Anasayfa Künye Danışman ve Editörler Son Dakika Arşiv FacebookTwitter
Nirvana Sosyal Bilimler Sitesi Güncel Eleştirel Sosyal Bilimler Platformu

Kamuoyu Mekanizması Olarak Sosyal Medya

MURAT AYDIN

Kategori: Siyaset Bilim - Tarih: 01 Şubat 2021 19:27 - Okunma sayısı: 430

Kamuoyu Mekanizması Olarak Sosyal Medya

Kamuoyu Mekanizması Olarak Sosyal Medya
Toplum ve devlet ilişkisi tarihin belirli dönemlerinde her ne kadar genel bir izleğe sahip olsa da değişen toplumsal ve politik koşullar ekseninde yeniden kurulmaktadır. Devletin meşruiyetine bağlı olarak iktidarın hangi saiklere dayanılarak sürdürüldüğü toplumla iktidar arasındaki ilişki ve konumun belirleyicisidir. Modern dönem, toplumsal yapıda açtığı gediklerle geleneksel ritüeller ve bu ritüellerden meşruiyetini alan geleneksel siyasal iktidarın sınırsızlık, muktedirlik ve otoriterliğine dayanan monolitikliğini ve hegemonikliğini tedavülden kaldırmıştır kaldırmadıysa bile denetime tâbi kılmıştır. Başka bir söylemle, toplum meşruiyet kaynağı olmanın ötesine geçerek hem siyasal iktidar bağlamında hem de siyasal iktidarın icra ederek veya pasif kalarak uyguladığı politikaların sınırlarına etki eder konuma erişmiştir ve bunu sürdürmesi hayatidir. Bu nedenle talebin nerede ve nasıl ifade edildiğiyle bunun gerçekleşme durumu arasındaki doğrusallık, geniş bir kitlenin görünürlüğünü gerekli kılmaktadır. Bu gerekliliğin gelişiminde sivil toplumla birlikte oluşmaya başlayan ve modern dönem politik alanın toplum-devlet ilişkisinde balans ayarı gören kamusal alan olgusunun payı vardır. Diğer yandan kamusal alanın somutlaştırdığı dinamiklik, kitlesellik ve dönüştürücülük işleviyle anlam kazanan kamuoyunun işlevi günümüzde farklı bir kulvarda farklılaşan araçlarla icra edilmektedir.
Modern devlet, yani ulus devlet formunun öngördüğü toplum-devlet arasındaki iletişimin şekillenmesinde yer alan kamusal alan ve kamuoyu olgusu post-modern dönemin politik araçları, iletişim ve teknoloji alanındaki gelişmelerle yeniden üretilmiştir. Bu dönüşümde kamusal alanın yerini alan sosyal medya, neoliberal politik yaklaşımın hegemonya olgusunu daha da pekiştirmiştir. İletişimdeki gelişmeler ideolojik düzlemdeki bu yaklaşımı beslediği gibi talep edilebilirlik politikasını, karşılıklı ilişkileri ve kamusal alanın bütünleştirici, görünür kılan ve örgütlülüğü sosyal açıdan besleyen yönünü soyutlaştırmıştır. Neticede toplumun örgütsüz, köksüz, esnek yapıdaki ilişkilerle sınırlandırılması politiğe içkin her şeyi yapaylaştırırken mevcut girdapların aşılmasına yönelik oluşması gereken ses, sessiz bir çığlık olarak yankılanmaktadır. Diğer yandan kitlesel platformların görünürlüğü bertaraf edilirken muhataplığın etki alanı da sosyal medya platformlarına sıkıştırılmıştır. Bu durum özellikle politik düzlemin siyasal iktidar karşısında tek düze olmasını tetiklerken mevcut sorunların sosyal ve toplumsal açıdan bataklığa dönüşmesini kaçınılmazlaştırmaktadır. Türk siyasal gelişiminde devlet-toplum ilişkisiyle toplumun kültürel kodları dikkate alındığında döngünün kısırlığı aşılmaktan ziyade yeniden üretilmektedir. Keza iktidar politikalarının sınır tanımaz niteliği, kadın cinayetlerinin önlenemez derecede normalleşmesi, kültürel kodlarla desteklenmiş olan taciz ve tecavüzlerin haklılık niteliği taşıyacak şekilde tasvir edilmesi ve cinsiyet rollerinde tanımlanma, kent ve çevre politikalarının mahiyeti gibi onlarca örneklem; sokağın (kamusal alan olarak) politik bir alan olamamasında ve olmaktan çıkarılmasıyla ilişkilidir.
Sosyal medya platformları her ne kadar bilginin (!!!) yayılmasında güçlü bir argüman olsa da toplum-devlet ilişkisindeki toplumsal hassasiyeti etkisizleştirmektedir. Buradan sosyal medya platformlarının gereksiz olduğu anlamı çıkarılamayacağı gibi güçlü bir kamuoyu aracı olarak fazlasıyla önem atfedilmesi de bir o kadar hatalıdır. Çünkü genel anlamda bu platformlar, kişilerin kendi çevresi ve hayat algısına yakın kişi veya oluşumları yakın kadraja almış olması nedeniyle(politik anlamda istisnanın kaide bakımından bir anlam taşımadığının altını çizmek gereklidir) toplumsal farkındalığı somutluğa taşıyacak sonuçlar doğurması beklenemez. Böylesi bir gerçeklik, toplumu siyasal olanın dışına iterek sadece iktidar veya iktidar bileşenlerinin daha rahat ettirirken farklı toplumsal tabakalar arasındaki çatışmanın, ayrışmanın, girdapların ve her türden sorunun süreklilik kazanması gibi onlarca hususun idamesinde güçlü birer araç haline gelmektedir.

& quot;

Yorumlar (1)
Dilan alp - 07 Şubat 2021 19:26
Harika bir yazi olmuş kalemine saglik
EN SON EKLENENLER
BU AY ÇOK OKUNANLAR
Diğer Siyaset Bilim Yazıları
Kamusal Alan

Siyaset Bilim 25 Nisan 2021

Kamusal Alan