PROF.DR METİN BECERMEN ile SORUN ÇÖZME VE İNSAN DOĞASI üzerine söyleşi

Eğitim Bilimleri - Hasan Güneş

PROF.DR METİN BECERMEN ile SORUN ÇÖZME VE İNSAN DOĞASI üzerine söyleşi

Hasan Güneş: Sorun çözme yönteminin insan doğası açısından önemine değinir misiniz?

PROF.DR.Metin Becermen: Bu yöntem Sokrates’ten (Platon’dan), belki de daha ötesinden bilinen ve uygulanan bir eğitim yöntemidir. Bir kişi olmanın, ondan öte nasıl bir kişi olunacağının belirleyici unsuru olarak görülebilir. İnsanları yetiştirirken karşılaşacakları kimi durumlar karşısında nasıl bir yol izlemeleri gerektiğini onlarla konuşarak, onların farklı seçim olanaklarını görebilecek ve eylem olanaklarını hayata geçirebilecek bir donanıma sahip olmalarına katkı sunacak bir yöntem olarak görüyorum. Ancak burada en önemli şeylerden biri kişilere bu olanakların var olduğunu anlatacak ve gösterecek olanlarda buna uygun bakış açılarının ve kapasitelerinin olmasıdır. Burada kullanılacak yöntem kendini dayatan bir anlayışla hareket eden bir yöntem değil, eğitilende, kişide farklı ve başkalarının varlığını hesaba katan bir bakış açısının oluşmasına katkı sunan bir yol veya yöntem olarak sorun çözme yöntemidir.

Hasan Güneş: İnsan doğasının oluşumunda önem arz eden sorun çözme yönteminin toplumun biçimlenmesine katkılarının değerlendirmesini yapar mısınız?

PROF.DR.Metin Becermen: İnsanın doğası, olanaklarıdır demiştim bir konuşmada. Önemli olan hangi olanakları gerçekleştirecek kişileri yetiştirmeyi istediğimizdir. Buna göre toplumun biçimleneceğini bilmeliyiz. Ötekileştirici, kutuplaştırıcı, toplumun sadece bir kesiminin çıkarlarına hizmet eden eğitim sistemlerinde veya siyasi ufuklarda insanlar, toplumsal kesimler her zaman birbiriyle çatışırlar, birbirlerini “düşman” olarak görürler. Bunun tersine “olumlu olanaklar” diyebileceğimiz her kişinin belirli haklara, farklı bir bakışa sahip olduğu temelinde bir eğitim sisteminde, bir yaşam(a) biçimi içinde kişiler sorumlulukla birlikte giden bir özgürlüğün farkında olarak birbirleriyle ilişkilerini gerçekleştirebilirler. Elbette toplumun yapısı da buna göre şekillenecektir.

Hasan Güneş: İnsan doğasının oluşumunda sorun çözme yönteminin siyasi iktidarlarla ilişkisini açıklar mısınız?

PROF.DR.Metin Becermen: Sorun çözme yönteminin hayata geçirilmesi için devletin bütün kurumlarıyla (en başta da eğitim kurumlarıyla) bunu iş edinmesi gerekmektedir. Siyasi iktidarlar ülkelerinin ufkunu düşünüyorlarsa buna yatırım yaparlar, kendilerini düşünüyorlarsa savaşa, kargaşaya, kutuplaşmaya yatırım yaparlar. Bu da ülkenin, gençlerin, çocukların geleceğine ipotek koymak demektir. Kendi başlarına karar verecek, kendileri gibi olmayanları birer insan, birer kişi olarak görecek bireyler yetiştirmek için siyasi iktidarın ufkunun buna uygun olması gerekir. Yoksa söylenenlerin, yapılanların bir anlamı olmaz. İktidarlar nasıl bir insan doğası görmek isterlerse ona yatırım yaparlar. Bu da bugün yaşadığımız sorunların nasıl katmerleşerek devam ettiğini daha iyi açıklamaktadır.

Hasan Güneş: İnsan doğası, sorun çözme yöntemi ve çağdaş eğitim bağını kurar mısınız?

PROF.DR.Metin Becermen: Bu soruya karşılık düşecek bir yanıtı Norveç, Japonya gibi ülkelerin eğitim sistemlerine bakarak verebiliriz. Eğitim sadece okulda olan, orada da matematik, Türkçe vs. öğretmekle gerçekleşen bir şey değildir. En karmaşık matematik problemini, Türkçedeki imla kurallarını hayatla ilişkilendirip anlatamadıkları, öğrencilerin bunları yaşamları ile ilişkilendiremedikleri bir ufkun hem kendilerine hem de hayata katacağı bir şey yoktur. Çağdaş eğitimden anladığım kişilerin başka kişilerin varlığının farkında olarak var olan sorunları onlarla birlikte çözebileceklerinin bilgisiyle gerçekleşen bir eğitim sistemidir. Bunu yapmak çok kolay görünmüyor. Her şeyden önce şu soruyu sormak gerekiyor: Biz böyle bir eğitimi, böyle bir yaşamı istiyor muyuz? İstiyorsak buna dair neler yapıyoruz, neler yapabiliriz? Bu sorularla, sorunlarla hesaplaşabildiğimiz oranda geleceğe dair bir umudumuz da olabilir.