; sonra da ona ilgi ve gereksinimlerini giderecek kitapları, önermelidir. Bir kitabı çocuğa vermeden önce, o kitabı kendisi okumalı; kitabın, çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine uygun olup olmadığını belirlemelidir. Çocuğa rehberlik ederken geribildirimlerden çokça yararlanmalıdır. (Ona, doğru ve yanlış olan alışkanlıklarını bildirmelidir.)

Çocuğu kitap okumaya zorlamamalıdır.

Düzeyine uygun kitaplar içinden, seçim yapmasına, istediği kitabı seçmesine izin vermelidir. Çocuğu, zaman zaman toplumsal pekiştirmeleriyle desteklemelidir. Çocuğun yaptığını beğendiğini, örneğin, gülümsemesiyle, sözüyle belirtmelidir.

Çocuğu, kendisinin önem verdiği konularla ilgili kitaplara değil; çocuğun önem verdiği konularla ilgili kitaplara yönlendirmelidir.

Çocuğun, okuduğu kitapla ilgili duygu ve düşüncelerini, küçük yaşlarda kendisiyle; daha ileri yaşlarda da arkadaşlarıyla paylaşmasına fırsat tanımalıdır

Dinlediği ve okuduğu kitabı yorumlaması, canlandırması için çocuğu yüreklendirmelidir. Bu amaçla çocuğun dinlediği ya da okuduğu kitaba ilişkin duygu ve düşüncelerini yazıyla, resimle anlatmasını; onları, hareketle, oyunla canlandırmasını sağlamalıdır. Bu tür çalışmalar, çocuğun hem kitabı daha çok sevmesine hem de özgüven kazanmasına yardımcı oluyor.

Görüldüğü gibi çocuğun okuma sevgisi ve alışkanlığı kazanmasında, anne babanın, söz konusu ettiğimiz konularda yeterlik kazanmış olması, temel bir etkendir

Çocuğun iyi bir okur olmasını isteyen devlet ve eğitim kurumları, şunları yapmalıdır:

Okullarda, öğrencilere okuma eğitimi vermelidir. Bu amaçla, özel bir program hazırlayıp uygulamalıdır.

Yararlı olduklarından kuşku duyulmayan sınıf kitaplıklarını zenginleştirmelidir.

Köy enstitülerinde olduğu gibi, okullarda haftada en az bir saat “serbest okuma” yaptırılmalıdır.

Öğrencinin okuduğu kitabı tanıtması için, bir kitap panosu hazırlamalıdır.

Okul kitaplıkları, yeni bir anlayışla düzenlenerek bodrum katlarından gün ışığına çıkarılmalıdır.

Çocuğun iyi bir okur olması için basın ve yayın organları ise şunları yapabilir:

Gazeteler ve bankalar, çok sayıda nitelikli çocuk dergisini ve kitaplarını çocuklara ulaştırabilir. İş Bankası, bu konuda çok anlamlı bir hizmet veriyor. Her öğretim yılı sonunda karnesini getiren çocuğa, kalbur üstü bir yazarımızın bastırdığı bir çocuk kitabını armağan ediyor.

Televizyonda yeni çıkan nitelikli kitaplar tanıtılabilir. Açık oturumlar, forumlar düzenlenerek çocuk ve genç okurlar, buralarda, okudukları kitapları tartışabilirler.

Kitap okumada belli ölçütlere ulaşan çocuk ve gençlere, gazete sütunlarında yer verilebilir. Örneğin, Cumhuriyet gazetesi, belli bir gün, bir sayfasını gençlerin yazılarına ayırıyor.

Gazeteler, TRT Kurumu, çocukların ve gençlerin katılacakları kitap okuma yarışmaları düzenleyebilir.

Hangi yeterliklerle donanmış olan kişiye “iyi bir okur” diyoruz?

“İyi bir okur” dediğimiz kişi:

Okuduğu metinden yola çıkarak yazarın amacını kestirebilir.

Metnin yazı türünü belirleyebilir. Okuduğu yazıya örneğin, Bu, bir makaledir, denemedir, öyküdür.” diyebilmelidir.

Yazarın metinde başvurduğu anlatım biçimlerini, düşünceyi geliştirme yollarını ayırt edebilir. Örneğin, “Bu, bir açıklamadır, tartışmadır, öykülemedir, betimlemedir.” diyerek okuduğu yazının anlatım biçimini belirleyebilir. Örneğin, “Bu, bir tanımlamadır, örneklendirmedir, karşılaştırmadır, tanık göstermedir.” diyebilir.

Metnin konusunu, yazarın konuya bakış açısını seçebilir.

Metnin anahtar kavramlarını, metindeki cümleler ve paragraflar arasındaki dil ve anlam ilişkisini görebilir.

Metindeki sözcüklerin ve sözcük öbeklerinin, gerçek anlamda mı yoksa mecaz anlamda mı kullanıldığını anlayabilir.

Metni bir öğrenme ya da eğlenme aracı olarak kullanabilir.

Edindiği düşüncelere karşı, eleştirel bir yaklaşım sergileyebilir.

Sonuç

Görülüyor ki her önemli iş gibi çocuğa okuma sevgisi ve alışkanlığı kazandırmak da belirli bir bilgi, bilinç, beceri, özen ve yoğun bir emek istiyor.

Kaynakça

Bakırcıoğlu, Rasim. Ansiklopedik Eğitim ve Psikoloji Sözlüğü. Anı Yayıncılık. Ankara,

2012

Bakırcıoğlu, Rasim. Çocuk ve Ergende Ruh Sağlığı. Geliştirilmiş 7. Baskı. Anı Yayıncılık.

Ankara, 2020

Çelik, Yakup. Sanat ve Edebiyatta Temel Kavramlar. Nehir Yayınları. İstanbul, 2002

Dökmen, Üstün. Okuma Becerisi, İlgisi ve Alışkanlığı Üzerine Psiko-Sosyal Bir Araştırma.

Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları. İstanbul, 1994

Göktürk, Akşit. Okuma Uğraşı. Çağdaş Yayınları. İstanbul, 1979

Freire, Paulo. Okuryazarlık. İmge Kitabevi Yayınları. Ankara, 1998

Sever, Sedat. Çocuk ve Edebiyat. Kök Yayıncılık. Ankara, 2000

Yorumlar (0)
EN SON EKLENENLER
BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Eğitim Bilimleri Yazıları